Hastalıklar için en büyük yanılgı ağrıdır

Doç. Dr. Mehmet Usta

Toplum üzerinde araştırma yaparsanız “Hiç doktora gittiniz mi?” sorusunu sorduğunuzda çoğunlukla verilecek cevap “ağrım yok sızım yok neden doktora gideyim”  şeklinde olur. Öyle bir algı oluşmuş ki ağrı varsa hastalık var yoksa hastalık yok.

Önemle ifade edeyim ki bu intiba çok büyük bir yanlışlıktır. Bu yanlışlıktan dolayı çok kişi sakat kalıyor veya hayatını kaybediyor. Bunu önlemek için çoğu önemli hastalıkların başlangıçta ağrı veya sızı yapmadıkları,  ilerlediğinde veya ileri evrede ağrı yapabileceği bilinmelidir.

Bunların başında böbrek hastalıkları gelir. Böbrek hastalıkları da kanser gibi sinsi seyir eder. Ağrı-sızı yapmadan fonksiyonunu kaybeder ve hasta diyaliz aşamasında gelene kadar ağrı yapmaz. İdrar yollarında taş,  tümör vb. durumlarda ağrı olur. Ancak bu ağrı böbrek ağrısı değil, böbrek yolları ve mesane ağrısıdır. Çünkü böbrek, karaciğer, beyin, akciğer gibi organlarımız önemli hastalıklarında pek ağrı yapmazlar. Bunun sebebi ağrı reseptörlerinin olmamasıdır. Yani ağrıya duyarsız olmalarıdır.

En büyük yanılgımız budur.  Bu yanılgılara düşmeden ve ağrı beklemeden sağlığınızı kontrol etmeliyiz. Her hastalıkta ağrı beklerseniz saydığım birçok organın ciddi hastalığında geç kalmış olursunuz!..

Böbreklerini büyük oranda kaybetmiş ve diyaliz düzeyine gelen bir hastaya “Böbreklerin çok hasarlı diyalize girmen gerekli denildiğin’de alacağınız cevap “Doktor bey nasıl olur ağrım sızım yok’’  gibi cevaplar alınıyor. Bu cevaplar çoğunlukla kanser hastaları için de geçerlidir.       

Sonuç olarak yanılgıya düşmemek ve ciddi hastalıklarda geç kalmamak için ( böbrek, kanser, vb.)  ağrı beklemeden belli aralıklarda kontrollerinizi yapıtırınız!

Ağrı yoksa hastalık yok, ağrı varsa hastalık var yanlışlığına düşmeyin.