1. YAZARLAR

  2. Mustafa Özdal

  3. İyi Parti'nin kadın ve gençleri
Mustafa Özdal

Mustafa Özdal

Yazarın Tüm Yazıları >

İyi Parti'nin kadın ve gençleri

A+A-

Bursaray Gökdere İstasyonu'nda karşılaştığım manzara, mitingin fiyasko olduğunu işaret ediyordu.

Ancak platformun kurulduğu alana ilerledikçe, kalabalığın üst taraflara doğru yoğunlaştığını gördüm.

Daraltılmış, ince ve uzun bir miting alanıydı karşılaştığım.

Bu yüzden 'iğne atsanız yere düşmez' deyimini anımsatan bir kalabalığı andırıyordu alan.

1-112.jpgAncak bu görüntü aldatıcıydı, nitekim alanın darlığı nedeniyle katılımcı sayısının 20 bini bulmadığını söyleyebilirim.

Ne var ki, alandaki kadın ve gençlerin sayısı daha dikkat çeken  bir ayrıntıydı.

Bugüne kadar hiçbir mitingte bu kadar çok kadın ve genç görmemiştim.

Katılımcı profili nedeniyle, miting; coşkulu, diri ve heyecanlıydı.

Alan kıpır, kıpırdı adeta.

Anketlerden de anlaşılacağı gibi İyi Parti, bu seçimde belki istediğini tam olarak alamayacak ancak geleceğe dönük  sağlam temeller attıklarına hiç şüphe yok.

Bursa mitingi de bunun apaçık göstergesiydi.

Akşener'e olan ilgi ise muazzamdı.

Sahneye attıkları yazmalarla kadınların sevgisine mazhar olan Akşener, hemcinslerinin desteğiyle moral buldu Bursa'da.

Ayrıca bu miting, İyi Parti'nin en büyük kalesinin Bursa olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Peki Akşener, hangi mesajları verdi?

Vakit darlığından olsa gerek, kısa tuttuğu konuşmasında, pek kayda değer bir şey söylemedi.

Geçmiş mitinglerde söylediklerinin tekrarını yaptı.

Bursa Öğretmen Okulu mezunu olduğunu hatırlatmasının, bir de Bursa'nın göçmen kenti olması nedeniyle, göçmenlerin, özellikle Ahıska Türklerinin  sorunlarını çözme sözü vermesinin dışında bu kent adına önemli bir cümlesi yoktu.

Hep söyleriz, liderler geldikleri kente dair neden özel şeyler söylemezler?

Her kentle ilgili özel bilgilere sahip olmaları şart değil, çok değil yerel  teşkilatların en fazla yarım saatlik bilgilendirmeleriyle gittikleri kente yabancı kalmazlar.

Ancak hiçbiri buna nedense tenezzül etmiyor.

Hayret ki ne hayret...

 

Alman ZDF, kağıt şapkalar, Koçdemir sürprizi ve Tahsin Bulut

 

musti-004.jpgDikkat çeken detaylar vardı.

Mesela Alman ZDF kanalından meslektaşlarımız mitingi başından sonuna kadar izlediler.

Meslektaşlarımızı Alman sandığım için, İngilizce 'gazeteci' olduğumu söyleyip diyalog kurmaya çalıştım.

Ancak ZDF'nin İstanbul temsilcisi  iki meslektaş zaten Türk'müş.

Belli başlı büyük mitingleri takip ediyorlarmış bir muhabir bir de kameramandan oluşan ZDF ekibi.

Miting alanında katılımcılara binlerce kağıt şapka dağıtılmıştı.

İl yöneticisi Engin Elibol'un verdiği bilgiye göre, 20 kuruştan satın alınan kağıt şapkalardan 15 bin adet dağıtılmış.

Bu da katılımcı sayısıyla ilgili bir ipucu veriyor bize.musti2-007.jpg

MHP'den son dakika İyi Parti'ye geçip listeye yazılmayan Kadir Koçdemir'e ise Akşener'den sürpriz vardı:

“Hükümet olursak, seni bakan yapacağım!”

Mitingte yılların AK Partilisi diş hekimi Tahsin Bulut'u da gördük.

Bulut, kısa zamanda yeni partisine adapte olmuş.

 

Daha kaç can yanacak?

 

kopek-001.jpgSakarya'daki vahşet bir anda ülke gündemine oturdu.

Ancak patileri kesilen köpek  katliamı ne ilkti ne de son olacak.

Ülkemizde her gün onlarca, evet abartmıyorum onlarca hayvan hunharca katlediliyor, işkenceye, kötü muameleye maruz kalıyor, tecavüze uğruyor.

Aç ve susuz bırakılmalarını, kışın ayazında donmalarını, yazın  sıcağında kavrulmalarını saymıyorum bile.

Peki ülkemizde hayvanların canavarca katledilmelerinin, işkenceye maruz bırakılmalarının cezası ne biliyor musunuz?

Sadece para cezası!

İnanmayan 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nu incelesin.

Manyağın biri, masum bir hayvana işkence yapar veya öldürürse, en fazla idari para cezasına çarptırılıyor.

O da yakalanırsa,...

O da hayvansever bir savcı, işin peşini bırakmazsa!

Yani binde bir ihtimal.

Ona da ceza denirse.

Oysa, bir insan öldürmekle bir hayvanı öldürmek arasında ne fark var?

Varsa bir fark, hayvan öldürmenin daha büyük cezası olması gerekir.

Öyle ya, hayvanlar daha savunmasız, daha çaresiz insanoğlunun acımasızca saldırılarına karşı!

Yani yapanın yanına kar kaldığı bir ülkede yaşıyoruz.

Cumhurbaşkanı'nın, Yenikapı'daki mitingde yasal düzenleme yapacaklarını söylemesi birazcık umutlandırdı.

Ancak, bu mesele sadece bir avuç yürekli hayvanseverin meselesi olmaması gerekir. 

Herkesin, bu işin takipçisi olması lazım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.