Tanımadığımız insanlarla konuşmak bizi neden mutlu eder?

Pek çok insan her gün işe giderken, parkta, kafede otururken ya da süpermarkette alışveriş yaparken yabancılarla çevrilidir.

Tanımadığımız insanlarla konuşmak bizi neden mutlu eder?

Pek çoğumuz gönüllü olarak kendimizi izole ederiz çünkü yabancılarla temasa geçmenin bizi rahatsız edeceğini düşünürüz.

Bu inanış yersiz olabilir. Çalışmamız başkalarıyla etkileşime geçmenin hem karşınızdaki hem de kendiniz için olumlu etkilerini azımsıyor olabileceğini gösterdi.

Örneğin işinize giderken yolda bir yabancıyla konuşmanız size tahmin ettiğinizden daha mutlu kılabilir.

ABD’nin Chicago kentinde sabahları toplu taşımayla işe giden insanlardan bir yabancıyla sohbet etmesini istediğimizde, çoğu bunun pek hoş bir deneyim olmayacağını söyledi.

kent ve insanlar

Ancak deneyler konuşmakla görevlendirilen kişilerin daha hoş bir yolculuk geçirdiğini ortaya koydu.

Yolcuların sadece yüzde 40’ı yoldaki diğer kişilerin onlarla konuşmaya istekli olduğunu düşünüyor. Ancak deneyimize katılan ve konuşmaya başlayan herkes yanındakinin sohbetten memnun olduğunu fark etti.

Diğerlerinin konuşmaya ilgi duymadığı ya da sizden hoşlanmayacağı düşüncesi size aslında temasa geçmekten alıkoyan tutum.

Araştırma aslında sohbet sonrasında yeni bir kişinin bizden hoşlanma olasılığını hafife aldığımızı gösteriyor.

Yabancıların manevi yaşamları

Otobüs ve taksilerde yaptığımız farklı deneyler bize benzer sonuçlar verdi; yabancılarla iletişime geçen kişiler bunun çok hoş olduğunu fark etti.

Bu olumlu etki konuştuğunuz kişiye de geçiyor görünüyor. Bir bekleme odasında yapılan başka bir deneyde ise sadece konuşmasını teşvik ettiğimiz kişiler değil üstelik karşılarındaki de hoş bir deneyim yaşadı.

Elbette kimse istenmeyen ilgiden hoşlanmaz.

Ancak başka bir insana “Merhaba” demenin pek çok insan tarafından iyi karşılandığını fark etmiyoruz.

Pek azımız yabancılarla temasa geçiyor oysa iyi niyetle yaklaşıldığında sizinle konuşmaktan mutlu oluyorlar.

Bunun bir nedeni insanlarla konuşunca karşınızdaki kişinin düşünceler, duygular, deneyimlerden oluşan manevi bir dünyası olduğunu görüyoruz. Tıpkı bizim gibi.

Yabancılarla bu kısa süreli temaslar dertli bir hayatı neşe dolu bir yaşama dönüştürmüyor. Ancak öğütücü günlük dertleri çok daha hoş bir tecrübeye çevirebiliyor.

İnsanlar doğası gereği sosyal hayvanlar ve başkalarıyla iletişime geçince daha mutlu ve sağlıklı oluyor.

Kendini tecrit edilmiş ve yalnız hissetmek sigara içme ya da obezite gibi bir stres faktörü.

Olumlu sosyal ilişkiler içinde olmak maaşımızın ne kadar olduğundan bile daha önemli bir unsur olarak görülüyor.

otobüs durağında insanlar

Kendini gerçekleştiren beklentiler

Sadece dışadönük insanların başkalarıyla temasa geçmekten mutlu olduğunu düşünebilirsiniz.

Aslında deneyler hem dışa dönük hem de içe dönüklerin dışadönük tavırlar sergilemesi istendiğinde daha mutlu olduklarını gösterdi.

İşe giderken toplu taşıma araçlarında konuşmaya başlayan kişilerin kişiliklerinden bağımsız olarak mutlu olduklarını tespit ettik.

Başka insanlarla temasa geçmede kişiliğinizin etkisi olmasa da içe dönük insanlar bu etkileşimin getireceği olumlu sonuçları hafife alıyor.

Esasen kişiliğiniz deneyimlerinizden daha fazla beklentilerinizi şekillendirebilir.

Beklentilerimiz bir noktada gerçekleşebilir.

Eğer bir yabancıyla konuşmanın hoş olmayacağını düşünüyorsanız bunu asla denemeyecek ve beklentilerinizin yanlış olduğunu keşfedemeyeceksiniz. Bu da sizin diğerlerinden sehven izole olmanız ve bağlarınızın kopması anlamına gelebilir.

Bankta konuşan iki kadın

Bu, sürekli birbirini dikkate almayan oldukça sosyal insanların büyük kentlere doluşmasını açıklayabilir. Kentlerde park banklarında yabancılar yanyana oturup telefonlarına bakarken kentin sokaklarında gülümsemeden ve kimseye merhaba demeden yürürler.

Bu tür tavırlar sadece toplu taşımada değil hayatımızın pek çok alanında geçerli.

Küçük nezaketlerde bulunmayı, teşekkür notları göndermeyi ve iltifat etmeyi düşünen kişiler karşılarındakinin daha az memnun olacağını düşünebiliyor.

Ancak bunun olumlu yanlarını hafife alan kişiler kendi ve çevremizdekilerin iyiliği için temasın önemini fark edemiyorlar.

Araştırmalarımız gördüğünüz her insanla konuşun ve size yaklaşan herkese açık olun demiyor.

Bu sadece, bir dahaki sefere bir yabancıya yardım etmek ya da konuşmak istediğinizde karşınızdakinin tepkisinden endişe duymayın demek.

Çalışmamız gösteriyor ki bu temas hem size hem karşınızdakini tahmin ettiğinizden daha mutlu ve yakın hissettirebilir.

HABERİ PAYLAŞ
ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X