1. YAZARLAR

  2. Dr. Mete Ekşioğlu

  3. Doğru söyleyeni...
Dr. Mete Ekşioğlu

Dr. Mete Ekşioğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Doğru söyleyeni...

A+A-

Dokuz köyden kovarlar diye başlayan bir atasözümüz vardır bilirsiniz. Meslek hayatım boyunca özlü ve güzel sözleri, atalarımızın tecrübeleri ile günümüze kadar taşıdıkları, gözlemlerinin özünü oluşturan sözleri hep severek okudum. Hoşa gitse de gitmese de aşağıda yazacaklarımdan asla şüpheniz olmasın.

Kasların görevi yağ yakmaktır bilgisi bir ilkokul bilgisidir, kanıtlanmıştır ve aksi söz konusu değildir bu bir. Kalori kısıtlayarak kilo veren insanlar tabii ki zayıflamaktadırlar ama nasıl. ABD’de bulunan bazı bilim insanlarının yaptığı çalışmalar ve gözlemler sonucu sıkı diyetler ile verilen kilolarının % 60’ı yapılarındaki (daha çok kaslarındaki) proteinlerden, % 40’ı ise yağlarından gitmektedir. Protein kaybettiniz mi vücudunuzu kaybedersiniz (kanserli hastaların son dönemlerindeki erime buna örnektir).Bu da iki.

Şimdi gelelim konumuza. İlimiz belediyelerine konu sağlık ile ilgili olduğunda hep teşekkür ettim. Yapılaşma bozuklukları, dar caddeler ve kaldırımlar, trafik sorunları tabii ki eleştirilebilir ama hekim olarak benim konum bu değil. Hemen her belediyemiz oyun parkları, sportif amaçlı alanlar oluşturuyor. Yeşil alanlar ayırmaya gayret ediyor. Ancak bu alanlarda kaç kişiyi yürürken görüyorsunuz. Genellikle ölüm korkusu başlamış, yüksek tansiyon ve şeker ile başka türlü mücadele edemeyeceğini anlayan bazı vatandaşlarımız buralarda sportif faaliyetlerini sürdürüyorlar. Sayıları da çok değil. Oysa günümüzde poğaça, simit, unlu mamüller satan pek çok dükkân, fast-food tarzı dükkânlar dolup taşmaktadır.

Vücudumuzda yağ oranının belli bir miktarı geçmesine şişmanlık diyoruz. Şimdilik bilindiği kadarıyla 20’den fazla yağ dokusu kaynaklı hormon bizleri uçuruma sürüklüyor. Bilim bu sayının daha da fazla olduğunu, yağ dokusundan salgılanan daha ne protein ve hormonlar olduğunu mutlaka bulacaktır, çünkü işaretler bu yönde. Vücut direncimizi düşüren hastalıklara, kanserlere, şeker hastalığına, kalp damar hastalıklarına, kas ve eklem rahatsızlıklarına, Alzheimer başta olmak üzere bazı nörolojik hastalıklara, kısırlıklara yol açtığı o kadar açık ki obezitenin. Kabul etsek de etmesek de fazla yağlarımızı eritmeyi planladığımızda ilk yapmamız gereken şey kaslarımızı çalıştırmaktır. Sadece kaslarımızı çalıştırmak işe yaramıyor tabii ki. Eşzamanlı olarak vücudunuza hücrelerinizin tanıdığı gıdalardan da vermeniz gereklidir. Kız annesinin incelediği fizik görünümü aynı olan 10 damat adayı düşünün. Bunlardan bazıları alkolik, bazıları kumarbaz, bazıları hırsız olsun. 1 tanesi de dört dörtlük bir adam. Anne, kızının mutluluğu için nasıl ki ideal koca adayını kızına önerecekse vücudumuz da hücrelerinin geleceği için böyle gıda maddelerini ister.

Uzun yıllardır beslenme bozuklukları ve obezite ile ilgili hastalara bakıyorum. Sağlıklı vücudu açıklama adına örneklemek gerekirse evindeki kiri halının altına süpürüp evi temiz gösterenini de gördüm, kirleri elektrik süpürgesi ile süpürerek ev dışındaki çöp tenekesine de atanları gördüm. Kiri ev dışına atanlar gerçekten her daim temiz oldular ve ölene kadar tertemiz kaldılar. Elektrik süpürgesi mi istiyorsunuz? Süpürge, belediyelerin yaptığı sportif amaçlı alanlar, geniş kaldırımlar, elektriğiniz ise atalarınızın beslenme sistemi. Buyurun çalıştırın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.