1. YAZARLAR

  2. Selahattin Adıgüzeller

  3. Kırmızı halıdan geçmeyene çay yok!
Selahattin Adıgüzeller

Selahattin Adıgüzeller

Yazarın Tüm Yazıları >

Kırmızı halıdan geçmeyene çay yok!

A+A-

Geçen hafta içinde sanayici Yalçın Aras'ın Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi'ndeki 4.ncü fabrikasının açılışı vardı.

Tören alanına protokol için konulan ince uzun kırmızı halıyı görünce, Yalçın Bey'in 'Hayalden Gerçeğe NOSAB' adlı kitabındaki kırmızı halı hikayesini hatırladım.

Hikaye çaysever protokole tam bir kıssadan hisse tadında!

 

*

 

Dönemin Valisi Nihat Canpolat, organize sanayi bölgelerine arıtma tesisi yapılması konusunda tatlısert baskısını sürdürmektedir...

NOSAB da bu baskılardan nasibini alanlardan...

Kurucu başkanlığını yapan Yalçın Aras'ı her gördüğü yerde, “Ne oldu sizin arıtma işi? Ne zaman bitecek?” diye sıkıştırıyor...

Arıtma tesisinin projesi temel atma aşamasına gelir gelmez, Yalçın Bey de ilk onu arayıp davet ediyor törene...

Vali Canpolat şakayla takılıyor:

“Kırmızı halı sermezseniz gelmem törene, ona göre!”

 

*

 

Tören alanına geldiğinde bir bakıyor yerlerde kırmızı halı!

Fakat halıya hiç basmadan üzerinden atlayıp geçiyor kendisine ayrılan koltuğa oturuyor, Canpolat...    

Oturur oturmaz da görevli genç garsondan çay getirmesini rica ediyor...

Az sonra çayı getiriyor garson ama plastik bardakta!

Genç garsona sesleniyor:

“Al bu plastik bardağı, bana fincanda güzel bir çay getir!”

“Fincanlar vali ve milletvekilleri için beyefendi, size getiremem!”

“İyi de evladım, ben valiyim!”

“Kandırmayın beni! Vali olsanız kırmızı halıdan yürürdünüz, sizi gördüm gelirken, üzerinden atladınız!”

“Kim öğretti bunu sana?”

“Şefim öğretti... Kırmızı halıdan yürüyenlere içecek servisini fincanda yapın, halıda yürümeyenlere de plastik bardakta verin dedi!”

 

*

 

Bir türlü vali olduğa inandıramayan Nihat Bey, az sonra tören başlayınca, konuşma yapmak üzere kürsüye çıkar çıkmaz gülerek seslenir garsona:

“Bak şimdi kırmızı halıdan yürüdüm, şefinle birlikte bir fincanda çay getirirsinin artık!”

 

Le Guen'in Bursa aşkı

 

Geçtiğimiz günlerde, Bursaspor'un Fransız Teknik Direktörü Paul Le Guen'i Merinos Park'taki Gönül Dostları adlı lokantaya yemeğe getirmişler...

Geldiğinden beri Özlüce'den başka bir yer görmeyen, İskender kebabından başka yemek tatmayan Fransız Hoca, Merinos Parkı'na adeta hayran kalarak “Burası ne harika bir yer böyle!” demiş...

Kentimizin tarihi üzerine sohbet sırasında Şehzade Mustafa'nın kabrinin Bursa'da olduğunu duyunca da çok şaşırmış, onun hayatını okuduğunu ve kabrini en yakın zamanda ziyaret etmek istediğini belirtmiş yöneticilere...

Yalnız Paul Le Guen değil Bursaspor'daki yerli yabancı tüm futbolculara zaman zaman bir Bursa turu yaptırmalı, tarihi havasını yaşatmalı...

Kenti tanısınlar ki aydıyet duyguları da form tutsun!    

 

Nice yıllara Teksas!

 

Türkiye'de futbolseverlere, “en ateşli tribün grubu hangisidir?” diye sorsalar, ilk üç arasında mutlaka Bursaspor'un Teksas tribününü de sayarlar.

Pazar akşamki Galatasaray maçında yine gösterdi farkını...

Tribünlerde açtıkları o muhteşem kareografiyle 50.nci yılını kutladı Teksas...

Bir de Bursaspor galip gelmiş olsaydı, 3 puan yıldönümü pastası gibi olacaktı!

Kısmet değilmiş.

  

Gündem FM'den istekler

 

Sıradaki şarkı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından istifa eden Kadir Topbaş için geliyor:

“İnsanın bir kere ters gitmesin işi

Muhallebi yerken kırılır dişi!”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.