1. YAZARLAR

  2. Ahmet Emin Yılmaz

  3. AK Parti işte bu binada doğdu: Kuruluşun bilinmeyen öyküsü!
Ahmet Emin Yılmaz

Ahmet Emin Yılmaz

Yazarın Tüm Yazıları >

AK Parti işte bu binada doğdu: Kuruluşun bilinmeyen öyküsü!

A+A-

Makedonya’nın kuzeybatısında, Şar Dağları’nın eteklerine kurulu küçük bir şehir Kalkandelen, ya da ortak dildeki adıyla Tetova.

Hatta…

Üsküp’ten çıkıp Kalkandelen’e gelen yoldan bakıldığında karşınıza çıkan görüntü, İstanbul’dan gelişteki Bursa görüntüsü ile bire bir aynı.

Bu kentte…

Osmanlı’dan kalan ve Büyükşehir Belediyesi’nin eli değen tarihi eserler var. Bunlardan biri de Harabati Baba Tekkesi.4 dönüm alanı kapsayan büyük bir bahçenin içindeki tekkede çok sayıda bina var. Binalardan birini de Alevi-Bektaşiler ibadet için kullanıyorlar.

Osmanlı’dan kalan 500 yıllık dergâhın bahçesine girişte, hemen sol tarafta bulunan ve şimdilerde boş olan iki katlı bir bina var. O bina yakın geçmişte otel olarak kullanılıyordu.

Üstelik…

17 Haziran 2000’de çok özel konuklar ağırladı.

Gelen konuk…

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde okuduğu şiir nedeniyle cezaevine giren Recep Tayyip Erdoğan’dı. Cezaevinden çıktıktan sonra 28 arkadaşıyla birlikte Kalkandelen’e gelip Harabati Baba Tekkesi girişindeki otele yerleşen Erdoğan ve 28 arkadaşını davet edense, bugün Makedonya Anayasa Mahkemesi Üyesi olan Avukat Salih Murat’tı.

O günlerin öyküsünü Salih Murat’tan dinledik:

Tayyip Bey’le İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı zamanından tanışıyoruz. Cezaevindeyken kendisini ziyarete gittim ve çıktığında misafirimiz olması için davet ettim. O da geri çevirmedi ve geldi.”

Şöyle devam etti:

AK Parti’nin kuruluşu anlatılırken, ‘Bu partiyi Makedonya’da kurduk’ derler. Aynen gerçek. Tayyip ve arkadaşları burada 1 hafta kaldılar ve AK Parti’nin kuruluşunu Kalkandelen’deki otelde kararlaştırdılar.”

Şunu da ekledi:

Yalnızca Kalkandelen’de kalmadı elbette… Öteki şehirlerimizi de gezdi. Üsküp’e geldi, diğer şehirlerimize ve köylerimize gitti. Buralarda mitingler yaptı. Güzel diyaloglar kurdu.”

Şunu vurguladı:

Sayın Cumhurbaşkanımız zaten teorik olarak Rumeli’yi biliyordu. Fakat burada kaldığı 7 günde hem acımızı, hem mutluluğumuzu gördü. Kendisine hiç oy vermeyecek insanlarla tanıştı, fakat sevgiyle gönülleri fethetti.”

İnsanların Erdoğan’ı bağırlarına bastığını vurgulayan Makedonya Anayasa Mahkemesi Üyesi Salih Murat bir de anekdot aktardı:

Ayrılırken bana ‘Biz inşallah Türkiye’de iktidara geleceğiz, siz de Rumeli’de rahatlayacaksınız’ dedi. Gerçekten de öyle oldu, iktidara geldi ve biz burada rahatladık.”

 

Salih Murat: Türkiye bizim can devletimiz

 

Makedonya Anayasa Mahkemesi Üyesi Salih Murat sohbetimiz sırasında Üsküp’ten Türkiye’ye bakışı da anlattı.

Biz Evlad-ı Fatihanız, ta Fatihin emanetleriyiz” diyen Murat şunu özellikle vurguladı:

Biz hiçbir zaman Türkiye’ye kırılmadık. Aksine; ana devletten bir istedik, iki aldık. Türkiye bizim can devletimiz.”

Ardından…

Benim Türkiye’de oyum yok, malım-mülküm yok” dedi ve ekledi:

Üsküp’ü görüyorsunuz, adeta Anadolu kasabasına benzer. 100 yıldır çektiğimiz hasretin ardından en güzel çağımızı yaşıyoruz. Bunu Türkiye’ye borçluyuz. Ana devletimiz Rumeli’ye büyük hizmet veriyor.”

 

Üsküp’ün tarihi dokusunu Bursa değiştirdi

 

Osmanlı döneminde yapılmış 3 çarşı olarak Bursa, Üsküp ve Saraybosna çarşıları birbirine benzer. Üsküp’le Bursa arasında böyle bir bağ da var.

Makedonya Anayasa Mahkemesi Üyesi Salih Murat buna vurgu yaparak şunu söyledi:

Üsküp’ün tarihi dokusunu Bursa değiştirdi. Değiştiren de Recep Altepe, Mustafa Dündar ve diğer başkanlarımız. Gerçekten de, bize gelmemiş hayratınız yok. Ben buna şahidim.”

Şunun altını çizdi:

Üsküp’ün bu kadar güzel olmasının sebebi, Bursa’dan gelen yardımlar. Bu vesileyle Bursa halkına can-ı yürekten teşekkür ederim. Biz dualarımızı hep sizinle bitiriyoruz.”

 

Balkanlar’da bizsiz dünya kurmak istediler, kuramadılar

 

Kadir Gecesi, teravi namazı öncesi Üsküp’te kuş kafeslerinin konduğu bir yıkıntıyken restorasyonu ve çevre düzenlemesini Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı Arasta Camii’nin hemen karşısındaki çay bahçesinde Makedonya Anayasa Mahkemesi Üyesi Salih Murat’la sohbet ettik.

9 yıllığına bu göreve seçilen ilk Türk olan Murat sohbetimizde önemli bir noktaya parmak bastı:

Balkanlar'da bizsiz bir dünya kurmaya gayret ettiler, fakat kuramadılar.”

Sonra da…

Neler yaşandığını anlattı:

100 yıl bizi dışladılar. Çünkü insanlık mayası bizde. Bu maya bizim medeniyetimizden, kültürümüzden geliyor. Hoşgörü, diyalog, insan hakları ezelden beri bizim uyduğumuz şeyler.”

Bu noktada…

Tito dönemi Yugoslavya’sında yaşanan baskı ve dayatmalara karşı direnişi anımsattı:

1945’te bizim bütün işletmelerimize, mallarımıza, mülklerimize el kondu, dinen ve manen büyük darbeler vuruldu. Buna dur demek üzere de Üsküp’te Yücel Hareketi direnişe başladı.”

Şu bilgiyi aktardı:

Yücelci hareket 1945’te kuruldu. 1947’de Tito 100’ün üzerinde aydını tutukladı. Düzmece davayla 1948’de 4 büyük vatan evladını şehit ettiler, 100’ün üzerinde müebbet hapis verdiler.”

Şunu açıkladı:

Bu baskının asıl amacı, Türklere korku salıp 1953’te hazırlayacakları sürgündü. 1953-1960 arası 400 bin vatan evladı buradan, yani Rumeli’den Türkiye’ye göç etti, çoğunluğu Bursa’ya geldi. Hem de bir mendille, bohçayla adeta sürgün ettiler insanımızı.”

Bugünkü yaşamı şöyle özetledi:

Türkler çok dağınık olarak Makedonya’nın her yerinde yaşıyorlar. Onun için yeterince ulaşamıyoruz, entegre edemiyoruz.”

Ardından…

Türkiye’nin arkalarında durduğunu söyledi:

Türkiye devleti burada, TİKA burada. Abideler yapıyorlar. Diyanet’in personeli var. Türkiye’nin kurumları bizim için harıl harıl çalışıyorlar.”

 

Güçlü Türkiye, güçlü Rumeli demek!

 

Resmi rakamlara göre Makedonya’da 100 bin Türk var, fakat bu rakamı “yalancı sayı” gören Anayasa Mahkemesi Üyesi Salih Murat 2 milyon nüfusun yarısının Türk olduğunu düşünüyor.

Üsküp’ten bakınca içinden geçenler ise şunlar:

Bursa, gerçekten de Yahya Kemal’in dediği gibi Üsküp’ün devamı. Bizim birinci tercihimiz hep Türkiye oldu. Dualarımız Türkiye için. Çünkü, güçlü Türkiye’nin güçlü Rumeli demek olduğunu biliyoruz.”

İsteği şu:

Dünyanın güneşi hep Türkiye’nin üstünde olsun, bizler de onun gölgesiyle Balkanlar’da yaşayabiliriz.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.