Dr. Mete Ekşioğlu

Dr. Mete Ekşioğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Hayat kavgası

A+A-

Herkes er veya geç hayat kavgasının içine dalar. Çocukluk ve öğrencilik bittikten sonra iş hayatı başlar (bazıları için bu çağlarda bile iş hayatı başlamıştır). Başarılı olursanız giderek yükselirsiniz. Peki insanlar iş hayatında nereye kadar yükselebilirler? Genel kural olarak yetersizlik noktalarına kadar tabii ki. Çok ilginç gelebilir ama İngilizlerin alaycı yaklaşım gruplarından bazıları genel müdürlerin, direktörlerin makamları için yetersizlik noktaları ve buralar çoğunlukla kilitlenme noktalarıdır derler. Yani işler burada kilitlenir. Bu işi bileğinin hakkı ile yapan pek çok direktör tanımama rağmen okuduğumu olduğu gibi yazdım.

Son günlerde tıbbi makalelerin yanında İngilizlerin yaşam tarzlarına, geleneklerine ait bazı yazılar okuyorum. İngiltere'nin farklı bölgelerinde yaşayan ebeveynler çocuklarına süt dişleriniz döküldüğünde bunu yakmalısınız der ve eklerler; Yoksa bunları bir köpek bulup yerse süt dişlerinin boşalttığı yerlere hep köpek dişleri dolar. Yine bazı İngiliz anne babalar çocuklarına bu dişleri yastık altına koy, gece diş perisi gelip onu 50 peni (Yarım sterlin) karşılığı alır der ve uyurken o dişi para ile değiştirirler. O para da  genellikle çocuk tarafından yeni çıkacak dişlerini çürütecek olan şekerli şeylere harcanacaktır.

Gelelim konumuza. İnsanoğlu binlerce yıl önceki genetik şifresini aynen sürdürmekte. Değişen sadece genlerimizin fonksiyonları. Mağara döneminde de mide , bağırsak, dil, diş, kalp, beyin, üreme organları vardı, şimdi de var. Bizler aldığımız gıdaların vücut tarafından ince elenip sık dokunduğunu sanmaktayız ama gerçek bu değil. O da emir kulu. Nasıl ki işletim sistemine uyumsuz bir programı bilgisayarınızda çalıştıramazsanız, vücudunuz da kendisine uygun olmayan bir gıda için aynı etkiyi gösterir. İşletim sistemi, belli bir yazılım programı dahilinde kendisinden bekleneni verir ve işlem yapmanıza müsaade eder. Aksi halde boş yere aç kapat yapar durursunuz. Katkılı, boş kalorili, besleyici özelliklerden uzak gıdaları almanız halinde bir müddet sonra bunların yaratacağı etkiler ile obezite, şeker hastalığı, allerjiler, tansiyon yüksekliği, romatizmal hastalıklar, kas-iskelet sistemi hastalıkları, sinir sistemi sıkıntıları ile karşılaşacaksınız. Hiç kuşkunuz olmasın.

Yılların hekimiyim. İş yükü çok yoğun yerlerde çalıştım. Tıbbi kitaplarda karşınıza çıkabilecek ender hastalıklara yakalanan hastalar dahi gördüm. Bu kadar yıla rağmen anlam veremediğim tek durum şu oldu: Genellikle şeker ve tansiyon yüksekliği, kilo fazlalığı olan hastalar benim hastalarımdır. Bu hasta grubunda hayatları boyunca çok gayretli olan, işi için kendisini yıpratan, her türlü zorluğa göğüs gererek işinde başarılı olan kişiler gördüm. Hayatın iş anlamındaki kavgasından hep galip çıktılar. Ancak diş perisi tarafından hep kandırıldılar. Boğazlarına hakim olamadılar. Hep o yastık altında uykuda iken dökülen dişlerinin yerine hem para konulacağını hem de bu dişlerin yerine yenilerinin geleceğini sandılar. Sonuç çok dramatik. Yeni çıkan dişlerini, diş perisinin paraları ile aldıkları şeyler çürüttü gitti.

Kıymetli okurlarım. Bugün gülüp, eğlenip hayatı dolu dolu yaşamak en doğal hakkınız. Ancak bir 20-30 sene sonranızın video  tarzında elinizde olması bugünden sonra bazı yaşam tarzı değişikliklerine gitmenizi kesinlikle sağlardı. Yıllarca yoğun bakım hastalarında ben bu pişmanlıkları, gözyaşlarını hep gördüm. Ölüm hepimizin başucunda ama o çekmek yok mu? O çok büyük ızdırap. 

Binlerce çalışma sonucunda kanıtlanmıştır ki uzun ve sağlıklı yaşamak şu 4 yol ile başarılıyor: Sağlıklı beslen. Spor yap. Sevdiğin bir işin, bir mekânın, bir hayvanın veya seni mutlu eden bir çevren olsun. Şükran duygunu eksik etme. 

Bunları hele bir yap ki mevlam görelim neyler, neylerse güzel eyler. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.