1. YAZARLAR

  2. Muhammet Fatih Şahin

  3. İntihar eden üç hekim arkadaşımız
Muhammet Fatih Şahin

Muhammet Fatih Şahin

Yazarın Tüm Yazıları >

İntihar eden üç hekim arkadaşımız

A+A-

Geçtiğimiz günlerde Adana, İstanbul ve Batman’da olmak üzere üç farklı hekim arkadaşlarımız intihar ederek yaşamlarına son verdiler. Farklı akademik unvanlara, farklı şehirlerde yaşamalarına rağmen hekimlerimizi intihara sürükleyen ortak olay neydi? Yağmur Çavuşoğlu… Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi dördüncü sınıf öğrencisi… Altı yıllık tıp fakültesi eğitimini bitirmesine iki yıl kalmış. Ancak milyonlarca insanın hayallerini düşlediği hekimlik mesleğinin heyecanı tüm yüreğini esir almışçasına heyecan duyması gerekirken intihar etti.

Dr. Ece Ceyda… Adana Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı’nda asistan doktor. Mesleğe başlayalı kısa bir süre geçmiş, minik hastalarıyla yeni yeni hemhal olmaya başlamış ve maddi sıkıntı çekmeyecek bir ücretten iş hayatına atılmış. İdealist, arzulu ve kıpır kıpır olması gerekirken hayatına son verdi.

Operatör Doktor Engin Karakuş… Batman Bölge Devlet Hastanesi’nde Kalp Damar Cerrahı olarak çalışıyor. İnsanların en hayati organı üzerinden ameliyat yaparak hayat kurtarıyor. Üstelik işinin ehli konumuna yükselmiş, tecrübeyle harmanlanmış bilgisiyle meslekte ciddi yol kat etmiş. Ancak ‘bıktım baş ağrılarından…’ notu bırakarak yaşamını bitirdi.

Milyonlarca öğrencinin girdiği üniversite sınavlarından ilk on bine girerek tıp fakültesini kazanan, yorucu sınavların ertesinde mesleğe atılan ve insanlara en aciz zamanlarında yardım eli uzatan hekimlerimizin ve hekim adaylarımızın bu kadar mutsuz olmasının sebebi ne?

Maalesef hekimlerimize hem hastalar hem de Bakanlık bürokratları fazlaca yükleniyorlar. Bir doktorun yetişmesini en iyi anne babaları bilir. Ancak basında sürekli olarak aşağılanan doktorların haberlerini yapan muhabirlerimiz, doktor dendiği zaman devamlı olarak kötü anılarını anlatan hasta yakınlarımız, eşlerin aynı yerde çalışmasına bile izin vermeyen Bakanlık yasalarımız yüzünde hekimlerimizin ciddi bir kısmı mutsuz çalışıyor. Bizleri meslekte diri tutan husus para değil. Çünkü bu kadar çalışma sonucunda hangi meslek olursa olsun hekimlerimiz aynı parayı kazanır. Şirket kurduğu takdirde fazlasını bile kazanır. Askerler bile 32 saat aralıksız çalışıp 12 saat dinlendikten sonra tekrar 32 saat çalışma temposuna girmiyorlar. Doktorlarımız üniversite sınavlarında en başarılı öğrenciler oldukları için zekâ problemleri de yok. Kısaca para problemleri bulunmuyor.

Hekimlerimizi her gün tekrardan şevke getiren, hayata sımsıkı tutunmasını sağlayan tek husus hastalarından duyduğu ‘Allah razı olsun…’ duasıdır. Küfreden, darp etmeye çalışan, terbiyesiz davranış gösteren hastalara inat yumuşak huylu ve sevimli hastalar sayesinde tüm bu emeği vermeye değer diyoruz… Bakanlık yetkililerinin intihar olaylarını ve hekim arkadaşlarımızın neden mutsuz olduklarını iyice araştırması ve gerekli çözümleri getirmelerini talep ediyoruz.

BARZANİ GİTTİ

Çocukluk hayali olan referandumu yapmak için büyük riskleri göze alan Barzani, aldığı riskin bedelini ödedi ve gitti. Zaten gideceği de belliydi.

Bundan bir ay önce Barzani için Kürt devleti kurulur mu yazımda ‘’ABD tarihine baktığımız zaman piyon olarak kullandığı devrik liderler mezarlığını görürüz. Amacına hizmet eden liderleri önemli ölçüde destekler, ancak işi bittiği zaman acı bir sonla görevine son verir. IKBY lideri Barzani’ye de aynısını uygulamak üzere… ‘’ demiştim. Barzani kendisi için hazırlanan bu sonu göremedi ya da görmek istemedi. Şimdi de koltuğunu kendi ailesinden birisine devredecek.

Amerika, Suriye ve Irak’ta Kürt devletleri oluşturup bunları birleştirmek ve kendisi yönetmek istiyor. Barzani’nin aile olarak büyük bir gücü vardı ve Suriye’deki Kürtler onun himayesine girmek istemeyebilirdi. Şimdi de Kürtlerin ortak anlaştığı Abdullah Öcalan üzerinden bu planlarını geçirmek isteyebilirler. Rakka’da açılan Öcalan posteri ve asılsız olarak ortaya atılan Öcalan öldü iddialarını sıradan gelişmeler olarak yorumlayamayız.

RECEP ALTEPE

AK Parti’nin belediyeler üzerine inisiyatif alması ve radikal değişikliklere gitmesi sonucunda Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe partisinin kararına saygı göstererek istifa etmişti. 8 yıldır aralıksız sürdürdüğü Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi boyunca Bursa’ya yaptığı tüm hizmetler için kendisine teşekkür ediyor ve bundan sonraki hayatının öncekiler gibi başarılarla dolu olmasını temenni ediyorum. Ayrıca bayrağı devralan İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a iş başına geldiği bu zorlu süreçte başarılar diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.