04:00 | 04 Şubat 2012
Deniz Baykal ve Önder Sav’a da danışacak
CHP’nin yenilenen tüzüğünde “onur kurulu” düzenlemesi yapıldı. Baykal ve Sav gibi daha önce “genel başkanlık”, “genel sekreterlik” yapmış olan isimlerden oluşan kurul yılda, en az bir kere toplanacak.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti tüzüğüne “Onur Kurulu” düzenlemesi koydurdu. Bu düzenlemeyle Genel başkan, yılda en az bir kere Onur Kurulu’nu toplantıya çağırabilecek. Onur Kurulu’nda eski genel başkanlar, genel sekreterler ile parti yöneticileri olacak.
Oluşturulacak kurulda eski genel başkanlar Deniz Baykal, Altan Öymen gibi isimler olacak. 10 yıla yakın süre Genel Sekreterlik yapan Önder Sav da kurul üyesi olacak. Baykal ve Sav’ın bu kurul toplantılarına katılıp katılmayacakları ise merak konusu.
Onur Kurulu’na Baykal, Öymen, Sav gibi isimler olmasına karşın eski genel sekreterlerden AK Parti’li Ertuğrul Günay, partiyle ilişkisi kalmadığı için kurula giremeyecek.
AKİL ADAMLAR...
CHP lideri, yeni tüzük çalışmaları içerisinde “Akil Adamlar Komisyonu” da oluşturuyor. Tüzüğün 56. maddesinde yapılacak düzenleme ile oluşturulacak “Onur Kurulu”na yılda en az 1 kere danışılacak.
Bu arada CHP tüzüğünün “İlkeler ve Değerler” başlıklı 2. maddesine yeni eklemeler yapıldı. CHP’nin hedefleri arasında, “Kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi”, “Çocuk istismarının önlenmesi”, “Yeraltı ve yer üstü kaynaklarının doğanın ekolojik dengesi bozulmadan kullanılması”, “çocuk ve engelli haklarının korunması”, “ırk, dil, din, mezhep, cinsiyet ayrımı yapılmaması”, “özgürlükçü gerçek demokrasi” gibi düzenlemeler yer aldı.
Auster’e davet
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bir mektup göndererek, ABD’li yazar Paul Auster’i Türkiye’ye davet ettiği bildirildi.
CHP Basın Biriminden yapılan açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun Auster’e bir mektup yazdığı belirtildi. Kılıçdaroğlu’nun mektubu şöyle:
’Sayın Auster, bu mektubu, sizi, ilgi duyduğunuz ve eserlerinizin birçok kişi tarafından okunduğu, takdir edildiği Türkiye’ye davet etmek için yazıyorum. Türkiye başbakanının son açıklamaları toplumuzun zihniyetini yansıtmamaktadır. Türkiye’nin entelektüel ve edebi derinlik ve birikimi o bakış açısını çok aşar. Halkımız hayatın her alanında, herkes için ifade özgürlüğüne değer verir ve buna derinden bağlıdır. Sansür anayasamız tarafından yasaklanmıştır. Biz Türkiye’de demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne bağlıyız ve önceliğimiz ifade özgürlüğü ile basın üzerindeki bütün kısıtlamaları kaldırmaktır.
DURUŞUNUZ ÖZGÜRLÜK SEVDALILARI İÇİN...
Sizin duruşunuz entelektüeller, yazarlar ve gazetecilerle her yerde dayanışma içinde olduğunuzu göstermektedir. Dolayısıyla, Türkiye’yi ziyaretiniz buradaki özgürlük sevdalıları için büyük bir önem taşımaktadır. Bu, hapisteki çok sayıdaki gazetecinin serbest kalmaları yolundaki mücadelemiz açısından özellikle önemlidir. Bu itibarla, sizin için uygun en erken zamanda gözlemlerinizi ilk elden yapmak üzere sizi Türkiye’ye davet etmek benim için ayrıcalıklı bir memnuniyet sebebidir.
Bu arada, ifade ve basın özgürlüğünün, bunun ne anlama geldiğini takdir eden bizler tarafından sonuna kadar kararlılıkla savunulacağından emin olabilirsiniz.’