1. YAZARLAR

  2. Mustafa Özdal

  3. ABD, Barzani’yi neden yalnız bıraktı?
Mustafa Özdal

Mustafa Özdal

Yazarın Tüm Yazıları >

ABD, Barzani’yi neden yalnız bıraktı?

A+A-

Başta Türkiye, Irak ve Suriye gibi bölge ülkeleri karşıyken...

Başta Fransa, İngiltere ve Almanya olmak üzere, Avrupa referandumu desteklemediklerini ilan etmişken... 
ABD sözde, Rusya özde referandumu onaylamadıklarını açıklamışken...
Barzani, tüm dünyaya meydan okurcasına bağımsızlığa açılan kapıyı aralayacak, öyle mi?
Barzani’nin ABD’nin desteği olmadan referandum yapması akıl dışı.
O halde referandumun arkasında ABD varsa, neden Irak ordusu Kürt yönetiminin elindeki bölgeleri bir gecede alabiliyor.
Bundan sonra sözü, Bursa Türk Ocakları Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı’ya bırakalım.
Hocam ABD, Barzani’ye neden destek vermedi?
- ABD’nin stratejisi baştan beri yanlıştı. Baştan bir hata yaparsanız, onu telafi etmek için başka hatalar da yapabilirsiniz. ABD, Ortadoğu’daki devletlerin, din ve etnisite temeline göre kurulduğunu sanıyor. Oysa gerçek bu değil. KDP ile KYP’nin ayrılığı çok derin. ABD’nin, Irak ordusunun askeri operasyonuna karşı çıkmamasının nedeni İran’dır. Çünkü karşı çıksa Irak, İran’a daha çok yakınlaşacaktı. ABD, tüm stratejisini İran’ın bölgede hâkimiyet kurmaması üzerine şekillendiriyor.
Peki Hocam, Kerkük neden çok önemli?
- Suriye’den toplam 60 bin varil çıkıyor. Kerkük’te sadece 5 kuyudan 450 bin varil petrol çıkıyor. 5 kuyu daha açılsa 1 milyon varil çıkacak. Kerkük’teki petrol, dünya petrol rezervinin yüzde 20’si. Irak’ın, bu muazzam enerji kaynağını Kürtlere bırakması mümkün değil. 
O halde Barzani nerede hata yaptı?
Barzani’nin temel hatası, referandumu tartışmalı bölgelere çekmesiydi. Referandumu Kerkük gibi tartışmalı bölgelerde yapmasaydı, ABD, Irak’ın askeri operasyonuna izin vermezdi. 
Son olarak gelişmeleri Türkiye için değerlendirmek gerekirse nasıl bir tablodan söz edebiliriz?
- Öyle anlaşılıyor ki Türkiye, İran ve Irak’la iyi pazarlık yapmış. Öyle ki Haşdi Şabi milisleri Türkmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı Kerkük’ün merkezine girmediler. Bundan sonra ABD, Irak ordusunun Barzani’nin hâkim olduğu bölgelere girmesine izin vermez. Irak ordusu ne kadar ilerlerse ilerlesin, Erbil’e giremez.

 

Siyasal Kürt hareketi Irak’ta yaşananları iyi okumalı

 

Ne umuyordu, ne buldu Barzani.
Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan da oldular.
Kerkük’te, Sincar’da, Mahmur’da direnemediler bile...
Tek kurşun atmadan mevzileri terk ettiler, arkalarına bile bakmadan güvenli bölgelere kaçtılar.
Güvendikleri ABD, tarafsızlık ilanıyla yarı yolda bıraktı, hamileri Almanya eğitimi keserek ikinci darbeyi vurdu.
Bu yaşananlardan Suriye ve Türkiye’deki ayrılıkçı hareketlerin ders alması gerekir.
Ve unutmamaları gerekir ki Batı, menfaatleri bitene kadar terör örgütlerini kara gücü olarak kullanırlar.
Menfaatleri bittiği dakikada, işlerin tersine dönmesi için 24 saat yeterlidir.
Emperyal güçlere sırtınızı dayayarak devlet kuramaz, olsa olsa birkaç kullanımlık piyon olursunuz.

 

“Geç kalmadan istifa eden bizimle yürür”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isim vererek bazı belediye başkanlarıyla ilgili değerlendirme yapmasının şifresi çok açıktı:
“Biz talep etmeden siz istifanızı verin.”
Erdoğan’ın bu sözlerini, ‘istifası gündem olan belediye başkanlarına 1 haftalık süre’ olarak yorumlamıştım.
Dün itibarıyla 1 haftalık süre doldu.
O halde istifasını vermeyen belediye başkanlarının istifasının isteneceği süreç başladı diyebilirim.
Tüm bunları ismi bende saklı AK Partili bir üst düzey yöneticiyle  konuştum.
Şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanı’nın basın yoluyla deşifre ettiği belediye başkanlarının vakit geçirmeden istifasını vermesi gerekir. Geç kalmadan gereğini yapan belediye başkanları, diğer belediye başkanlarının önüne geçer. Onlar için en iyi hamle, diğer belediye başkanlarıyla ilgili neticeyi beklemeden gereğini yapmalarıdır. Bakın Niğde Belediye Başkanı, çok şık bir şekilde gereğini yaptı. Cumhurbaşkanı’nın arzusuyla bugüne kadar çok sayıda milletvekili, il başkanı ve ilçe başkanı değişti. Bu arkadaşların çoğu, genel merkezle hareket edip, bu yürüyüşün bir dava hareketi olduğunun bilinciyle adım attılar. Bu değişim olurken, istifası gündemde olanlar da genel merkezle birlikte aynı düşünceyi paylaşıyorlardı. Yapılması gereken, partiyi lüzumsuz bir kaosa sürüklemeden Sayın Cumhurbaşkanı’nın talebini yerine getirmektir. Şu unutulmamalı ki Cumhurbaşkanı, kendi liderliğini test ettirip geri adım atmaz. Kendisi, kamuoyu araştırmalarına dayanarak böyle takdir etmiştir. Neden başka illerin istifası istenmiyor da, onların istifası isteniyor? Bu durduk yerde olan bir hadise değil, anketlere dayanan bir çalışmanın sonucudur.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.