1. YAZARLAR

  2. Orhan Güney

  3. Ankaralı avukat Katar’dan geldi
Orhan Güney

Orhan Güney

Yazarın Tüm Yazıları >

Ankaralı avukat Katar’dan geldi

A+A-

Her ay sonunu, taşıma suyla atlatmaya çalışan Başkan Ali Ay’ın, mali krizden çıkmak için en büyük beklentisi, stadyumun isim hakkının veya ticari alanlarının toptan satışı…

Son durumla alaka kısa kısa duyumlarımızı paylaşayım;

Ankaralı bir avukata, Şubat ayına kadar yetki vermişlerdi bundan 15-20 gün önce… O avukat, Katar’a gitti görüşmelerini yaptı ve yurda döndü…

Yetki belgesinde yazan rakam stadın isim hakkı için yıllık 4 milyon Euro

Katarlılar’ın bu ticarete olumlu baktığını ancak iki ülke ilişkilerinde çok değer verdikleri, sevdikleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan da  görüş almak istediklerini duydum… Önümüzdeki hafta bu konuyla ilgili Ankara’da bir görüşme planlanıyormuş…

Aynı avukat, bu hafta İstanbul’dan da bir firmayı Özlüce’ye getirmeye hazırlanıyormuş… İstanbullu firmanın, hem stadın isim hakkı hem de ticari alanlarla ilgilendiği söylendi…

Bu arada, daha önce Vakıfbank’la kurulan temastan net bir tavır yok…

Peşinatları ile eylül ve ekim maaşları duran futbolculara bugünlerde yönetimin verdiği cevap şu; “Stadın isim hakkıyla ilgili beklentimiz var. Biraz sabır.”

 

Siz ne yapardınız?
 

İki tarafın da haksız olduğunu düşünmüyorum, peşin peşin belirteyim… Serdar Kurtuluş meselesi; Yönetim kendisine; “3 yıllık sözleşmene karşılık 1 milyon 200 bin Euro verip mukaveleni feshedelim ayrıca seni de yurt dışına sportif direktörlük eğitimi almaya gönderelim” teklifinde bulunmuş… Serdar’ın yanıtı da, “Bugüne kadar verdiğiniz parayı iade edeyim siz de bana ayağımı geri verin” olmuş… Öğrendiğim kadarıyla da Serdar, haklarını alabilmek için TFF nezdinde girişimlerine başlamış… Olaya şöyle bakmak lazım; Emre Taşdemir 2 senedir top oynamıyor, sürekli sakat, sürekli tedavide… Katar’a kadar gidip ameliyat olan Emre’nin tedavi ve ameliyat masraflarını kim karşıladı? Aynı şekilde takımda uzun süredir sakat olan oyuncuların tedavi masraflarını kim ödüyor? Kendisiyle hiç görüşmedim ama biliyorum, Serdar, tedavi ve ameliyat masraflarının hemen hemen hepsini kendi cebinden karşılıyor…

Serdar’ın yetiştiği kulüp için her türlü fedakarlığı yağacağından benim şüphem yok ama diğerleri keyif sürüp, masrafları karşılanırken siz olsanız ne yapardınız?

Bursaspor yönetimi, Serdar’ın elindeki sözleşmeyi feshetmeyi isterken, madem sportif direktör olarak düşünülüyor bence önüne de yeni sözleşme koymalı…

 

Demek ki yazmak gerekiyormuş!
 

Bazı gereksiz hareketlerin/kararların önüne geçmek için, medyanın gücünü kullanmak gerekiyormuş demek ki… Bursaspor’un U17 ve U19 takımlarının “Parasızlık” gerekçe gösterilerek önce eksik kadroyla uçakla Malatya’ya ardından da tek otobüsle Kayseri’ye gönderilmelerini gündeme taşımıştık geçen hafta… Bakıyorum, bu hafta her iki takımın Sivas seyahati için uçak organizasyonu yapılmış… Hem U17 hem de U19 takımlarının uçakla tam kadro Sivas’a gidecek olmasına en az onlar kadar sevindim.

 

Beni istemiyormuş, doğru mu?

 

Sivas yolculuğunda uçaktaki alkol skandalı kulüp içini biraz karıştırmış… Bazı arkadaşlar, onlara söylemedik diye kafa kafaya verip biraz bozulmuşlar ama medyanın gücü dedik ya, bundan sonra daha dikkatli olurlar… Geçen de o bozulan arkadaşlardan biriyle ilgili enteresan bir bilgi edindim… Daha doğrusu, Başkan Ali Ay’la yaptığı ilginç bir konuşmayı öğrendim… Sözüm ona, başkanın bir akrabası, yakını, kardeşi artık kim derseniz, kulüpte çalışan bu arkadaşı istemiyormuş ve başkana kulüpten göndermesi için baskı yapıyormuş… Kulüp çalışanı da, bunu duyar duymaz bir öğle yemeğinde başkan Ali Ay’a soruyor; “Beni şu yakının istemiyormuş, doğru mu?”

Başkan da cevap vermiş, “Sonra konuşuruz.”

Acaba kim bu personel? Kim kimi istememiş, niye istememiş, bana sormayın, olayı yaşayanlar anlatırsa daha makbul geçer…

Aslında, bugünlerde kulüpte kimse kimseyi görmek istemiyor galiba… Bazı yöneticilerin de hedefinde scouting departmanı var diye konuşuluyor… Ben orada kim çalışıyor, kim çalışmalı bilmem ama şu bir gerçek; Bursaspor’un böyle bir departmana her zaman ihtiyacı var… Orada çalışanlar işini yapmıyorsa değiştirirsin… Yalnız, birilerinin gazına gelip orayı kapatmak çok yanlış bir hamle olur… Kim gaz veriyorsa, koyarsın onu, o departmanın başına taşın altına elini koymuş olur… 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.