1. YAZARLAR

  2. Dr. Mete Ekşioğlu

  3. 5 yıldır dökülen dil
Dr. Mete Ekşioğlu

Dr. Mete Ekşioğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

5 yıldır dökülen dil

A+A-

Kıymetli okurlarım. Obezite benim tez konum. Bu konuda mümkün olduğu kadar yurtiçi ve yurtdışı makaleleri okur, gerekli bilgileri hem sizlerle hem de muayeneye gelen hastalarımla paylaşırım. Bu bilgileri sizlere yıllardır hem bu köşemden hem de Olay TV ekranlarından sizlere ulaştırmama sebep olan Olay Medya’nın saygın sahibi ve tüm çalışanlarına içtenlikle teşekkür ediyorum. Bir kişinin bile bu bilgiler doğrultusunda yaşamına yön vermesi ve bu yolla sağlığına kavuşmasında öncelik o çalışanlarındır sonra benim.

Yıllarca obezite tedavisinde cerrahi metodların sanıldığı kadar yarar sağlamayacağını hep yazdım. Asla yararsız demiyorum ama asrın harika tedavisi olarak algılanan bu metodun gün gelecek düşünüldüğü gibi olmayacağını hep yazdım. Makalelerim arşiv tarandığında beni doğrulayacaktır.

Midesinin bir kısmını devre dışı bırakarak bir müddet kilo veren insan eğer bilinçaltını gerçek bilgiler ile dolduramadıysa sabahtan akşama kadar sıvı çikolata ile, şekerli içecekler ile yine kilo alacaktır. Midemizi yaratan zaten küçük yaratmış. Gel zaman git zaman bizler onu büyüterek kilo almışız. Küçülttüğümüz midemizin kas yapısı düz kaslardan ibarettir ve biz onu yine büyütebiliyoruz. Nitekim ABD’deki çalışmalar obezite ameliyatı geçiren kişilerin 2 yıl sonra % 80’inin tekrar kilo almaya ve eski durumlarına gelmeye başladıklarını bildiriyor.

Kabul etsek de etmesek de obezitenin neden meydana geldiğini bulmamız gerekiyor. Çocukluk çağında yaşanan bir travma, böbrek üstü bezi veya tiroid hastalıkları, psikolojik açlık, yeme davranış bozuklukları, ilaç veya hormon tedavileri, sık antibiyotik kullanımı, metabolik bazı hastalıklar, ağır metal veya plastik benzeri maddeler ile toksisite, yaşanılan çevre ve daha pek çok neden obeziteye sebep olabilir. Ama bizler yıllarca kibrit kutusu peynirlerin peşine takılıp kaldık. Oldu mu? Olmadı olmaz da. Çaresini söyleyeyim. Öncelikle hastayı karşınıza alacaksınız. İster ilkokulu bitirsin ister üniversiteyi farketmez. Okuma yazmayı yeni öğrenen bir çocuk gibi vücudu ve nasıl çalıştığını anlatacaksınız. Sonra gıdanın tanımını yapacak ve yediklerinin bu tanıma girip girmediğini kendisine soracaksınız. Tedaviyi birlikte gerçekleştirecek, bıkmadan her geldiğinde bazı temel ilkeleri birlikte konuşacaksınız.  Otokontrolü sağladığınızda bu iş ömür boyu sürüp gidecektir.

Örnek mi; Eve aldığınız yumurtanın gezen tavuk yumurtası olmasını çoğumuz istiyoruz. Sebebi de tavuğun genetik yapısına kazındığı üzere git börtü böcek ye, buğday ye, ot ye ve yumurtayı öyle yap ve aslına uygun olsun diyedir. Gerçekten bu yumurta sağlıklıdır. Bir genç kızımızda ayda bir yumurta yapmaya başladığında o da genetik yapısına kazındığı gibi beslenmelidir. Pizza ye, fast food ye, trans yağ veya GDO’lu gıda ye diye değil. Kaliteli yumurta veya sperm hücresi yapamayan çok sayıda gencimiz var. Bu nedenle tüp bebek merkezleri, doğurganlığa yardımcı olan merkezler giderek arttı.

Zaman beni hep haklı çıkartıyor. Müneccimliğimden değil, bilimsel gerçekler ile atalarımızın geleneksel yaşam tarzını büyük bir dikkatle takip ettiğim için. Kendi sayfama bir tarih notu daha düşüyorum. Obezite tedavisinde hastaya gerekli bilinci vermediğinizde, hasta ile arkadaş olmadığınızda midenizin tamamını da  aldırsanız hava cıva.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.