Diyabetle mücadelede ‘şeker’ kardeşliği

Antalya’da henüz 4 yaşındayken konulan Tip-1 diyabet teşhisiyle insülin tedavisi gören 25 yaşındaki Can, hastalıkla mücadele eden çocukları bir an olsun yalnız bırakmıyor.

Diyabetle mücadelede ‘şeker’ kardeşliği
HABERİ PAYLAŞ

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde dünyaya gelen Turan Can’a 4 yaşındayken hızla kilo kaybetmesi nedeniyle götürüldüğü hastanede Tip-1 diyabet teşhisi konuldu. O günden itibaren insülin kullanan Can, diyabetle mücadeleyi yaşam tarzı haline getirdi. Diyabete adeta meydan okuyan 25 yaşındaki Can, hastalığın olumsuzluklarına rağmen hem verdiği mücadeleyi hem de eğitim hayatını aksatmadı. Akdeniz Üniversitesinde Sanat Tarihi ile Çevre Koruma ve Kontrol bölümlerinden mezun olan Can, Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden de diplomasını aldı. Voleybol antrenörlüğü de yapan Can, mesleğinde ilerlemek için yeniden girdiği sınavlarla Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesini kazandı. 

Eğitimine devam eden Can, kendi yaşam öyküsünden başladığı diyabet yolculuğunda özellikle kendisi gibi çocuk yaşta hastalığa yakalanan çocuklara rehberlik ediyor. Can, hastalığıyla mücadelesinde kazandığı başarıyı farklı yaşamlara aktarıyor. Arkadaşlarıyla düzenlediği diyabet kamplarında kurdukları müzik grubuyla her yıl bir araya geldikleri 50 hasta çocuğa keyifli dakikalar yaşatan, yatılı tedavi görenlere refakat eden Can, sosyal medyada kurduğu “şeker kardeşler” grubuyla da hastalıkla mücadele edenlerin her daim yanında oluyor.

Çocukların kendilerini farklı hissetmemelerini sağlıyor

Yaşadıkları zor olmasına rağmen diğer hastalara mutluluk dağıtmayı ihmal etmeyen Can, hikayesini AA muhabiriyle paylaştı. Can, hastalık ile mücadeleyi yaşam tarzı olarak benimsemesinin kendisine ve çevresine avantaj sağladığını söyledi. Çocukluğu ve gençlik yıllarının diyabetle mücadeleyle geçtiğini aktaran Can, kendisi gibi diyabetli hastalara örnek olmak için bir mücadeleye girdiğini dile getirdi.

Eğitim hayatı ve hastalar için verdiği mücadeleyle her zaman hep ön planda olduğunu vurgulayan Can, şöyle konuştu:

“Benim gibi diyabetli olan arkadaşlarla çok yakın ilişkimiz var. ‘Şeker kardeşler’ adlı bir grubumuz var. Bu grubumuzla uzun süre tedavi olanlarla yeni hastalık teşhisi konulan kişileri ya da ailelerini bir araya getiriyoruz. Hastanelerle de çok sıkı bir iletişimimiz var. Yeni tanı konulan çocukları da buluyoruz. Onların aileleriyle görüşüyoruz. Bir araya getirdiğimiz diyabetli çocuklarla sosyal faaliyetler yapıyoruz. İnsülin kullanımı, beslenmede dikkat etmesi gerekenler ve nasıl spor yapmaları gerektiğini anlatıyorum. Çocukların kendilerini farklı hissetmemelerini sağlamaya çalışıyorum. Onlara çalışmalarımızla yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz.”

Mücadelesi çocukların mutluluğu için

Can, ailelere de rehberlik ettiklerini belirterek şöyle devam etti:

“Aileler, ‘Şeker hastalığı öldürmez, süründürür’ gibi toplum içinde hurafe diyebileceğimiz yanlış bilgiler nedeniyle kendilerini çok yıpratıyor. Diyabetli bir insan aslında normal bir insan gibi. Herkesin beslenmesi gerektiği gibi besleniyor. Sık sık ama az yiyorlar. Ara öğün yapıyoruz. Sadece insülin insanları tedirgin ediyor. Gecenin bir yarısı bile aileler beni arayıp bir şey sorabiliyor. Bir çocuğun yüzü güldüğünde, bana sarıldığında bütün yorgunluğum gidiyor. Benim mücadelem çocukların mutluluğu için. Her yıl diyabet kamplarında hasta çocuklarla buluşuyoruz. Onlarla yüz boyama, mini konserler, spor faaliyetleri gibi etkinlikler yapıyoruz. Onların herkes gibi bir yaşam sürdürmeleri gerektiğini gösteriyoruz.”

Voleybol kulübünde antrenörlük yaparak geçimini sağladığını anlatan Can, en büyük hayalinin sporcularının milli formayı giydiği günleri görebilmek olduğunu kaydetti.

HABERİ PAYLAŞ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X