1. YAZARLAR

  2. Ahmet Emin Yılmaz

  3. Aday listelerinin gerçeği: Siyasi temsil çok değişti!
Ahmet Emin Yılmaz

Ahmet Emin Yılmaz

Yazarın Tüm Yazıları >

Aday listelerinin gerçeği: Siyasi temsil çok değişti!

A+A-

Gerek 1980 öncesi siyasi döneminde, gerek darbe sonrası 1983’te siyasi partilerin yeniden kuruldukları süreçte, yerel siyaset adına toplumsal tercihi belirleyen kriterlerin başında Bursalılık vardı.

Hatta…

Mikro anlamda Bursa milliyetçiliği tanımı bile yerel siyasetin öne çıkan söylemlerindendi. 2000’li yıllara kadar da böyle geldi.

Sonra…

Sanayileşmenin getirdiği yeni kentleşme Bursa’yı iç göçün cazibe merkezi haline getirdi.

Doğal olarak…

Yeni tablo nüfus hareketi bakımından, son dönemin moda terimiyle söylemek gerekirse demografik yapıda ciddi değişim ortaya çıkardı. Yani, kökenlere göre hemşeri yapıları genel kent nüfusu içindeki dengeleri değiştirdi.

Daha açık söylemek gerekirse…

Demografik yapı değişimiyle Bursa kökenli nüfus azaldığı için farklı kentlerin kimlikleri öne çıktı ve 2000’li yıllara kadar siyasi tercih kriteri olan Bursalılık geriledi.

Öyle ki…

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe iki yıl kadar önce “ailesinin 7 kuşak Bursalı olduğunu” söyleyince, kimi hemşeri derneklerinden “Bizi ötekileştiriyor” tepkisi gördü.

Nüfustaki değişimin, yani demografik yapı değişiminin en önemli işareti buydu.

Bugün geldiğimiz nokta siyasi partilerin aday listeleri ile kendini gösteriyor. Listeler hazırlanırken “kentin demografik yapısının göz önüne alındığı” söylemi değişimin ulaştığı noktayı göstermesi bakımından önemli.

Örneğin…

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin aday listesinde bu durum fazlasıyla belirgin.

Listeye baktığınızda, ilk 10 sıra içinde Bursa’nın yerlisi denilebilecek isim ne yazık ki görülemiyor.

Aday listesini hazırlarken demografik yapıya önem verenler Erzurumlu, Artvinli, Doğulu, Batı Trakyalı, Karadenizli dengesini önemsemişler, ama Bursa’nın kökü olabilecek temsili önemsememişler.

Elbette…

Bursa’da yaşayan herkes Bursalı” tezine katılıyoruz. Bu kentte yaşayan ve kendini bu kente ait gören herkes Bursalı ve bunu tartışmak kimsenin haddi değil.

Söylemek istediğimiz şu:

Madem demografik yapı siyasi temsilde bu kadar önemli kriter haline geldi, demografik temsil haritası önemsendi, kentin yerlisi de unutulmamalıydı.

Bu kentte hiç mi kökten Bursalı yok?

Şu da sorulabilir:

Yine AK Parti listesine bakıldığında, “çok iyi bir sıra” diye takdim edilen yerde, yani 11. sırada dağlı aday olarak Osman Mesten görülüyor. Bursa merkezindeki dağlı nüfus yoğunluğu, ön sıralardaki demografik temsillerin çok mu gerisinde?

 

Demografik kriter mi, temsil yeteneği mi?

 

Sorulması gereken asıl soru şu: Siyaset için demografik kriter temsil yeteneğinden neden daha önemli oldu?

Öyle ya…

Yerel seçimde Nilüfer Adayı olarak müthiş performans gösterip en zor bölgede AK Parti’nin sesini duyurmayı başaran… 7 Haziran için yapılan temayül yoklamasında en çok oyu aldığı halde listeye konmayan… Kişiliği ve özellikleriyle Bursa’da herkes tarafından sevilen Dr. Mustafa Esgin’in temsil yeteneği demografik kriterlerin çok mu gerisinde kalıyor?

Gerçi…

Başvuru yapmadığı halde listeye yazılması güzel bir jest oldu ama yerinin hakkı verilebilirdi.

 

Aday çıkaramayan Bulgaristan göçmenlerine çağrı

 

1985-1990 arasında Bulgaristan’dan zorunlu göç hareketi Bursa’da yerleşik nüfusu etkileyen en önemli değişim oldu. O süreçten beri de siyasi partiler aday listelerine Bulgaristan göçmeni aday koymayı önemsediler.

Bu kapsamda…

2011’de AK Parti Milletvekili seçilen Mustafa Öztürk son örnek oldu. 7 Haziran seçiminde AK Parti listesinin 10. sırasında Bulgaristan göçmeni kotasından Gürsel Dönmez vardı, ama Meclis’e gidemedi.

Bugün…

Demografik yapının temsiline önem verdiği ifade edilen AK Parti listesinde, Bursa’da yaşayan en büyük göçmen grubu olan Bulgaristan göçmeni yok.

Bu durumu…

Şu anda Başbakanlık Başdanışmanı ve Dış İlişkiler Başkanı olarak görev yapan Gürsel Dönmez’le konuşurken “Aslında göçmen camiasına en üst düzeyde adaylık teklifi yapıldı, ama geçerli gerekçeler olduğu için ısrar edilemedi” dedi.

Ardından…

Bal-Göç Genel Başkanı Yüksel Özkan Bey’in yoğun çabalarını ve iyi niyetini biliyorum” dedi ve göçmenlere çağrı yaptı:

Bulgaristan göçmenleri siyasi partilerin içinde pek yer almıyorlar. Oysa buralarda da etkili olmak gerekiyor. Hangi parti olursa olsun, görüşlerine uyan siyasi partiyle girmeli ve sorumluluk almalılar.”

 

Efendi Barutçu sordu: MHP’nin iktidar niyeti var mı?

 

Bursa’da belli bir yaşın üstündekiler tanırlar… Ef endi Barutçu bir dönem Bursa’daki Ülkücü hareketin lideriydi. 2002 genel seçiminde MHP Bursa’dan aday adayı oldu. Bir dönem de Türk Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı yaptı.

MHP’deki siyaset ve önümüzdeki seçimleri konuşurken, farklı değerlendirmeler yaptı. Sonra da 17 Eylül tarihli yazısını gönderdi.

Yazıda…

Siyasi partiler ne için kurulur?” diye sorup ekliyor:

İktidara gelmek, üç beş kişinin işe girmesi, üç beş kişinin şube müdürü olmasından ibaret değil.”

Ardından…

Peki MHP’nin iktidara gelmek gibi bir niyeti var mı?” sorusuna kendisi cevap veriyor:

2002 seçimlerinden bu tarafa MHP’nin böyle bir derdi olmadı. Bütün genel seçimlerden başarısızlıkla çıktı.”

Söylediği şu:

7 Haziran 2015 genel seçimlerinde de Milliyetçi Hareket Partisi başarısız oldu. Aynı akılla, aynı metotla devam ettiği takdirde 1 Kasım 2015’teki seçimde de yine başarısız olur.”

Çağrısı şu:

1 Kasım 2015 genel seçiminde sonuç ne olursa olsun Milliyetçi Hareket Partisinin saygıdeğer genel başkanı, Sayın Dr. Devlet Bahçeli bir kısım yöneticileriyle beraber yerlerini yeni, dinç ehliyetli ve liyakatli kadrolara devretmenin planlarını şimdiden yapmalı.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.