1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. `Yıpratmalarına izin vermeyiz`
`Yıpratmalarına izin vermeyiz`

`Yıpratmalarına izin vermeyiz`

Başbakan Davutoğlu, "Milletin iradesiyle gelmiş Cumhurbaşkanımızı yıpratmaya çalışıyorlar. Ne Cumhurbaşkanımızın ne de Cumhurbaşkanlığı makamının yıpratılmasına izin vermeyiz" dedi.

A+A-
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Porsuk Spor Salonu'nda yapılan Eskişehir 5. Olağan Kongresi'ndeki konuşma yaptı.
 
"Cihan imparatorluğunun tohumlarını bu topraklara atanlara" selam vererek konuşmasına başlayan Davutoğlu, latifeyi öğreten Nasreddin Hoca'ya, güzel Türkçe'yi maneviyatla buluşturan Yunus Emre'ye, demokrasinin ilk mitingini Eskişehir'de gerçekleştiren merhum Adnan Menderes ile şehadet şerbetini içen Hasan Polatkan'a selamlarını iletti. Başbakan Davutoğlu'na salondakiler alkışlarla karşılık verdi.
 
Salondakilerin "Dik dur eğilme kayınçolar seninle" sloganlarına Davutoğlu, "Kayınçolara, değerli baldızlarıma, kardeşlerime selam olsun. Biz Eskişehir'den gelin aldık ama Eskişehir'e gönül verdik" diye konuştu. Davutoğlu, Yunus Emre Caddesi'nden geçerken, gelin almak için geldiği günkü gibi kalbinin kıpır kıpır olduğunu belirtti.
 
Arif Nihat Asya'nın Eskişehir'den milletvekili olduğunu hatırlatan Davutoğlu, "Bayrak aşkıyla dolu bir gençlik varsa bu milletin geleceği parlaktır" dedi.
 
Her şehrin kendisine ilham verdiğini, her şehirden bir şeyler aldıklarını dile getiren Başbakan Davutoğlu, Eskişehir'i demokrasinin beşiği topraklar olarak nitelendirdi.
 
Eskişehir'in kültürün, maneviyatın, ilmin ve insanın harmanlandığı bir şehir olduğunu anlatan Davutoğlu, "Eskişehir yiğitlerin harman olduğu bir şehirdir" ifadesini kullandı.
 
Parti olarak siyaset felsefelerinin temelinde milletin ve devletin sürekliliğinin yer aldığını belirten Başbakan Davutoğlu, bunların içinde Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet, istiklal ve demokrasi çizgisinin bulunduğunu söyledi. "Biz bu çizgisinin sahipçisi, emanetçisi olmakla gurur duyuyoruz" diyen Davutoğlu, Selçuklu'nun, Osmanlı'nın, istiklal ve demokrasi şehitlerinin emanetlerinin omuzlarında olduğunu kaydetti.
 
Gönüllerinden ve zihinlerinden bu emanet şuurunu terk etmeyeceklerini bildiren Davutoğlu, salondakilere "Kim ne derse desin kim nasıl tarihimize meydan okursa okusun, tarihimize, Cumhuriyetimize, demokrasimize sahip çıkmaya hazır mısınız" diye sordu. Salondakiler "Evet" dedikten sonra tekbirlerle Başbakan Davutoğlu'na karşılık verdi.
 
Bu emaneti aldıklarında yurdun her köşesindeki vatandaşlarla bir araya geldiklerini anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:
 
"Tarihi sürekliliğin bu çizgisini takip etmeye çalıştık. Bir, tarihimiz birdir parçalanamaz bölünemez. Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet ve demokrasi bir bütündür, ayrılamaz parçalanamaz. Bunu kime söylüyorum? Üç gündür 'Osmanlıca ders olarak okutulsun' denildi diye Milli Eğitim Şurası'nda neredeyse mezar taşlarına hakaret etmeye varanlara söylüyorum. Osmanlıca, zaten sosyal bilimlerde mecbur diğerlerinde seçmeliydi. Sadece diğer bölümlerde de seçme hakkı genişletilsin denildi diye Osmanlıca aleyhine bir kampanya yürütülüyor. Birisi diyor ki: CHP Grup Başkanvekili, 'Ne yapacaklar, bize mezar taşlarını mı okutacaklar?' Biz de diyoruz ki: O mezar taşlarını senin küçük gördüğün, tahkir ettiğin o mezar taşları bu toprağın tapularıdır, o tapulara sahip çıkacağız. Şeyh Edebali'nin mezar taşına da her bir Osmanlı'nın mezar taşına da sahip çıkacağız."
 
Atatürk'ün kurduğu CHP'nin mensubu bunu söylüyor
 
Salondakilerin "Vur vur inlesin Kemal dinlesin" denilmesi üzerine "Dinleyecekler" diyen Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:
 
"Balkanlarda bizim mirasımızı tahrip etmek isteyen komünist rejimler önce mezar taşlarını yıktılar. Çünkü biliyorlardı ki o mezar taşları tapu mührü gibi orada durdukça imanımız, tarihimiz de orada olacaktı. Şimdi ona soruyorum: mezar taşlarından bile çekiniyorsunuz. Bu toprağın üstündekilere saygınız yok altındakilere da saygınız yok. Ama biz bu toprakların üzerindeki milli iradeyi de yaşatacağız o aziz şehitlerimizin mirasına da sahip çıkacağız. Bir kez daha söylüyorum: bir utançtır, hepimiz için bir utançtır, yeni yetişen neslin dedelerinin mezar taşlarını dahi okuyamaması herkes için bir utançtır. Biz istiyoruz ki dedelerinin mezar taşını okuyabilen nesiller gelsin. Aynı bilgisayar çağını yakalayabilen nesiller gibi. Bunu Atatürk'ün kurduğu CHP'nin mensubu bunu söylüyor. Atatürk'ün nutku da Osmanlıcaydı. Eğer onu okuyamıyorsan nasıl bir mirasa sahip çıkacaksın?"
 
Dedelerinin mezar taşlarını okuyabilsinler
 
Davutoğlu, yeni yetişen neslin, dedelerinin mezar taşını okuyamamasının "herkes için utanç" olduğunu, bilgisayar çağını yakalayabilen nesiller gibi, dedelerinin mezar taşını da okuyabilen nesillerin gelmesini istediklerini belirtti.
 
"Bunu söyleyen de Atatürk'ün kurduğu CHP mensubu olduğunu söylüyor. Atatürk'ün nutku da Osmanlıcaydı, eğer onu okuyamıyorsan nasıl bir mirasa sahip çıkacaksın" diyen Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da din dersleriyle ilgili bir teklif sebebiyle "Bizi orta çağlara götürecek" dediğini ifade etti. Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Ey Kılıçdaroğlu orta çağlar Avrupa'da karanlıktı, bizim orta çağlarımız vahiyle müjdelenmişti. Git orta çağları Avrupa'da tenkit et. Bu topraklarda hicretin ve insanlık onurunun sembolü olan yüzyıllara, asrısaadete kimse Orta Çağ diyemez, dedirtmeyiz. O, cahiliyenin bittiği asrısaadetti. İşte aramızdaki fark bu. Onlar çağdaşlık adına geçmişe hakaret etmeyi bile mazur görürken, bunu yaparken, biz Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet, demokrasi çizgisinde Cumhuriyetin yüzüncü yılına, fethin 550'nci yılına ve Malazgirt'in bininci yılına yürüyoruz."
 
Fitne çıkarmaya çalışanlara karşı göğsümüzü siper edeceğiz
 
Kongre takviminin, bir doğu bir batı ili olarak planlanmasını istediğini anımsatan Davutoğlu, ziyaretleriyle doğu ile batıyı ilmik ilmik bağladıklarını anlattı. Van'dan Eskişehir'e kucak dolusu selamlar getirdiğini aktaran Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
 
"Biz, doğudan batıya, kuzeyden güneye selam, muhabbet, aşk taşırız. İstikbal ve istiklal taşırız. Feqiye Teyran'dan Yunus Emre'ye selam getirdik. Feqiye Teyran ile Yunus Emre, Seyyid Fehim Arvasi ile Şücaaddin Veli kardeştir. Onlar nasıl kardeşse Eskişehir ile Van, doğu ile batı, kuzey ile güney de kardeştir. Allah ve tarih şahit olsun, bu kardeşlik neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğiz. Fitne çıkarmaya çalışanlara karşı göğsümüzü siper edeceğiz. Nasıl tarihimiz bölünmezse vatanımız da bölünmez. Nasıl Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet ve demokrasi çizgisi bölünemezse Türkiye'nin doğusu ile batısı, kuzeyi ile güneyi, ortası ile kenarları bölünemez. Tarihimizin ve coğrafyamızın birliği ve beraberliği, vahdeti AK Parti kadrolarına emanettir. Sizler bu emaneti taşıyacaksınız."
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 2001'de yeni bir hareketin, 21'inci yüzyılın hareketinin başladığını, tarihten kopmayan bu hareketin 12 yılda, Osmanlı Devleti'nin tohumlarının atıldığı gibi bir çınar misali büyüdüğünü dile getiren Davutoğlu, "Baktılar ki bu hareket büyüdükçe sadece vatan topraklarını değil, Filistin'den Somali'ye, Saraybosna'dan Myanmar'a, Orhun Anıtları'ndan Afrika içlerine kadar bütün dost, gönül coğrafyasına kanat geriyor, birileri tuzak kurmaya başladı" diye konuştu.
 
AK Parti kadroları milli iradeye sahip çıkmıştır
 
Gezi provokasyonlarıyla AK Parti'nin, hükümetin ve Türkiye'nin istikrarsızlığa götürülmeye çalışıldığını, milletin bu provokasyonlara milyonların meydana çıkmasıyla "dur" dediğini, ardından 17-25 Aralık provokasyonlarının yaşandığını ifade eden Davutoğlu, 30 Mart'ta tüm Türkiye'nin verdiği güçlü destekle buna da "dur" dendiğini söyledi.
 
Davutoğlu, "10 Ağustos'ta ilk defa halkımız doğrudan reyleriyle cumhurbaşkanı seçti, bu sefer başka manipülasyonlara yöneldiler. 6-7 Ekim Kobani olaylarını bahane ettiler. Bütün bu çizgide, sarsamadıkları bir şey var, o da AK Parti kadrolarının iradesi. AK Parti kadroları, milli iradeye sahip çıkmıştır, çıkmaya devam edecektir" ifadesini kullandı.
 
Başbakan ve genel başkan olarak, emaneti devralır almaz, Anadolu'yu adım adım gezmeye başladıklarını kaydeden Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Her yerde aynı mesajı veriyoruz: milli irade sahipsiz değildir. Tarihimiz ve coğrafyamız sahipsiz değildir. Tarihimizin, vatanımızın ve milli iradenin sahibi AK Parti'dir. Türkiye'nin her yerinde al bayrakları dalgalandıran AK Parti'dir. Aramızdaki fark bu, bu al bayrak ve AK Parti bayrağı bu sabah Van'da dalgalanıyordu, şimdi Eskişehir'de. Yurdumuzun her köşesinde. Peki, diğer parti bayrakları her yerde dalgalanabiliyor mu? Her yere gidip oradaki vatandaşlarımızla buluşabilen başka bir parti var mı? Birisi sadece doğuda, güneydoğuda konuşur, birisi sadece Orta Anadolu'da konuşur, birisi kıyılarda, sahillerde konuşur. Türkiye'nin her yerinde konuşabilen yegane parti, AK Parti. Türkiye'nin her yerinde al bayrağı, AK Parti bayrağıyla dalgalandıran yegane parti AK Parti. İşte milletimizin bekası AK Parti'nin gayretiyle artık özdeşleşmiştir, bir bütündür ve bu bütün ilelebet korunacaktır."
 
Salondakilerin "Başbakan Ahmet, vatan sana emanet" tezahüratları üzerine Davutoğlu, "Vatan hepimize emanet. Bu baş bu gövde üzerinde durdukça, bu emanete sahip çıkacağız. Hasan Polatkan, Adnan Menderes nasıl sahip çıktıysa sahip çıkacağız" dedi.
 
Davutoğlu, bir taraftan Kuvayımilliye ruhuyla Çözüm Süreci'ni aynı istikamette birleştirip milli birlik ve beraberlik derken diğer taraftan büyük ekonomik hamleler içine girdiklerini belirtti. Davutoğlu, "Şunu özellikle Eskişehir, Türkiye'de ekonomimizin de önemli ve omurga şehirlerinden olan Eskişehir bilir ki bir ülkede siyasi istikrar varsa ekonomik istikrar da olur. Eğer bir ülkede siyasi istikrar bozulursa ekonomide de istikrar kalmaz. Ekonomide istikrar bozulursa siyasi istikrar kalmaz. İşte onun için son 1,5 yıldır Türkiye'yi istikrarsızlığa götürmeye çalıştılar" diye konuştu.
 
AK Parti iradesinin karşısına tek tek gelemeyenlerin toplanıp hep beraber çatı aday çıkardığını anlatan Davutoğlu, milletin de bunlara, "Çatı adayı falan anlamayız. Biz sadece temele bakarız. Temelde, tarihimizle vatanımızla buluşan aday kimse onu seçeriz" dediğini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı onurla bu göreve getirdiğini ifade etti.
 
Çeşitli tartışmalarla yüce makama milletin oylarıyla gelen Cumhurbaşkanının yıpratılmaya çalışıldığını kaydeden Davutoğlu, "Buradan söylüyorum: Ne cumhurbaşkanımızın ne de cumhurbaşkanlığı makamının yıpratılmasına izin vermeyiz" ifadesini kullandı.
 
Davutoğlu, şöyle devam etti:
 
"Merak etmeyin, inşallah 2015'te bir ders daha alacaklar. Bakın şimdiden koalisyon arayışlarına başladılar. Kılıçdaroğlu, hasbelkader gittiği Diyarbakır'da '24 saat uzundur' diyerek HDP ile koalisyon ihtimali olabilir anlamında cevaplar verdi. Baktılar ki tek tek karşımıza çıkamıyorlar yavaş yavaş birbirine yaklaşıyorlar. Milliyetçi Hareket Partisi, evet onlar da dinleyecek. Bir baktık Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet Halk Partisinden daha çok tek parti mirasına sahip çıkmaya başladı. Tek parti dönemine vuruyoruz, tenkit ediyoruz, zulümlerini zikrediyoruz, Cumhuriyet Halk Partisinden önce MHP cevap veriyor.
 
Gördüğünüz gibi yeni koalisyon arayışları var. Arkasında da bütün bu arayışları yurtdışından yönetmeye çalışan Pensilvanya var. 30 Mart öncesinde söylediğimiz gibi bu yapılar, bu paralel yapılar Kılıçdaroğlu'nun eline birtakım bilgiler, güya belgeler veya fısıltılar veriyor Kılıçdaroğlu, Milli İstihbarat Teşkilatımıza çakıyor. Devlet kurumlarını yıpratmaya çalışıyor."
 
Hepiniz birlikte gelin
 
Muhalefete seslenen Davutoğlu, "Tek tek gelmeyin. Hepiniz birlikte gelin. Hepiniz birlikte gelseniz de hepinize demokrasi dersi vermeye hazırız. Allah ve millet bizim yanımızdaysa kim karşımızda olursa olsun fark etmez" diye konuştu.
 
Haziran 2015'teki seçimlerde bir kez daha demokrasi dersi vereceklerini dile getiren Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:
 
"İsterlerse toplanıp 7, 8, 10 parti bir araya gelsin. İsterse yurtdışındaki akıl hocaları, yurt içindeki işbirlikçileri hep beraber el ele versinler, AK Parti kadroları böyle dimdik ayaktayken ve millet yanımızdayken hepsini topluca yenmeye, onlara demokrasi dersi vermeye hazırız. Çünkü bizim yolumuz aşk yoludur, Yunus Emre'nin yoludur. Biz yorulma bilmeyiz. Biz gece ve gündüz bilmeyiz. Onlar Ankara'da nutuk atarken biz bütün vatanı karış karış dolaşırız. Onlar Ankara'da otururken biz Filisitin'de, Gazze'de yetimlerin göz yaşını sileriz. Miammar'da şehitlerimize sahip çıkarız. Kobani'de o güzelim çocukların ilaçlarını biz götürürüz. Saraybosna'da, Üsküp'te tek bir ecdat mirasından bir tek taş sökülse rüyamıza girer, o taşı biz düzeltiriz."
 
Dünya ekonomisinin lideriyiz
 
Türkiye'nin G-20 dönem başkanlığını aldığını anımsatan Davutoğlu, "Önümüzdeki 1 yıl sadece mazlum milletlerin sözcüsü olmayacağız, aynı zamanda gelişmiş 20 dünya ekonomisinin de liderliğini yapacağız. Hem mazlumların sahibiyiz hem dünya ekonomisinin lideriyiz" dedi.
 
Yükselen Türkiye'nin Eskişehir'de yükseleceğini söyleyen Davutoğlu, Eskişehir'in bugüne kadar aldığı büyük hizmetleri katlayarak almaya devam edeceğini bildirdi.
 
Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bakınız, Konyalı olarak da Eskişehirli olarak da şimdi Ankara'da bir başbakan, bir İstanbullu olarak gurur duyarak ifade ediyorum: son 4 yıl içinde önce Ankara-Eskişehir hızlı tren yolu açıldı. Başkentimizle cihan imparatorluğunun tohum mekanı buluştu. Sonra Eskişehir-Konya hattı açıldı. Benim doğduğum şehirle gelin aldığım şehir buluşmuş oldu. Sonra Eskişehir ile İstanbul hattı açıldı, aşık olduğumuz İstanbul ile gönlümüzün şehri Eskişehir buluştu. Eskişehir bütün bu buluşmaların odak noktası, merkezi oldu. Anadolu'daki ilk başkentimiz olan Konya, cihan imparatorluğunun başkenti İstanbul ve cumhuriyetimiz başkenti, küresel Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara, Eskişehir üzerinden buluştu. İşte Eskişehir, gönülleri buluşturduğun gibi başkentleri de buluşturuyorsun."
 
Eskişehirspor ile de gurur duyduklarını ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:
 
"İki sebeple Eskişehirspor'a özel muhabbetimiz var. Birisi 70'li yıllarda Anadolu'dan İstanbul'a giden herkes, ilk yükselen Anadolu kulübü olduğu için benim rahmetli babam da ben de Eskişehir'i tutardık. O Fethili Enderli takımı hala hatırlarım ve Avrupa kupalarındaki başarılarını da yakından takip ederdik. Sonra Eskişehir'in eniştesi olunca artık Eskişehirli olmak, Eskişehirsporlu olmak neredeyse farz oldu. Eskişehirsporluyuz."
 
Eskişehirspor için yapılan stadyuma da değinen Davutoğlu, 33 bin kişilik çağdaş, Eskişehirspor'a layık bir stat yapıldığını, stadın yeni yerine taşınacağını söyledi. Ahmet Davutoğlu, stadın yerinin ise Türk Dünyası Meydanı olacağını bildirdi. Davutoğlu, "Bütün bunları da sakın ola ki başka rivayetler çıkaranlar olur. Nedense merkezi hükümet bir şey yapsa birden hiç çorbada tuzu olmayanlar bile sahip çıkmaya kalkar. Tüm bu çalışmalar Türk Dünyası Kültür Başkenti fonundan yapıldı. Yani hükümetimizin Eskişehir'e armağanıdır" dedi.
 
Eskişehir'deki 56 dönümlük Türk Dünyası Meydanı'nın, Türkiye'nin en büyüğü olduğunu belirten Davutoğlu, Taksim'in 27, Kızılay'ın 36, Konak'ın 44 dönüm olduğunu kaydetti.
 
Bu vatan sahipsiz değildir
 
Eskişehir'e 125 milyon, Türkiye geneline ise 3,5 milyar fidan diktiklerini aktaran Davutoğlu, "Hani Taksim'de bazı ağaçlarımız taşınıyor diye, kesilme değil, yayalaştırma dolayısıyla bir mekandan diğerine taşınıyor diye oradaki hissiyatı istismar eden, onu tahrik edenler var ya, neredeyse Türkiye'yi kaosa sürüklemek isteyenler var ya duysunlar ve bilsinler ki biz Anadolu'daki ve Trakya'daki her bir fidanın bekçisiyiz, takipçisiyiz" diye konuştu.
 
Bu sırada, salonda "AK gençlik burada, çapulcular nerede?" sloganlarının atılması üzerine Davutoğlu, şu karşılığı verdi:
 
"AK gençlik sizden bir ricam var: Diğer genç arkadaşlarınıza bu yanlışı yapmış olsalar bile gidin ve o çapulculardan da AK gençlik çıkarın. Onlarla konuşun, dertleşin. Aynı vatanın gençleri olarak anlatın, davanızı anlatın. Kimseyi biz dışlamayacağız, herkese gideceğiz anlatacağız. Yunus Emre bıktı mı? Bıkmadı. Şeyh Edebali yoruldu mu? Yorulmadı. Kılıçaslan durdu mu? Durmadı. Hepsine ulaşacağız. Şücaattin Veli, Aziz Mahmut Hüdai Hazretleri gönül yıktı mı? Yıkmadı. Gönül yıkanlara dahi gönül yapmayı öğreteceğiz. Ama bir daha bu topraklarda ne Gezi olayında olduğu gibi çapulculara ne de 5-7 Ekim olaylarında olduğu gibi vandallara, şiddet yanlılarına bu meydanları bırakmayacağız. Bu vatan sahipsiz değildir.
 
Şimdi bütün bu tahrikleri yapanlar, Yalova'da asırlık yüzlerce çınarlar kesilip yerle bir edildiğinde sessiz kaldılar. Sükut ettiler. Çünkü onların derdi ağaç, fidan, çevre değildi. Onların derdi, Türkiye'deki istikrardı. Yalova Belediye Başkanı, Kılıçdaroğlu 'ağaç kesilmesine karşıyım' deyince, kendi belediye başkanı 'bu ağaçların kesileceğinden genel başkanın haberi var' dedi. Kılıçdaroğlu, eğer haberin vardı ise özür dile. Yalova'dan ve bütün Türkiye'den o ağaçların kesilmesi dolayısıyla özür dile. Eğer haberin yoksa senden habersiz bu katliamı yapan Yalova Belediye Başkanından hesap sor. Genel başkansan hesap sor. Bunların birbirinden haberi yok.
 
Eskişehir'de zafer bekliyoruz
 
Kılıçdaroğlu'nun "bana 4 yıl verin her şeyi düzelteyim" dediğini hatırlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:
 
"Senin bu halini gören millet, sana 4 yıl değil, 4 dakika bile emanet edebilir mi bu memleketi? Edemez, etmez. Bu millet, emaneti kime vereceğini çok iyi bilir. Türk Dünyası Kültür Başkenti 2013'te bitti, biz 2014'te devam ettirdik. Eskişehir hizmetlerden istifade etsin diye. Dede Korkut Kültür Parkı'nı yaptık. Ve daha nice hizmetler Eskişehir'e gelecek. Onun için bütün bu hizmetlerin devamı için, şimdi belki de tarihimizin en kritik seçimine gidiyoruz. 2015 Haziran'ına doğru yürürken AK Parti kadrolarının, saflarının dimdik ayakta olması lazım. Biz, bu dava emanetini AK Parti'de, Eskişehir'de sizlere veriyoruz aziz gençler, değerli AK Parti kadroları. Bu emaneti omuzlayacaksınız kardeşçe. Ve Eskişehir'de bu sefer gerçek anlamda bir zafer bekliyoruz."
 
Salondakilere, "2015 Haziran'ında inşallah Eskişehir'de, demokrasinin, Cumhuriyetin, Osmanlının beşiği olan Eskişehir'de bir destan yazmaya hazır mısınız" diye soran Davutoğlu, "Hazırız" cevabını aldı.
 
Partililerden, sokak sokak, köy köy, ev ev dolaşarak, her bir Eskişehirliye ulaşarak "artık zaman milli irade zamanıdır, AK Parti'nin yeni Türkiye şiarıyla yeni bir dönem başlamıştır" demelerini isteyen Davutoğlu, "Allah yolumuzu açık, menzilimizi hayreylesin" dedi.
 
Notlar
 
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ise konuşmasında, Başbakan Davutoğlu'na kente yapılan ve yapılacak eserlerde emeği ve katkılarından dolayı teşekkür etti. Bakan Avcı, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığının birlik içinde çalıştığını belirterek, kongrenin hayırlı olması temennisinde bulundu.
 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun konuşması, kongrenin yapıldığı Porsuk Spor Salonu dışına kurulan dev ekrandan da izlendi. Davutoğlu, salona gelmeden önce Eskişehir Kültür Derneği Mehteran Takımı tarafından spor salonu dışında konser verildi.
 
Başbakan Davutoğlu, salona gelişinde Türk bayrakları ile AK Parti bayrak ve flamalarıyla karşılandı. Salonu dolduranlar, Davutoğlu salona girdiğinde cep telefonlarının ışıklarını yakarak onu karşıladı. Salona girdikten sonra kürsüye çıkarak partilileri selamlayan Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu'na salondakiler sevgi gösterilerinde bulundu.
 
Davutoğlu'nun konuşması zaman zaman salondakilerin "Başbakan Ahmet dava sana emanet", "Türkiye seninle gurur duyuyor", "Eskişehir seninle gurur duyuyor", "Helal olsun sana" sloganlarıyla kesildi.
 
Kongrenin yapıldığı salon balonlarla süslenirken, "Sormuşlar nerelisin diye, daha evlenmedim demiş. Hoşgeldin memleketine enişte", "Bana öyle bir kadirşinaslık ver ki değil namerde merde bile muhtaç etme", "Sen bizim bilge ışığımız, yeni liderimizsin, Mevlana'nın emaneti, Yunus'un diyarında konuğumuzsun, hoşgeldin Başbakanımız" ile Mihalgazi Osmanlı Kadınları imzalı ve Başbakan Davutoğlu ile Sultan Abdülhamit'in fotoğraflarının bulunduğu "Padişahım, Sultanım Abdülhamid'im, emanetin artık emin ellerde, rahat uyuyabilirsin" yazılı pankartlar asıldı.
 
Kongreye Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Süleyman Soylu ve Beşir Atalay ile bölge milletvekilleri de katıldı.
 
Davutoğlu, konuşmasının ardından eşi Sare Davutoğlu ile salonu dolduranlara karanfil attı, tribünleri dolduranları selamladı.
 
Davutoğlu, Eskişehir Valiliğine ziyaret etti
 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Eskişehir Valiliğine ziyarette bulundu.
 
Davutoğlu, partisinin Porsuk Spor Salonu'ndaki Eskişehir 5. Olağan Kongresi'nin ardından Türk Dünyası Dede Korkut Parkı'na gitti.
 
"Sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdiğini" ifade eden Davutoğlu, burada yetkililerden bilgi aldı. Daha sonra Eskişehir Valiliğine geçen Davutoğlu'na yol boyunca vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
 
Vali Güngör Azim Tuna tarafından karşılanan Başbakan Davutoğlu, bir süre kaldığı Valilikten ayrıldı.
 
Başbakan Davutoğlu'na Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da eşlik etti.
 
12 yıllık iktidarımızda birçok ilklere imza attık
 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 12 yıllık iktidarları döneminde birçok konuda ilklere imza attıklarını belirterek, "Fakat bütün bu büyük devrimlerin, sağlıkta, eğitimde değişik alanlarda yaptığımız devrimler neticesinde esas gerçekleştirdiğimiz, gerçekleştirmekle gurur duyduğumuz ve hiçbir zaman da kaybedilmesini arzu etmediğimiz devrim, öz güven devrimidir. İnsanımızın kendisine, şehrine, ülkesine, diğer vatandaşlara, kaderdaşlarına güven duyması" dedi.
 
Davutoğlu, Eskişehir Ticaret Odasının Rixos Otel'de düzenlenen vergi rekortmenleri ödül töreninde, kentin 2023 hedefini çizen şehirlerden biri olduğunu belirtti.
 
Eskişehir Ticaret Odasının kentin lokomotif kurumlarından olduğunu dile getiren Davutoğlu, "Ama benim için Eskişehir Ticaret Odasının ayrı bir önemi var, şahsi bir geçmişim var. Benim nişanım Sare Hanım ile Eskişehir Ticaret Odası Salonu'nda yapılmıştı" diye konuştu.
 
Davutoğlu, her kentin vizyonu ve tarihi geçmişi açısından ayrı bir yeri olduğunu vurgulayarak, Eskişehir'i sembol değeri yüksek bir kent olarak niteledi.
 
Kentte kültürün harmanlandığını ifade eden Başbakan Davutoğlu, yurt genelindeki tüm insan dokusunun şehre yansıdığını söyledi.
 
"Büyük kültürel harman Eskişehir'de yaşamaya devam etsin"
 
Davutoğlu, Eskişehir'de kültürel mirasın önemli birikiminin bulunduğunu dikkati çekerek, "Türk Dünyası Kültür Başkenti" düşüncesi geldiğinde buna en uygun şehirlerden birinin Eskişehir'in olduğunu düşündüklerini ve bunu desteklediklerini anlattı.
 
Eskişehir'in Türk Dünyası Kültür Başkenti olması sebebiyle bu konudaki çalışmaların süreceğini kaydeden Davutoğlu, "İstiyoruz ki o büyük kültürel harman Eskişehir'de yaşamaya devam etsin, gelecek nesillere en iyi şekilde aktarılsın" diye konuştu.
 
Eskişehir'in istiklalin şehri olduğunu kaydeden Davutoğlu, "İstiklalimize emeği geçen herkes bizim bu anlamda mirasını devraldığımız o köklü tarihin en onurlu temsilcileridir" ifadesini kullandı.
 
Şehit ailelerine saygılarını ileten Davutoğlu, "Şehitlerimizin emaneti olan Cumhuriyetimizi de inşallah 100. yılında dünyada hak ettiği onurlu yere getirmeye kararlıyız" dedi.
 
Öz güzen devrimi
 
Ahmet Davutoğlu, tarihi birikim üzerinde geleceği inşa etmenin önemine değinerek, demokrasi çığırını Eskişehir'de başlatan Adnan Menderes ile Hasan Polatkan'ı rahmetle andı. Davutoğlu, "Bizler milli iradeyi temsil eden meşru iktidarlar isek ve bunun temeli demokrasi ise Hasan Polatkan'ın, Eskişehirli o yiğit insanın bunda büyük katkısı vardır" görüşünü bildirdi.
 
Türkiye'nin G-20 dönem başkanlığını üstlendiğini hatırlatan Davutoğlu, şunları söyledi:
 
"Bizim 12 yıllık iktidarımız döneminde birçok konuda ilklere imza atıldı. Sağlıkta eğitimde detaylarını vermeye bile gerek yok herkesin günlük hayatında bunlar var. En azından şunu söyleyebiliriz: 2001'de IMF'den borç için sıra bekleyen ve bir IMF memurunun talimatlarıyla ekonomisi şekillenen bir ülke olmaktan IMF'ye borcunu ödeyen bunun yanında 5 milyar dolar borç verebilen ve şu anda da IMF icra direktörlerinden birinin koltuğunda da eski hazine müsteşarımızın oturduğu bir ülke konumuna gelmek bile yeterli ipucu verebilir. Fakat bütün bu büyük devrimlerin, sağlıkta, eğitimde değişik alanlarda yaptığımız devrimler neticesinde esas gerçekleştirdiğimiz, gerçekleştirmekle gurur duyduğumuz ve hiçbir zaman da kaybedilmesini arzu etmediğimiz devrim öz güven devrimidir. İnsanımızın kendisine, şehrine, ülkesine, diğer vatandaşlara, kaderdaşlarına güven duyması."
 
"Ankara'da oturarak ekonomiye yön verme devri bitti"
 
Davutoğlu, bütün ülkeyi ilmik ilmik dokuyarak sahip olunan demokrasi ve ekonomik perspektifi pekiştirmeye, halka mal etmeye çalıştıklarını kaydetti.
 
Siyasi istikrarın olmadığı yerde ekonomik istikrarın, ekonomik istikrarın olmadığı yerde siyasi istikrarın süremeyeceğini bildiren Davutoğlu, "90'lı yıllarda dünya ekonomisi büyürken ve genelde bir demokrasi yönünde trend varken Türkiye ekonomisi küçüldü ve Türk demokrasisi ciddi darbeler aldı. 2000'li yıllarda ise aksine dünya ekonomisi daralırken Türk ekonomisi büyüdü, Türk demokrasisi dünyada otoriterleşme eğilimi artarken derinleşti. Bunun kıymetini bilmek durumundayız. Bunun kıymetini bilirsek yerelden ulusala, ulusaldan küresele geçen her aktivitede ölçeğimizi büyütürüz" değerlendirmesini yaptı.
 
Davutoğlu, Eskişehirli işadamlarının üretken ve girişim kabiliyeti yüksek bir topluluk olduğunu söyleyerek "Beklediğimiz temel şey: ölçeğinizi yüksek tutun. Siz ölçeğinizi yüksek tutarsanız Eskişehir güçlenir. Eskişehir ve diğer şehirlerimizde ölçekler büyürse Türkiye'nin ölçeği de büyür. Ankara'da oturarak planlar, projeler çizerek ekonomiye yön verme devri bitti. Her bir şehirde bu toplantılarla yeni perspektifler çizmek durumundayız" diye konuştu.
 
Başkentleri birleştiren şehir
 
Her gittiği ilde mutlaka işadamları ve sivil toplum örgütleriyle bir araya gelerek o ile biçilen geleceği paylaşmaya çalıştığını bildiren Davutoğlu, Eskişehir'e ilişkin, "Nasıl ülkeleri belirleyen temel faktör coğrafyaysa şehirleri de en çok etkileyen unsur coğrafyasıdır, mekanıdır. Eskişehir öyle bir coğrafyada kurulmuş ki bir şehrin gelişmesi için her şey var" ifadesini kullandı.
 
Anadolu'nun giriş kapısı Van'a Babüsselam dendiğini anımsatan Davutoğlu, bazı şehirlerin de kavşak şehirler niteliğiyle bütün merkezleri ve kapıları birbirine bağladığına işaret etti.
 
Davutoğlu, şöyle devam etti:
 
"Onlara ulaştığınızda diğer yerlere hatlarla bağlanır. Gururla ifade ediyorum özellikle yüksek hızlı trenin makası, harmanı eğer bütün tren hatlarını orta noktası bulunacaksa o Eskişehir'dir. Türkiye'nin, ulu topraklardaki milletimizin ilk başkenti Konya'dır. Osmanlı'nın başkenti İstanbul'dur. Cumhuriyetimizin başkenti Ankara'dır. Eskişehir bu üç başkenti birleştiren, başkentleri birleştiren şehirdir. Benim açımdan da doğduğum şehri yaşadığım ve aşık olduğum İstanbul'a ve bugün milli sorumlulukla görevi birleştiren, tabii gönlümün de birleştiği şehirdir. O bakımdan, Eskişehir'in neye ihtiyacı varsa hep birlikte bunu gerçekleştirmeye kararlıyız."
 
Eskişehir'in 2071 perspektifi
 
Bütün şehirlere her türlü hizmet götürmenin asli görevi olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şunları dedi:
 
"Tabii seçimlerde kampanyalarda her bir vatandaşımızın kalbine girmeye, ona hitap etmeye çalışırız şimdi 2015 seçimleri öncesinde de bunu yapacağız. Her bir Eskişehirlinin kalbine girmeye çalışacağız ama seçim bittikten sonra ister bize oy versin ister vermesin, bütün şehirler bizim şehirlerimizdir, bütün vatandaşlarımız hizmet etmekten onur duyduğumuz eşit vatandaşlarımızdır."
 
Başbakan Davutoğlu, Eskişehir'in kavşak şehir karakteristiğini geliştirmeye devam edeceklerini bildirerek, kentin ulaşım ağına dikkati çekti.
 
Davutoğlu şunları belirtti:
 
"Bu noktada ulaşım Eskişehir'in kaderini etkileyen bir yapı. Ben 20 sene, 30 sene sonrasını, cumhuriyetimizin 100. yılında Eskişehir'i perspektif olarak zihnimizde canlandırabiliriz ama daha ötesini, 2053'ü, 2071'i düşündüğümüzde, zamanla bu şehirler neredeyse saat ölçeğinde birbirine yakınlaşacak. Şimdi bile iki saate indi bu şehirlere uzaklıkları ve Eskişehir bütün bu dinamizmin aktığı şehir haline gelecek. Kendimizi buna hazırlamalıyız. İstanbul ve Marmara'nın büyük ekonomik potansiyeli, Konya'nın çok derin coğrafyası ve Ankara'nın başşehir olma nitelikleri Eskişehir'in Türkiye içindeki konumunu dönüştürecek. O bakımdan, bütün Eskişehirli hemşehrilerimizin gelecek perspektifine bakarken bunları değerlendirmesinde büyük fayda var. Yeni projelerle güçlendirerek Eskişehir'in bu karakteristiğini muhafaza etmeliyiz."
 
"Üçüncü üniversite talebini getirin"
 
Eskişehir'in 2002 yılında 90 kilometre olan bölünmüş yolunun 304 kilometreye çıkarıldığını anımsatan Davutoğlu, kentin 828 milyon dolar ihracata ulaştığını değinerek, "Yeterli mi? Değil fakat bu Türkiye İhracatçılar Meclisinin rakamları. Eskişehir mahreçli, muhtemelen merkezi başka yerde olan şirketlerin katkılarına bakıldığında bu 2 milyar 200 milyon dolar civarında. Benim verilen rakamlar dışına çıkarak yaptığım kısmi tespitler en az 2 milyar dolarlık ama bu dahi az çünkü bu imkanlarla Eskişehir'in daha büyük hedeflere yürümesi mümkün" görüşünü bildirdi.
 
Ahmet Davutoğlu, Eskişehir'deki Osmangazi ve Anadolu üniversitelerinde kendi dönemlerinde kurulan fakülte, enstitü, yüksekokul ve araştırma merkezlerini sayarak, bundan heyecan duyduğunu kaydetti.
 
Bunlara baktığında Eskişehir'in insan dokusunu zenginleştirecek güçlü bir altyapıya sahip olduğunu belirten Davutoğlu, "Üçüncü üniversite talebini de siz hazırlayın getirin, hep beraber bakarız inşallah" ifadesini kullandı.
 
Davutoğlu, Eskişehir'in kültürel harmanın muhafazası anlamında da çok önemli değişim geçirdiğini hatırlatarak, Odunpazarı'nın hayatiyetini sürdürmesini de takdir ettiğini söyledi.
 
Davutoğlu, son yıllarda Eskişehir'e Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 126 milyon fidan dikildiğini bildirerek, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin engellemesi için iklim geçişlerinin yaşandığı şehirlerin korunma altına alınması gerektiğini ifade etti.
 
Eskişehir gibi bir yanı geniş diğer yanı ise dar orman alanlarına sahip illerin orman kapasitesinin artmasının ülkenin çevre politikaları açısından elzem olduğunu dile getiren Davutoğlu, şehre dikilen 126 milyon fidanın ağaç haline geldiği günleri görmeyi arzu ettiklerini ifade etti.
 
Milli birliğin sembol şehirleri arasında Eskişehir'i de saydığını anımsatan Davutoğlu, Eskişehir'de Selçuklu döneminde kalma yerli nüfusun, hem Balkanlar ve Kafkaslar'dan hem de Kırım'dan gelen Tatar nüfusla harmanlandığını, bunun da birliği ortaya koyduğunu anlattı.
 
Davutoğlu vergi rekortmenlerine ödüllerini verdi
 
Davutoğlu'nun konuşmasının ardından Eskişehir Ticaret Odası (ETO) tarafından 2012-2013 yılı gelir vergisi ve kurumlar vergisi rekortmenlerine ödüllerinin verilmesine geçildi. Törende 30 sanayici ve tüccar ile 30 şirket altın, gümüş ve bronz plaket aldı.
 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 2012 ve 2013 yılı gelir vergisi rekortmenleri ile 2012 ve 2013 yılı kurumlar vergisi rekortmenlerinin "altın plaket"lerini verdi.
 
2012 ve 2013 yıllarında en fazla ihracatı yapan 3 firmanın da ödüllendirildiği törende, 50 yıldan fazla ETO üyeliği bulunanlara plaket takdim edildi.
 
Törende diğer ödüller de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Süleyman Soylu ve Beşir Atalay ile diğer ilgiler tarafından verildi.
 
Törenin ardından Başbakan Davutoğlu, sivil toplum kuruluş temsilcileriyle basına kapalı gerçekleştirilen yemekte bir araya geldi.
Bu haber toplam 974 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.