1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Tahriklerin hesabı sorulacak
Tahriklerin hesabı sorulacak

Tahriklerin hesabı sorulacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sokaktaki bu teröristlerden olduğu kadar, onları sokağa itekleyen siyasetçi kılığındaki korkaklardan da bu tahriklerin hesabı sorulacaktır" dedi.

A+A-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize Valiliği önündeki toplu açılış töreninde halka hitap etti.
 
Rizeli hemşehrilerini hasret ve muhabbetle selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rize seninle gurur duyuyor" sloganları üzerine, "Biz de sizlerle gurur duyuyoruz" karşılığını verdi. Rize ile Rizeli olmakla, Rizelilerin güvenine mazhar olmakla iftihar ettiğini söyleyen Erdoğan, "10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 81 gibi çok yüksek bir oy oranıyla bu kardeşinize, bu hemşehrinize sahip çıktığınız için her birinize tek tek teşekkür ediyorum" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Milletin oylarıyla iş başına gelen bir cumhurbaşkanı, milletin her meselesini kendisine dert edinen, her meselesiyle ilgilenen bir cumhurbaşkanı olmak mecburiyetinde. Anayasa ve yasalar çerçevesinde, siyasi partiler arasındaki tarafsızlığımızı koruyarak, hükümetimizle uyum ve koordinasyon içinde koşan, koşturan, terleyen bir cumhurbaşkanı olarak görevimi ifa ediyorum ve edeceğim.
 
Birilerinin dediği gibi 'Cumhurbaşkanı, bir siyasi partinin sözcüsü gibi konuşuyor' gibi yakıştırmalar, kusura bakmasınlar, bizim prim vereceğimiz yakıştırmalar değildir. Biz hükümetimizle, bir cumhurbaşkanı olarak iktidarımla el ele omuz omuza Türkiye'yi nasıl daha ilerilere taşırız, bunun gayreti içerisinde olacağız. Biz kalkıp da hükümetimizle hemfikir olduğumuz her konuda, sonuna kadar, bir cumhurbaşkanı olarak onların arkasında duracağım, durmaya devam edeceğim. Çünkü hükümet, devleti çalıştıran mekanizmadır. Bu siyasi mekanizmadan halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı olarak bizim ayrı kalmamız düşünülebilir mi? Farklı cumhurbaşkanı olmak budur. Yola çıkarken ne demiştik, 'Biz farklı bir cumhurbaşkanı olacağız'. Onun adımlarını atıyoruz."
 
Erdoğan, IŞİD bahanesiyle yapılan izinsiz gösterilere ilişkin, "Sokaktaki bu teröristlerden olduğu kadar, onları sokağa itekleyen, onların arkasına saklanan siyasetçi kılığındaki korkaklardan da bu tahriklerin hesabı sorulacaktır" dedi.
 
Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"( Cumhurbaşkanı bir siyasi partinin sözcüsü gibi konuşuyor) gibi yakıştırmalar, kusura bakmasınlar bizim prim vereceğimiz yakıştırmalar değildir. Biz, hükümetimizle bircumhurbaşkanı olarak, iktidarımla el ele, omuz omuza, Türkiye'yi daha ileriye nasıl taşırız bunun gayreti içerisinde olacağız." şeklinde konuştu.
 
Üzüldüğünüzü biliyorum. Bu şımarıklık karşısında, bu nankörlük karşısında, sabırla ve metanetle durduğunuzu da biliyorum. Biz milletçe bu sağlam duruşumuzu bu sabırlı duruşumuzu asla bozmayacağız. Bu sokağa dökülenler, bu teröristler, bu Vandallar, bu yağmacılar aslında milletin öfkelenmesini, milletin taşmasını, milletin karşılarına çıkmasını istiyorlar. Bunların asıl amacı bu, bunların kurdukları tuzağın asıl hedefi bu.
 
Biz devlet olarak bu vatan topraklarını asla bu teröristlere yar etmeyiz. Gereken neyse onu yaparız. Asla bundan taviz vermeyiz, bedeli ne olursa olsun yaparız. Bu sokağa çıkanlar da bu piyonları sokağa itenler de bir şeyin farkında değiller. Türkiye Cumhuriyeti devleti bundan 15 yıl 20 yıl önceki şartlarda değil. TSK bugüne kadar hiç olmadığı şekilde donanımlı, müteyakkız ve her duruma hazırlıklı. Emniyet teşkilatımız son derece dikkatli, son derece tecrübeli."
 
Türkiye Cumhuriyeti gerek başbakan olduğum dönemde, gerekse şu anki başbakan ve hükümetimiz, bugüne kadar hiçbir terör örgütüne en ufak bir bu tür destek asla vermemiştir. Hükümetimize, devletimize bu tür iftirayı yapanlar, çok açık ve sert konuşuyorum, alçaktır, bunlar vatan hainidir. Kim bu ifadeleri kullanıyorsa, hukukta bir kaide var: 'İddia sahibi iddiasını ispatla' mükelleftir. Kim hangi iddiayı ortaya atıyorsa, bu iddiasını ispatla mükelleftir. İspat edemiyorsa alçaktır, haindir.
 
Başınız öne eğilmesin. Karamsarlığa, kötümserliğe asla prim yok. Umutsuzluğa asla ve asla mahal yok. Türkiye'nin emin ellerde ve emin adımlarla geleceğe ilerlediğini unutmayın. Kötü, kötülüğünü yapacak ama biz iyilik için mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.
 
Dün bazı uluslararası gazete ve dergiler, adeta düğmeye basılmışcasına, 'Türkiye'de çözüm süreci bitiyor' diye ortak bir ağızla yayın yaptılar. İçeride de bazı medya kuruluşları, bazı kalemler çözüm süreci bitiyor zannıyla adeta avuçlarını ovuşturuyorlar. Biz çözüm sürecini teröre, terör örgütlerine, onların kanlı tuzaklarına kurban etmeyiz. Çözüm süreci, kardeşlik sürecidir ve inşallah Türkiye 77 milyonun kardeşliğini en güçlü şekilde tesis edecektir.
 
Kürt kardeşlerimize anne babalara diyorum ki huzuru bozan karanlık ellerde oyuncak olan, kanları üzerine kirli hesaplar yapılan çocuklarınıza lütfen sahip çıkın. Eğer Kürt bir ailenin çocuğu elinde molotofla sokaklarda bu tür her yeri yakıyor yıkıyorsa kusura bakmayın anne babalar da bundan sorumludur, onlar da evlatlarına sahip çıkacaklar. Ey anneler, ey babalar bu çocukları, bu gençleri lütfen sokaklardan toplayın. Yarın siz de 'Benim oğlum, benim çocuğum dağda' diyemezsiniz, bununla da karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu terör örgütü de bu siyasi parti de sizin çocuklarınızın kanı ve canı üzerinden hesaplar yapıyor. Sizin çocuklarınızı kullanarak uluslararası karanlık çetelere maşalık yapıyorlar. Çocuklarınızı kullandırtmayın, gençleri kullandırtmayın. Hem kendiniz acı yaşamayın, hem de Türkiye'nin acı yaşamasına müsaade etmeyin.
 
Devletin içinde paralel devlet. Böyle bir şey olabilir mi? Artık bu paralel yapı ve bunun uzantıları bundan sonra inşallah çok farklı bir yere oturtulacak ve bu da inşallah hemen bu ay sonundaki Milli Güvenlik Kurulumuzun yine gündeminde yer almak suretiyle geleceğe, onlarla ilgili çok daha farklı bir adımı atacağız. Çünkü bu operasyon öyle lokal değildir. Geneldir ve bunun adımını atacağız. Çünkü Türkiye'de devlete alternatif bir adım atılamaz. Buna müsaade etmeyeceğiz."
 
Kimse bu vatanın üzerinde operasyon düşünmesin. Asla ne bayrağımıza ne de vatan topraklarında böyle bir operasyona müsaade edilmez.
 
Bu olayların arkasında sadece PKK yok. Bu olayların arkasında sadece bölücü terör örgütü PKK'nın gölgesinde siyaset yapan parti yok. Bu olayların arkasında, Türkiye'de her türlü kaosun içinde yer alan çevreler var. Bu olayların arkasında, Suriye'nin eli kanlı zalim Esed rejimi de var. Bunlara yol arkadaşlığı yapıyorlar. Bu olayların arkasında Esed rejimiyle kol kola olan, ele ele olan Türkiye'deki malum siyasi parti de var. Günlerdir terör örgütüyle aynı çizgide yayın yapan, terör örgütüne methiyeler düzen sorumsuz bazı medya kuruluşları, sorumsuz bazı kalemler de bunun içinde. Aynı şekilde bu olayların arkasında, o malum uluslararası medya kuruluşları var. Bu olayların arkasında, Türkiye aleyhine her türlü ihanet fırsatını değerlendirmeye çalışan o Pensilvanya da var."
Bu haber toplam 631 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.