1. YAZARLAR

  2. Selahattin Adıgüzeller

  3. Çıraklık, kalfalık, ustalık sadece siyasette yok!
Selahattin Adıgüzeller

Selahattin Adıgüzeller

Yazarın Tüm Yazıları >

Çıraklık, kalfalık, ustalık sadece siyasette yok!

A+A-

Haber kısa ve dramatik...

İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, çiftler artık birbirlerine "Seni seviyorum" demeden ve "iyi geceler öpücüğü" vermeden uyuyorlarmış.

Araştırmaya katılan çiftlerin yüzde 90'ı partnerlerine sırtlarını dönerek uyuduklarını itiraf etmiş.

 

*

 

İyi de kardeşim, insan şu soruların cevabını da yazmaz mı?

Çiftler birbirlerine "seni seviyorum" demeden ve "iyi geceler öpücüğü" vermeden niye uyuyorlarmış?

Birbirlerine sırtlarını dönerek uyuma sebepleri nelermiş?

Maddi mi, manevi mi? Sağlık mı?

Aşk, sevgi, saygı, heyecan, sabır ve hoşgörü limitini mi aştılar?

Para, pul, mal, mülk, ilgi, itibarda bir eksilme oldu?

Yoksa;

Dişlerde, gözlerde ve hafızada mı bir azalma söz konusu!

Bu saydıklarımdan en az birinde, ciddi bir olmadıkça, kimse birbirine iyi geceler öpücüğü vermeyi, sarılmayı ihmal etmez!

 

*

 

Hepsini geçtim, araştırmaya katılan çiftlerin yaşlarını ve kaç yıldır birlikte yaşadıklarını yazsaydılar hiç olmazsa...

Seviyeli birliktelikleri bilemem ama evliliklerde yaş ve evlilik süresi çok önemlidir...

Yalnız İngiltere'de değil, dünyanın her yerinde böyledir...

Belli bir zamandan sonra çiftlerin, birbirlerine "seni seviyorum" demeleri, "Bugün ne yemeği yaptın canım? Günün nasıl geçti hayatım?" demek gibi rutinleşiyor...

Yatakta sarılma olayı ise, ancak üşüdüklerinde veya korktuklarında gerçekleşiyor! 

 

*

 

Diyeceksiniz ki;

Bu dediğiniz kıvama, evliliklerin kaçıncı yılında geliniyor?

İşte orasını kimse bilemez...

Aşktan aşka, yaştan yaşa değişiyor...

Fakat değişmeyen şudur;

Evliliklerin de, siyasette olduğu gibi üç evresi var:

Çıraklık, kalfalık, ustalık!

Çıraklık ve kalfalık evrelerinde “seni seviyorum”un kıymetini bilenler, ustalık dönemlerinde "iyi geceler öpücüğünden" asla mahrum kalmaz, yorgana sarılıp uyumazlar!

Bilmem anlatabiliyor muyum?

 

Sıra TFF’de!

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı TV programında TEOG’a karşı olduğunu belirtince, Milli Eğitim Bakanlığı hemen kaldırılması yönünde çalışmalara başladı ertesi gün…

Aynı programda Süper Lig’deki yabancı futbolcu çokluğuna da sitem etmişti Tayyip Bey.

Önümüzdeki günlerde TFF’den de bu konuda yeni bir düzenleme haberi gelirse, şaşırmayalım!

Aslında Türk futboluna katkı sağlayacak en güzel formül belli…

TFF, altyapısından yetişmiş yerli futbolcu oynatan kulüplere, futbolcu başına hatırı sayılır bir prim versin, bakın bakalım yabancı futbolcuya bu kadar çok rağbet olur mu? 

Sayı kontenjanı getirmesine gerek kalmaz TFF’nin, bu sistem sayesinde kendiliğinden azalır zaten takımlardaki yabancıların sayısı.

 

Yıllar acımasız!

 

Yarın Eskişehir’de üniversite eğitimine başlayacak olan kızımda tatlı bir heyecan, bizde gururla karışık stres!

Bu evden ilk ayrılışı…

İki saatlik mesafe ama hasreti daha gitmeden sardı bile...

Götüreceği eşyalarını annesiyle birlikte hazırlamalarını bir köşeden izlerken, gözlerimin önünden geçip duruyor film şeridi gibi doğduğu an, bebekliği, anaokuluna, ilk ve ortaöğretime başladığı yıllar…

Her doğum gününde yaptığı o “ya ben büyümek istemiyorum ki!” serzenişleri hala kulaklarımda…

Büyüyorlar ne yazık ki…

Büyümekle de kalmıyor anne babalarının hem nüfus kâğıtlarını hem de gözlerini yaşlandırıyor keratalar!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.