1. YAZARLAR

  2. Mustafa Özdal

  3. Gemlik'te seçim nasıl kazanıldı?
Mustafa Özdal

Mustafa Özdal

Yazarın Tüm Yazıları >

Gemlik'te seçim nasıl kazanıldı?

A+A-

Seçimde, sonucu en çok merak edilen ilçelerden biri hiç kuşkusuz Gemlik olmuştu.

Nitekim AK Parti adayını değiştirmiş, İYİ Parti adayını geri çekmiş, İYİ Partili Adnan Bıyıklı Saadet Partisi'nden, Uğur Sertaslan da CHP'den  seçime girmişti.

Yani her türlü sonuca gebe bir yerdi Gemlik.

Kazanan CHP'li Uğur Sertaslan oldu.

Ancak daha önemlisi Millet İttifakı'nın bu ilçede yürüttüğü kampanyaydı.

İlçede uzun yıllar siyaset yapmış Sertaslan, önce ekip arkadaşlarıyla birlikte aday olmaya karar veriyor henüz seçimlere  1 yıl varken.

Ankara, ilçe örgütünün iradesine onay veriyor hatta yüreklendiriyor onları.

Gayriresmi adaylık vizesini alan Sertaslan ve arkadaşları anket yapıp, şanslarını ölçüyorlar.

Anketlerden çıkan, ''CHP'den babam aday olsa oy vermem” diyen yüzde 52,4'lük seçmen varlığı, Sertaslan'ı tüm kesimleri kucaklayan bir kampanya yapmaya itiyor.

1-172.jpgGemlik'e Uğurlu Gelecek” sloganlı, 4 yonca yapraklı ve uğur böcekli amblem fikri de işte bu zorunluluktan doğuyor.

Gemlik'in  farklı kesimlerinde karşılık bulan yonca yapraklı ve uğur böcekli amblem fikri  Caner isimli ekibin genç bir üyesinden çıkmış.

Slogan ve amblem tamamdır, sıra kampanyanın etkili şekilde yürütülmesine gelir.

En büyük engel de kampanyanın finansmanıdır.

Ancak imece yöntemiyle bu sorun da aşılır.

Nitekim yüzlerce gönüllü, küçük küçük bağışlarla finansman havuzunu doldurur.

Kimi 20 lira, kimi 50, kimi bin lira bağışlayarak kampanyaya el verir.

Sertaslan'ın, “Evinde çorba pişirmeye parası olmayan bir gönüllünün, 20 lira bağışladığını biliyoruz” demesi, kampanyanın ruhunu ortaya koyuyor.

Peki Sertaslan, ne kadar para harcadı dersiniz?

Sadece 10 bin lira.

Sertaslan'ın cebinden 10 bin lira çıkmış ama büyük bağışlar da yapılmamış.

Bu nedenle, “Herkes rahat olsun. Hiç kimseye borcumuz yok. Düşük miktarlarla, karınca kararınca yapılan bağışlarla kampanyayı yürüttük” diyor.

Yani Sertaslan demek istiyor ki, “Seçim kampanyasını tek başına sırtlayan olmadığı için sırtımda yumurta küfesi taşımıyorum.

Kampanyanın sloganı, amblemi ve kaynağı da halledildikten sonra yüzlerce gönüllüden oluşan ekip, Gemlik'te etkili bir saha çalışması yapar.

Sertaslan ise, çatışmacı bir dilden ve kavgayı körükleyen üsluptan sakınarak, ılımlı söylemlerle, kucaklayıcı mesajlarla seçmene sadece ne yapacağını anlatır.

31 Mart akşamı sandıkların açılmasıyla, ezber bozan kampanya da aslında test edilir.

Sonuç: Gemlik'teki kampanya imece yöntemi, gönüllülük ve ekip ruhuyla seçimin nasıl kazanılacağını göstermesi bakımından örnek,  seçim kazanmanın yolunun doğru zamanlamadan, seçmene dokunmaktan ve  etkili sloganlardan  geçtiğini göstermesi açısından da  ibretliktir.

 

Perinçek dikkat çekmeye çalışıyor olmasın?

 

2-139.jpgDoğu Perinçek ve Vatan Partisi yine gündemde.

Vatan Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan İlker Yücel, “Osmanlı Ocakları ile vatan savunmasında yan yana geleceğiz ve Türk gençliğini birleştireceğiz” demiş.

Bu açıklama, 90'lı yıllarda Öncü Gençlik üyelerinin 2. Abdülhamit'in posterine yumurtayla saldırması eylemini hatırlattı bana.

Bir parti değişime uğrar ama bu kadarına da pes doğrusu.

Yücel'in Osmanlı Ocakları açıklamasının dumanı tüterken Doğu Perinçek de Atatürk'ün 23 Nisan'ı çocuk bayramı ilan etmesinin büyük bir hata olduğunu ileri sürmüş.

Doğrudur, Perinçek'in dediği gibi Atatürk peygamber değildir ve her büyük lider gibi onun da hataları olmuştur.

Ancak bugüne kadar 23 Nisan kutlamalarına en çok sahip çıkan partilerin başında Perinçek'in partisi geliyor.

Ayrıca 23 Nisan, neredeyse 1 asırdır Çocuk Bayramı olarak kutlanıyor.

Perinçek'in aklına yeni mi geldi Atatürk'ün hata yaptığı?

Öte yandan 23 Nisan sadece Çocuk Bayramı olarak kutlanmıyor, Ulusal Egemenlik denilerek de bağımsızlığa vurgu yapılıyor.

Ancak ben Perinçek'in artık medyada yer bulmak ve dikkat çekmek için bu tür sansasyonel açıklamalar yaptığına inanmaya başladım.

Var mı başka izahı?

 

Piknik değil doğa katliamı

 

Doğa katliamını fotoğraflarla belgeleyen duyarlı yurttaş CHP Nilüfer İlçe Başkan Yardımcısı Cemal Eyüboğlu. (Ünlü ressam, şair ve yazar Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun yeğeni)

Eyüboğlu, çektiği fotoğraflarla isyanını ortaya koyuyor.

Fotoğraflar Hasanağa baraj gölünden.

Piknikçilerin göl kenarlarına attığı plastik şişeler, bira şişeleri, bardaklar, yiyecek ambalajları, hasılı çöpler, seyrine doyumsuz gölün çevresine saçılmış.

Elbette gökten zembille inmemiş bu çöpler.

İnsan eliyle doğanın kirletilmesi bu olsa gerek!

golet.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.