TEKEV Bursa İl Başkanı Fahri Yıldız bir kez daha, “3795 sayılı kanun açık ve nettir. Teknik öğretmen olarak mezun olan kişiler iki yarıyıl tamamlama programlarını başarı ile geçtikten sonra mühendis unvanı alır. Bu ifadeyi koskoca TMMOB bilmiyor mu” diye soruyor.
İMO Bursa Şube Başkanı Şahin de, Prof. Dr. Adem Doğangün başkanlığındaki İMO Bursa Şubesi Teknik Kurulu’nda konuyu tüm detaylarıyla ele alan bir rapor hazırlattıklarını söylüyor.
Peki İMO’nun unvan sorununa bakışı nasıl, biraz da ona bakalım:
“Teknik Eğitim Fakültelerinin ana misyonu Endüstri Meslek ve Teknik Liselerine öğretmen yetiştirmektir. Dolayısıyla bu fakültelerimizin akademik kadroları ve lisans programları da bu doğrultuda oluşturulmuştur. Bu fakültelerin sadece tabelalarını değiştirerek, mühendis unvanı verilen kurumlar haline getirilmesi, ülkemiz mühendisliği açısından kabul edilebilir bir durum değildir.”
İMO raporunda, meslek lisesi mezunlarına diğer lise mezunlarından daha az puan veren katsayı uygulaması çıkana kadar bu okulların ilgi gördüğü de hatırlatılıyor ve şunlara vurgu yapılıyor:
“Uygulamanın bir sonucu olarak söz konusu okulların ilgi görmemesi neticesinde, teknik öğretmen ihtiyacı da daha az olmuştur. Sorunun gerçek çözümü yerine, mağdur duruma düşmüş görünen öğretmenlerimize ‘mühendis olarak unvanı verelim’, düşüncesi de yanlıştır. Böyle bir mantık gerçekçi olamaz. Diğer taraftan işe girebilme yüzdesi çok daha düşük olan biyoloji, kimya gibi branş öğretmenlerimiz vardır. O zaman aynı mantıkla bunlara da mühendis unvanı verilmelidir. Bunun tersi olarak ülkemizde mühendis ya da başka mesleklerde eğitim almış kişiler maalesef üç ay gibi kısa sürede öğretmen olarak yetiştirip, öğrencilerin karşısına çıkarılmıştır. Nasıl öğretmenlerin mühendis olmaları yanlış ise, mühendisin ya da başka meslekte birinin öğretmen olması da doğru değildir.”
Bursa’da teknik öğretmen vasfındaki 3 bin 200 kişiden bin 755’inin öğretmenlik yapabildiği hatırlatılan raporda ayrıca şunlara da değiniliyor:
“Yarıdan fazlasının kendi işinde, kamuda çalıştığını gösteren bu rakam, birçok meslek için imrenilecek bir orandır. Oysa 2008 yılında Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) giren mühendis, mimar ve şehir plancısı sayısı 54 bin 805 kişi iken, bu sınavla açılan mühendis, mimar ve şehir plancısı kadrosu sadece bin 950’dir. İşsiz mühendis sayısının 90 binler civarında olduğu daha önce dile getirilmişti.”
İMO raporunda teknik öğretim mezunlarına ‘müteahhitlik yapın’ teklifi de getiriliyor:
“Teknik Eğitim Fakültesi’nden mezun olan teknik öğretmenler, öğretmen olarak görev yapabildiği gibi, iş güvenliği uzmanı olarak ve 2008’den itibaren de inşaatlarda yardımcı kontrol elemanı olarak görev yapabilmektedir. Mühendislik bölümlerinde yüksek lisans ve doktora yapabilirler. Diğer taraftan bilindiği gibi ülkemizde bakkal, manav bile isterse müteahhitlik yapabildiğinden, bu öğretmenlerimiz de müteahhitlik yapabilirler. Tabîi ki bunlara ilave olarak bir de mühendis unvanının verilmesi bu öğretmenlerimizi memnun edecektir. Bu bağlamda aslında 3795 sayılı kanunla 1992 yılında mühendislik bölümlerinde bir yıl süre ile öğretim görmek koşuluyla mühendis unvanı da verilmiştir. Ama bir yıl eğitim görmeden unvan almak tabiî ki daha caziptir.”
Teknik Eğitim Fakültelerinin bölümlerine bakıldığında eğitim verilen bölüm adının inşaat değil, yapı olarak tanımlandığı da anlatılan raporda devamla şunlar aktarılıyor:
“Bu bölümden mezun olanların inşaat mühendisi unvanının haklarına sahip olması istenmektedir. Oysa yapı, İnşaat Mühendisliği bölümlerinde genelde 5, bazı üniversitelerde 6 anabilim dalından sadece birisinin adıdır. Dolayısıyla bir alt birimdeki öğretimin tümünü kapsayacak şekilde sunulması doğru değildir.”
İMO’nun olaya farklı gözle bakan raporunu da aktardık.
Fakat, TEKEV’i olayın peşini bırakmayarak talebi meydanlara indirme, TMMOB ve üyeleriyle siyasetçileri daha çok rahatsız etme eğiliminde görüyoruz.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.