1. YAZARLAR

  2. Ahmet Emin Yılmaz

  3. Bu terör nasıl bitecek? İşte en farklı ve çarpıcı bakış!
Ahmet Emin Yılmaz

Ahmet Emin Yılmaz

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu terör nasıl bitecek? İşte en farklı ve çarpıcı bakış!

A+A-

Terör zaten acımasız bir yöntem. Buna son dönem toplumun arasına karışan canlı bombalar eklenince daha da acımasız hale geldi.

Üstelik...

Türkiye yalnızca bir terör örgütünün hedefinde değil. İki ayrı acımasız örgüt ile mücadele veriliyor. Kan durmuyor, acılar dinmiyor.

İşte...

Bu tabloyu Başbakanlık Başdanışmanı ve Dış İlişkiler Başkanı Dr. Gürsel Dönmez'e sorduk. Akademisyen kimliğiyle Avrupa'daki çeşitli üniversitelerde yıllardır konferanslar veren Dr. Dönmez de yine çok farklı bir bakış açısıyla çok çarpıcı bir tablo önümüze koydu.

Önce...

Geçmiş konuşmalarımızdaki "terörle mücadelemiz uzun sürecek" sözünü anımsattı ve teşhisi koydu:

"Komplike cerrahi müdahale gerektiren bir durumla karşı karşıyayız. Yapabilecek güçteyiz çok şükür, ancak kısa vadede tedavisi olmayan bir kanser türü ile uğraşıyoruz. Terör, tüm insanlığın kanser hastalığı."

Teröristleri "acınacak yaratıklar" olarak tanımladıktan sonra, "arka planına bakmak" gerektiğini vurguladı.

Sonra da...

Konunun üzerindeki örtünün ucunu kaldırdı:

"Açık ve net olan şu: Terör örgütlerinin arkasında dost görünümlü devletler içine çöreklenmiş emperyal çeteler var."

Akademik yaklaşımla özel bir tanım yaptı:

"Temel yöntem 'divide et impera' yani böl ve yönet olarak ortaya çıkıyor. Bu yöntemlerden biri, kendi düşmanını inşa ederek potansiyel muhalefeti daha doğmadan kontrol ve iğdiş etmektir."

Şunu ekledi:

"Bazen Frankeştayn yaratmak gibi ileri adımlar attıklarını da biliyoruz."

Bu noktada...

"PKK terörü ile DAİŞ terörüne bu açıdan bakmak gerek" deyip devam etti:

"İkisi de emperyal çetelerin taşeron örgütleri. Kanlı satrancın piyonu olmaktan başka rolleri yok."

Şunu vurguladı:

"PKK terörünü etnik eksende kurgulayan emperyal odak, dinsel eksende ise DAİŞ benzeri örgütleri imal edip piyasaya sürüyor. Birbirleri ve ülkemizle asimetrik savaş yöntemi terör üzerinden mücadele ediyorlar."

Terör saldırılarının çoğunlukla "taktik hamleler" olarak ortaya çıktığına dikkat çekip, bunları savuşturabilmek için bilinmesi gereken arka plana ışık tuttu:

"Türkiye kendi stratejisi ile yol alıyor. Elindekiyle yetinip pasif pozisyon alsa, belki Türkiye ile bu kadar uğraşmayacaklar. Ama pasif kalsak bizi çoktan birkaç parçaya bölmüş olurlardı."

Şunun altını çizdi:

"Türkiye diplomasi arenasının şamar oğlanı yapılabilecek bir ülke değil. Asla olmadı ve olmayacak."

 

İşte terörün arkasındaki "derin" yapı

 

Başbakanlık Başdanışmanı ve Dış İlişkiler Başkanı Dr. Gürsel Dönmez, canımızı yakan iki terör örgütünün arka planlarını da açıkladı:

"DAİŞ terör örgütünün kökeni El-Kaide. Bu örgütün metastaz yapmış hali olan DAEŞ yekpare yapı değil. İçindeki birçok fraksiyonla PKK gibi farklı patronlara hizmet veren taşeron bir cinayet örgütü."

Devam etti:

"El-Kaide Afganistan’da 1980’li yıllarda Amerika ile Rusya mücadelesinde inşa edildi. İnşa eden akıl da daha ötede bir yerde duruyor."

O yapıyı açıkladı:

"Onu WASP olarak tanıyoruz. Yani White, Anglo-Saxon, Protestant."

Yorumu şu:

"Açıkçası; derin Amerika ve derin İngiltere demek bu. Küresel sanayi kanadı WASP Çetesi bir tarafta, küresel finans baronları Siyonist-Evanjelik Çete öbür tarafta."

 

Dünya yeniden kurulurken teröre özel görev

 

Dünya genelinde "derinleşen bir kriz " olduğuna dikkat çeken Başbakanlık Başdanışmanı ve Dış İlişkiler Başkanı Dr. Gürsel Dönmez, yaşananları da "adeta 3. Dünya Savaşı" olarak yorumluyor.

Bakış açısı yine çok farklı:

"İngilizlerin AB’den ayrılması çok manidar. Atatürk Havalimanı'nda kendini patlatan yaratıklar kim tarafından kullanıldıklarını bilmiyorlar, bilemezler. Onları oraya yönlendiren alt kademe örgüt liderleri de neye alet olduklarını bilmiyorlar, bilemezler.

Ardından...

"Kanser hücrelerini yakmakla iş bitmiyor, işin köküne inmek gerekiyor" dedi ve umudu gösterdi:

"Hepsinin üstesinden gelebilecek kudretteyiz. Eninde sonunda sağlı sollu saldıran kanser hücrelerinin birbirini yok ettiği çok güzel günleri de göreceğiz."

 

Turistlerin çok beğendiği heykellere halk neden saldırdı?

 

Açıkça söylemek gerekirse... Gece çok iyi ışıklandırılmış bir meydanı adeta dolduran heykeller Üsküp kentin merkezinde Vardar Nehri'nin ötesinde bulunan Hıristiyan bölgesine apayrı bir güzellik ve ihtişam katıyor.

Ne var ki...

Aynı bölgeyi gündüz gezdiğinizde başka şeyler göze takılıyor.

Örneğin...

Heykellerin bazıları kırık dururken, bazılarının üstüne de boya sürünmüş. Bunun nedeni olarak karşımıza toplum tepkisi çıktı. Orada yaşayan dostlar, o tepkiyi şöyle anlattılar:

"Geçen yıl burada hükümetin yolsuzluk yaptığına inanan halk ayaklandı ve yolsuzluk nedeni gördüğü heykellere saldırdı. Kimini kırdılar, kimini boyadılar."

Söylediklerine göre...

Makedon hükümetinin heykellere fazla harcama yaptığına, bu yolla da yolsuzluk yapıldığına inanıldığı için halk sokaklara çıkıp heykellere saldırmış.

Turistlerin çok beğendikleri, altında fotoğraflar çektirdikleri ve özellikle geceleri etkileyici olan heykellerin yolsuzluk gerekçesi görülmesi de toplumsal bakışın farklı bir yansıması.

 

Destan yazan kadroda babasının oğlu yıldız: Mert Konuk

 

Final maçını önceki gece NTV Spor'da adeta nefesimizi tutarak izledik. Sonucu çok da önemsemedik. Çünkü, U17 olarak tanımlanan 17 Yaş Altı Dünya Basketbol Şampiyonası'nın final maçında Türkiye ile Amerika karşı karşıya geldi.

Bir gün önce İspanya gibi basketbolda ekol olmuş ülkeyi yarı finalde eleyen gençlerimiz final heyecanından olsa gerek Amerika karşısında etkili olamadılar, ama bu takımın ileride A milli seviyede çok büyük işler başaracağı umudu doğdu yüreğimizde.

Üstelik...

Bu harika kadroda babasının oğlu olarak yıldızlaşan bir de tanıdık var: Mert Konuk.

Yıllarca...

Tofaş'ın kaptanı olarak Atatürk Spor Salonu'nda izleyip alkışladığımız, geçen yıl da Bursaspor Basketbol Takımı Genel Menajerliği'ni üstlenen Murat Konuk'la Manolya Konuk'un çocukları olan Mert, final maçında sayı üretme gayretleriyle de U17 takımımızı ayakta tutmaya çalışan oyunculardan biriydi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.