1. YAZARLAR

  2. Ahmet Emin Yılmaz

  3. Depremden korkuyoruz, ama hiç umursamıyoruz!
Ahmet Emin Yılmaz

Ahmet Emin Yılmaz

Yazarın Tüm Yazıları >

Depremden korkuyoruz, ama hiç umursamıyoruz!

A+A-

Hemen yanı başımızda, İzmit Körfezi’ni çevreleyen yerleşim yerlerini yıkan ve 20 bine yakın kişinin yaşamlarını yitirdikleri o büyük depremin üzerinden tam 18 yıl geçti.

Bir başka ifadeyle söylemek gerekirse, büyük depremin bugün 18. yıldönümü.

Aslında…

Türkiye’nin deprem kuşağı üzerinde olduğunu, en kritik fayların bölgemizden geçtiğini biliyoruz. Deprem de sık sık kendini anımsatıyor ve unutturmuyor.

O nedenle…

Sürekli deprem korkusu ile yaşıyoruz. Gelin görün ki, korktuğumuz depremi hiç umursamadan yaşamımıza devam ediyoruz.

Rakamı…

Dün sabah Bursa Beton Genel Müdürü Fatih Vardar verdi:

“Türkiye’deki 20 milyon yapı stoğunun 7 milyonu kalitesiz yapı.”

Şu rakam da çarpıcı:

“Bursa’da 600 bin yapının yarısı kaçak ve depreme dayanıksız.”

Eldeki veriler doğrultusunda yapılması gereken belli aslında, ama mevcut tabloyu yine Vardar açıkladı:

“Bursa’daki yaklaşık 300 bin depreme dayanıksız ve kalitesiz yapının yalnızca 2.071’i incelenmek üzere başvurdu. Bunların 2.007’si incelendi, 1.508’i de yıkıldı.”

Rakama bakar mısınız?

Fay hatlarının üzerinde yaşayan bir kent için rakamların ürkütücülüğü ortada.

Kaldı ki…

Hükümet tehlikenin büyüklüğüne karşı önlem olarak kentsel dönüşüm süreci başlattı ve teşvik de ediyor.

Bu süreç…

Kuşku yok ki, kalitesiz yapıların depreme dayanıklı yapılarla yenilenmesi için çok büyük bir fırsat, ama değerlendirilemediği de ortada.

Çünkü…

Kentsel dönüşümü kendi çıkarlarımız ya da düşüncelerimiz doğrultusunda tartışmaktan gerçekleştirmeye fırsat bulamıyoruz.

Bu ifademizden…

“Hiç tartışılmasın” anlamı çıkmasın, elbette kentsel dönüşüm tartışılsın, ama en doğru karar en hızlı şekilde alınsın, geç kalınmasın. Koca bir kent kaderiyle baş başa bırakılmasın.

Onun için…

Doğru projelerle, kaliteli malzemelerle, kaliteli işçilikle, kaliteli yapıların ortaya çıkarılması ve güvenli bir kent yaşamı oluşması için elimizi çabuk tutalım.

Unutmayalım ki…

Deprem hep kapımızda, ihmal edersek yıkıp geçecek ve canlara mal olacak. Artık depremin yıktığı binalar ve aldığı canlar değil, Japonya gibi depremde raftan düşen bardak-tabaklar gündem olsun.


 

Ev alırken dekorasyonu değil, betonu sorgulayın

 

Depreme dayanıklı kaliteli yapı için sağlamlık önemli. Bu da beton güvenliğini gündeme getiriyor. Bursa Beton Genel Müdürü Fatih Vardar da uzmanlık alanıyla ilgili şu çağrıyı yaptı:

“Ev alırken seramiğine, kapısına, lavabosuna, döşemesine, boyasına, kısacası dekorasyonunu değil, betonunu sorgulayın.”

Şu uyarı da önemli:

“25 yıllık yapıları yıkıp yeniliyoruz. Oysa kaliteli betonun ömrü 70-80 yıl. Beton kalitesine önem verilirse, bugün yapılanlar da 25 yıl sonra yenilenmek zorunda kalınmaz.”


 

Bursa’nın kâbusu: Araç sayısı 7 yılda neredeyse katlandı

 

Kuşku yok ki… “Bursa’nın En Önemli Sorunu” araştırması yapılsa, ilk sırayı trafik kargaşası alır.

Nedeni de ortada…

Bursalılar artık kent içinde bir yerden bir yere gidemiyorlar, evlerine ya da işyerlerine ulaşamıyorlar. Sabah işe gidiş, akşam eve dönüş saatlerinde trafik kâbusu yaşanıyor.

Gerçi…

Trafikte sıkışanlar faturayı Büyükşehir Belediyesi’ne kesiyorlar, ama şu bir gerçek ki Bursa’da yeni yol, kavşak ve köprü en çok bu dönemde yapıldı.

Buna karşın…

Trafik sıkışıklığının artmasının nedeni, CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın’ın geçen hafta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması isteğiyle TBMM’ye verdiği soru önergesinde yatıyor.

Rakamlar çarpıcı:

“Bursa’da araç sayısı 2010’da 539 bin, 2013’te 643 bin, 2014’te 681 bin, 2015’te 733 bin, 2016’da 788 bin ve 2017’nin ilk 6 ayında 816 bin oldu.”

Gerçi…

Önergesinde bir çeşit trafik terörü ortaya çıktığını ve buna karşı önlem alınıp alınmadığını soruyor, ama araç sayısındaki artış ürkütücü. Çünkü, araç sayısı 7 yılda neredeyse ikiye katlanmış.

Böyle bir tabloyla yeni yol ve kavşak yaparak baş edebilmek zor. Kent yaşayanlarının da sorumluluk almaları ve en azından toplu ulaşıma yönelmeleri gerekiyor.

Yoksa gidişat kötü gözüküyor. 


 

İzmir Yolu’nda bayram trafiğine dikkat

 

Son yıllarda Bursa’nın şehirlerarası yollarında en büyük sorun İzmir Yolu’nda yaşanıyor. Özellikle uzun bayram tatillerinde Balıkesir-Mustafakemalpaşa-Karacabey-Bursa arasında ulaşım hızı neredeyse at arabası hızına düşüyor.

Hatta…

Son zamanlarda hafta sonlarında bile Karacabey-Bursa arası geçit vermiyor.

Önümüzdeyse yeni bir uzun bayram tatili var. Bu nedenle tatilin başlangıcında gidiş, bitişinde dönüş yolculuklarında İzmir Yolu trafiği yine sıkıntı olacak.

Şimdiden önlem geliştirmekte yarar var.


 

Rus pazarını kaybeden dağ yöresi kirazına Çin umut oldu

 

​İstatistiklere göre… Türkiye’nin 2015 yılındaki kiraz ihracatında 22 milyon Dolar’la ilk sırayı Rusya alıyor. Almanya ise 18 milyon Dolar’la kiraz ihracatında ikinci sırada.

Ne var ki…

Türkiye 2 yıl önce Rusya ile büyük bir kriz yaşadı ve tüm tarımsal ürünlerde olduğu gibi kirazda da ihracat durdu. Bundan en çok da dağ yöresindeki kiraz üreticileri etkilendi.

İçinde bulunduğumuz süreçteyse Almanya ile gerginlik yaşanıyor.

Rusya pazarını kaybedince ağır bir darbeyle karşı karşıya kalan dağ yöresi kiraz üreticileri, o bakımdan Almanya ile yaşanan gerginliği kaygıyla izliyorlar.

Aslında…

Dağ yöresindeki köylerde yaşayanların uluslararası sorunları bu denli hissetmeleri hiç kuşkusuz küresel ekonominin nerelere geldiğinin göstergesi.

Bununla birlikte…

Sıkıntıları yaşadıktan sonra kaygılı izleme sürecinde olan dağ yöresindeki kiraz üreticilerine umut haberi Çin’den geldi.

Çünkü…

Bursalı tarımsal üretim ve ihracat firması Alara yeni bir pazar olarak Çin’e adım attı. İç Anadolu’dan toplanıp Gürsu’daki tesislerinde paketlediği ilk parti kirazı Çin’in Guangzhou kentine yollayan Alara üreticiye gelecek yıl için büyük moral verdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.