1. HABERLER

  2. BURSA HABERLERİ

  3. 'Akıncı beyi gibi hissediyorum'
'Akıncı beyi gibi hissediyorum'

'Akıncı beyi gibi hissediyorum'

Ankara'da açılan dünyanın 5'inci büyük laboratuvarından duyduğu gurura vurgu yapan Güllüce, “'Dünyanın en büyük havaalanı yapıyoruz' dediğimde kendimi Viyana kapılarına dayanmış akıncı beyi gibi hissediyorum” dedi.

A+A-

SEYİT GÜNDOĞAN 

Uludağ Üniversitesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ve inşaat sektörü mercek altına alındığı İnşaat Zirvesi'ne, katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, önemli değerlendirmelerde bulundu. 

Prof. Dr. Mete Cengiz Salonu'nda gerçekleşen toplantıda; AKP Bursa Milletvekili Bedrettin Yıldırım, Vali Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek, İstanbul İnşaatçılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım ile sektör temsilcileri ve öğrenciler de hazır bulundu. 

“HER ŞEYİN YERLİ OLMASINI İSTERİM”

Mühendislik yapılardan kentsel dönüşüme, kadar bir çok konuya açıklık getiren Güllüce, üniversitelerin proje kalitesi konusunda çalışmasını isterken, bu alanda çok iyi olunmadığını söyledi. İnşaatçı ve müteahhitlerin projeye angarya, alın teriyle uğraşan mühendise, mimara, 'ona verilen para havaya gidiyor' diye baktığından yakınan Güllüce, “Her şeyin yerli olması ideolojimdir. Yerli müşavirliği güçlendirmek istiyoruz. El ele vererek, nasıl inşaat sektöründe dünya ikincisi olduysak, karşımızda Çin olmasına rağmen birinci olabiliriz diye düşünüyorum. Dünyanın 250 büyük firmasından 42'sinin Türk olması çok güzeldir. Her geçen gün sayısı da artacaktır. Dünyada diğer yaptığımız işlerin de, Türkiye'deki işlerin de müşavirliği konusunda kafa kafaya verip bu eksiğimizi giderelim” dedi.

“VİYANA KAPILARINDA AKINCI GİBİ HİSSETTİM”

Ankara'da açılışı yapılan Dioksin/Furan Analiz Laboratuvarı'nı hatırlatan Güllüce, “Oradaki mühendis arkadaşlarımız 'bundan dünyada 5 tane var' dedi. Ben müthiş gurur duydum. Yani dünyanın diye başlayan bir cümleyi düşünün. Böyle bir ülkenin bakanıyım diye düşündüm. Kendi adıma değil, ülkem adına, millet adına sevindim. Mesela, 'dünyanın en büyük havaalanını yapıyoruz' dediğimde kendimi Viyana kapılarında akıncı beyi gibi hissediyorum” diye konuştu.

“YEREL MİMARİDE ÇOK İYİ DEĞİLİZ”

Yerel mimari konusunda Türkiye'nin iyi olmadığına dikkat çeken Güllüce, “Latin Amerika ülkelerinde müthiş bir konut açığı var. Müteahhitlerimizin oralara gitmesi gerekiyor. Biz şu an dünyanın en ileri teknoloji ile haritalar yapıyoruz. 5-6 santim hatayla tüm Türkiye'nin kadastrosunu bitireceğiz. Bunun dışarıya açılmasını istiyorum. İş adamlarımızın hedefini biraz büyütmemiz lazım. Birkaç tane firma bir araya gelebilir. Bazı ülkelerde çok ciddi alt yapı sıkıntısı var. Kalkınma Bakanlığı'mızla birlikte müteahhitlerimize yol açmaya çalışıyoruz” dedi. 

“İNŞAATÇILARA KARŞI TUHAF BİR SALDIRI VAR”

Türkiye'nin Batı ile arasındaki açığı kapatmak için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini belirten Güllüce, son yıllarda 'betonlaşma' diye bir kavram kargaşası yaşandığını kaydetti. 

İnsanoğlunun son asırda bulduğu en güzel inşaat malzemelerinden birinin beton olduğunu kaydeden Güllüce, “İnşaatçılara karşı ' Türkiye'yi betonlaştırıyorlar' diye tuhaf bir saldırı var. Yani imar planı olan bir arsanın üzerine bina yapıyorlar, orada imar planında bir problem varsa onun suçlusu bakanlık, belediye ve vs.'dir ki öyle bir şey de yok. O zaman inşaatçı ne yapmış, neyi betonlaştırmış?” ifadelerini kullandı.

 

“TÜRKİYE'DE KONUT FAZLASI OLMAZ”

Türkiye'de konut fazlası olduğunu söyleyenlere seslenen Güllüce, şöyle devam etti: 

“Türkiye'de konut fazlası olmaz, pazarlama problemi olabilir. Eski çekirdek aile yapısından şimdi modern aile yapısına geçtik. Evlendiği gün yeni bir eve gidiyor. Bunun nasıl karşılanacağını da düşünmemiz lazım. Deprem kuşağındayız. Binalarımızın çok önemli bir kısmı, 6.5 milyon diyorlar, bence daha fazla. Böyle bir ülkede konut fazlası nasıl olur? Böylesine riskli yapısı da olan bir ülkedeyiz. Yabancıya daire satılınca, 'Türkiye satılıyor' diyorlar. Yok öyle bir şey, bakış açımızı değiştirmeliyiz. Almanya da bizim vatandaşlarımıza satış yaptı ama yerinde duruyor. Bir Fransız da gelsin bizden alsın. Daire aldı diye vatan bütünlüğümüz gidecekse biz ölelim.” 

“RANTSAL DÖNÜŞÜM DEMEK DOĞRU DEĞİL”

Kentsel dönüşüm çalışmalarının 'rantsal dönüşüm' diye sunulduğunu vurgulayan Bakan Güllüce, şunları söyledi: “Deprem deyince 6 harf söylüyorsunuz. O kadar değil. Ben 1999 depreminde yüzlerce ceset çıkardım. Psikolojim bozuldu, tedavi gördüm. Türkiye deprem kuşağındaysa, inşaat malzemeleri kalitesizse, burada rant var demektir. Deprem yok, binalar sağlam, inşaat malzemeleri çok iyi, mühendislikler iyi diyorsan, nereden çıktı kentsel döşünüm diyorsan, o zaman söyleyecek bir şeyim yok. İnternete bakın; o binaların nasıl göçtüğünü, karton kağıt gibi katlandığını görün. Çok komik bina tarzları var. Her bölgede örneği var. İstanbul'daki binaların 2 kata indirilmesi gerektiğini söyleyen mimarlar var. Bu bir temenni ise, romansa sıkıntı yok. Kız Kulesi'nin yanına oturup roman yazarsınız.” Güllüce, İmar Kanunu ile ilgili çok ciddi bir çalışmayla ilgili olarak  'cillop gibi' ifadesinin çok abartıldığını belirterek, otoparklarla ilgili devrimci bir yönetmelik düşündüklerini söyledi.  

“BİR TEK CARETTA'MIZIN BACAĞINA DÜNYALARI VERİRİZ”

Çevre bilincinin, Türklerin binlerce yıllık kültürünün bir parçası olduğunu belirten Güllüce, Türkiye'nin dünyaya zarar vermeden gelişebildiğini savundu. Türk sanayicisinin dünyayı kirletmeden kalkınabildiğini ifade eden Güllüce, “At nalının çivisini yapamayan, normal çiviyi yapamayandan bugün helikopter yapacak sanayi, teknoloji düzeyine gelmiştir ama dünyayı hiç kirletmemiştir. Oysa Batı'nın endüstrileşme tarihine baktığınızda hem uzun bir süre bütün dünyayı perişan etmişlerdir. Çevreci arkadaşlarım bu hassasiyeti bilsin; hem çevreyi koruyan hem de hızla kalkınan bir ülkeyiz. Bir tek caretta'mızın bacağına dünyaları veririz” şeklinde konuştu. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.