1. YAZARLAR

  2. Mustafa Özdal

  3. CHP yöneticileri neden kurultay istemez
Mustafa Özdal

Mustafa Özdal

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP yöneticileri neden kurultay istemez

A+A-

CHP'de olağanüstü kurultay olasılığı gün geçtikçe azalıyor.

Hele Muharrem İnce, katıldığı son televizyon programında, kurultaya dair net ifadeler kullanmamasından sonra...

Yani değişimcilerin süngüsü tam anlamıyla düştü diyebiliriz.

***

Kurultay olasılığının zayıflamasının başat faktörü, yerel seçim arifesinde olmamız.

Partiyi olağanüstü kurultaya götürecek güç hangisi?

Delegeler.

Delegeleri harekete geçirecek güç hangisi?

Parti yöneticileri.

Peki yöneticilerin hatırı sayılır bölümünün amacı ne?

Belediye başkanı ve belediye meclis üyesi olmak.

O halde hedefinde adaylık olan yöneticiler, genel başkan değişimi gibi bir riski göze alırlar mı?

Almazlar elbette.

***

Diğer yanda 3 büyük kentte ibre çok açık bir şekilde Kılıçdaroğlu'nun lehinde.

Mesela İstanbul...

İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve 32 ilçe başkanı Kılıçdaroğlu'nun yanında olduklarını ilan ettiler.

Aziz Kocaoğlu'na rağmen İzmir de Kılıçdaroğlu'ndan yana saf tutmuş durumda.

Ankara için de benzer şeyler söyleyebilirim.

***

Tüm bunlar, olağanüstü kurultay için gerekli 651 imzanın toplanmasının çok zor olduğunu gösteriyor.

Zaten Kılıçdaroğlu muhalifleri de imza toplama işine henüz girişmiş değil.

Yani karar bile alınamadı bugüne dek.

 ***

 Peki tüm şartlar Kılıçdaroğlu'nun lehinde gözüküyorken, partide hiçbir  değişim olmayacak mı?

Kulislerde çok farklı senaryolar dillendiriliyor.

Ancak akla en yatkın olan iddia şu:

Kılıçdaroğlu, MYK'ı revize edecek yakın zamanda!

 ***

Kılıçdaroğlu'nun özellikle 3 ismi görevden alacağı öne sürülüyor.

Bülent Tezcan, Tuncay Özkan, Onursal Adıgüzel.

 ***

Bülent Tezcan, 24 Haziran gecesi kelimenin tam anlamıyla çuvalladı, kameraların karşısına geçip seçimin ikinci tura kalacağını söyleyerek.

Hangi veriyle, hangi bilgiyle, hangi donelerle?

 ***

24 Haziran gecesi Kılıçdaroğlu'nu zora sokan 2 isim daha vardı.

Tuncay Özkan ve Onursal Adıgüzel.

Çünkü bu iki genel başkan yardımcısı, o gece veri akışı sağlayacaktı CHP Genel Merkezi'ne.

Ancak 24 Haziran gecesi sağlıklı veriye sahip olamayan CHP Genel Merkezi, son derece çelişkili açıklamalarla büyük bir fiyaskonun altına imza attı.

Oysa sandıklar açıldıktan sadece birkaç saat sonra AK Parti Genel Merkezi'nde kutlamalar için düğmeye basılmıştı bile.

***

 Kılıçdaroğlu, bu 3 ismi görevden alarak hem o gecenin faturasını ödettirmeyi hem de bir nebze de olsa değişimcilerin gazını almayı planladığı, kulislerden süzülen haberler arasında.

CHP'nin seçim yenilgisini tek başına bu 3 isme ödettirmek, belki kısa vadede değişim isteğinin savuşturulmasını sağlayabilir.

Ancak CHP'nin hem liderlikten hem de yapısal sorunlardan kaynaklanan çok ciddi sıkıntıları var.

Ve sadece 3 ismi görevden almak CHP'nin hiçbir sorununu çözmez.

 

 Kocaoğlu'nun hedefinde de Özkan var

 

CHP'de değişimciler kervanına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da katılmış ve 24 Haziran'dan sonra şu açıklamayı yapmıştı:

“24 Haziran seçimleri, Cumhuriyet Halk Partisi'nde acil bir değişimi zorunlu hale getirmiştir. Kamuoyunun ve parti tabanının talebi de bu doğrultudadır. Söz konusu değişimin Sayın Genel Başkanımızın öncülüğünde gerçekleşmesi, partimize büyük güç katacaktır. Bu düşüncelerimi kamuoyuyla saygıyla paylaşıyorum.”

İlk bakışta bu açıklama, olağanüstü kurultay talebiymiş gibi algılanabilir.

Ancak, “değişimin Sayın Genel Başkanımızın öncülüğünde gerçekleşmesi” ifadesi, Kocaoğlu'nun Kılıçdaroğlu'na bir çağrısı olarak yorumlanabilir.

Daha açık ifadeyle Kocaoğlu, MYK'da revizyona git demek istiyor Kılıçdaroğlu'na.

Kocaoğlu'nun Tuncay Özkan ile ihtilaflı olduğu biliniyor.

Yani Kocaoğlu, Kılıçdaroğlu'ndan üstü kapalı bir şekilde Özkan'ı tasfiye etmesini istiyor diyebiliriz.

 

Oktar ve çetesi yıllarca onlarca kişinin canını yakmış

 

Adnan Oktar ve grubuna yönelik operasyon, toplumun farklı kesimlerini birleştirdi.

Muhafazakarından, sosyal demokratına, milliyetçisinden, sosyalistine, sosyetesinden, emekçisine, farklı siyasal kimliklerden, farklı sosyal tabakalardan herkes ama herkes operasyona destek veriyor, örgütün üzerine kararlılıkla gidilmesine itiraz etmiyor.

Ancak kafama şu soru takılıyor:

Adamlar bu kadar pervasızca, bu denli alenen ve milletin gözünün içine baka baka suç işlerken.

Neden yıllarca beklendi?

Bu soru can yakıcı...

Nitekim bir zamanlar bu örgütün içinde olanların iddialarına göre, Oktar ve ekibi onca insanın canını yakmış, hayatını karartmış, dünyasını başına yıkmış.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.