1. YAZARLAR

  2. Ahmet Emin Yılmaz

  3. Her akşam 4 bin servis minibüsü aynı anda trafiğe çıkarsa ne olur?
Ahmet Emin Yılmaz

Ahmet Emin Yılmaz

Yazarın Tüm Yazıları >

Her akşam 4 bin servis minibüsü aynı anda trafiğe çıkarsa ne olur?

A+A-

1994 yerel seçimlerine gidilen günlerdeydi... Osmangazi Belediyesi o yıllar Şehreküstü'deydi ve DYP'den seçilen Erhan Keleşoğlu koltuktaydı.

Belediyenin tam karşısındaysa Anavatan Partisi Osmangazi İlçe Başkanlığı vardı. Yaklaşan yerel seçimi kazanmak için özel stratejiler geliştiren ANAP Osmangazi İlçe Başkanı Bener Özcan önceliğini Keleşoğlu ve DYP'nin sinirin bozup dikkatini dağıtmaya vermişti.

Bunun için de...

Pencereye astığı büyük panoya seçime kaç gün kaldığını yazıyordu. Her sabah pencereden baktığında en büyük rakibi ANAP Osmangazi'nin seçime kaç gün kaldığını gösteren panosu ve adayı Basri Sönmez'i gören Osmangazi Belediye Başkanı Erhan Keleşoğlu'nun da doğal olarak sinirleri bozuluyordu.

Bir gün...

Osmangazi sorunlarıyla ilgili düzenlediği basın toplantısında Bener Başkan'ın ilk sözü, "Bursa'nın en büyük sorunu yolsuzluk!" oldu. Gazeteciler bu cümleye yoğunlaşmıştı ki, o devam etti:

"Bursa eski bir kent. Yolları yeterli değil. Yeni yollar da açılamıyor. Yol olmadığı için şehir içi trafik aksıyor. Yolsuz bir kentte yaşıyoruz."

Bu örneği...

Yerel siyaset konularında katıldığımız konferans ve etkinliklerde yerel siyasetin sorunları gündeme getirirken kullandığı çarpıcı dil örneği olarak anlatıyoruz.

Ne var ki...

O tarihten bu yana 21 yılı aşkın süre geçmiş olmasına karşın Bursa'da yerel sorun denildiğinde hala değişen bir şey yok.

Üstelik...

Merkezin göbeğinde olmasa bile, yeni yollar yapılmasına karşın şehir içi trafik ve buna bağlı olarak da şehir içi ulaşım hala en önemli gündem maddesi.

Dahası...

Araç sayısı her gün arttığı için trafik yükünü taşıyamayan kentte yaşıyoruz.

Buna...

Trafik yükünü arttıran kent yaşamı alışkanlıklarını da eklemek gerekiyor.

Örneğin...

Zaten yeterli olmayan Bursa merkezdeki caddelere her akşam 4 bine yakın servis minibüsü ve otobüsü ayı anda çıkıyor.

Çünkü...

Fabrikaların büyük bölümü ve okullar aynı saatte dağılıyor. O nedenle de her akşam saat 18.00-19.30 arası kent merkezinde caddeler adım bile atılamaz hale geliyor.

Herkes anormal trafik ve ulaşamama sorunlarından yakınıyor, ama gerçek de önümüzde duruyor:

Her akşam 4 bin okul ve fabrika servis minibüsü ya da otobüsü aynı anda trafiğe girerse ne olur?

Sanırız...

Başka da söze gerek yok, Bursa'daki trafik görüntüsü ortaya çıkar. Bugün okulların açılmasıyla birlikte yeniden yaşanacak olan da bu.

 

Trafiğin kurtuluşu kademeli saatte!

 

Tablo vahim... Fabrikalar ve okullar akşamları aynı saatte dağıldığı için, her akşam 4 bine yakın servis minibüsü ve otobüsü aynı saatte trafiğe çıkıyor. Öyle olunca da her akşam saat 18.00-19.30 arasa kent merkezinde trafik kilitleniyor, yollarda kalanlar da canlarından beziyor.

Uzmanlar...

Servis araçlarıyla trafiğin kilitlenmesine tek bir çare gösteriyorlar:

"Fabrikaların ve okullar aynı saatte dağılınca trafiğin kilitlenmesi kaçınılmaz. Oysa dağılma saatleri kademeli olsa bu sıkışıklık yaşanmaz."

Anlaşılan o ki...

Bursa'nın bu konuyu, daha doğrusu çözümü acilen gündemine alması gerekiyor.

 

Tofaş modelini yaygınlaştırmak gerek

 

Bursa'da aynı anda en çok servis otobüsü kaldıran fabrika Tofaş, fakat bu yoğunluk kent trafiğine hiç yansımıyor. Çünkü, Tofaş'ta vardiya değişimi saat 16.00'da yapılıyor ve servisler de bu saatte kalkıyor.

Oysa...

Başta Organize Sanayi Bölgeleri olmak üzere fabrikalar genellikle saat 18.00 ve 18.30'da dağılıyorlar. Bu yoğunluk okullar ve mesai saati bitimiyle birleşince ortaya trafik kaosu çıkıyor ve bu da trafik işkencesine dönüşüyor.

 

Yine aynı görüntü: İzmir Yolu bu trafiği taşıyamıyor!

 

 

 

 

Herkes görüyor... Hafta sonlarında Heykel trafiği gibi sıkışan İzmir uzun bayram tatili dönüşlerinde resmen iflas ediyor. Daha iki ay önce Ramazan Bayramı tatili dönüşünde İzmir Yolu'nun nasıl tıkandığını hep birlikte izlemiş, o yoğun trafiğin içinde kalan bir sürücü olarak gözlemlerimizi paylaşmıştık.

Cumartesi günü...

Yani bayramın üçüncü günü Susurluk yakınlarına gitmemiz gerekti. Giderken, son gün sıkışıklığına kalmamak için erken dönenlerin trafiğini görünce şaşırdık. Gece Susurluk yakınlarından yola çıktığımızda saat 21.00'e geliyordu. Karacabey'den kente doğru 2. vitesin üstüne çıkamadığımız trafikten kurtulup Eşkel-Tirilye yolundan Mudanya'ya ulaştığımız halde eve girdiğimizde saat 01.00'i geçmişti.

Gördüğümüz şu:

Daha önce trafik akışını kestiği ve araç yığılmasına yol açtığı için eleştirdiğimiz Mustafakemalpaşa Kavşağı ve Karacabey'de Sütaş önündeki sinyalizasyonlar devre dışı bırakılmıştı. 2 kilometre arayla trafik polisleri görevde olduğu, kaza ya da, yol çalışması olmadığı halde yol şehir içi trafiği gibi sık sık duruyordu.

Bizim cumartesi gecesi yaşadıklarımızın daha fazlası dünkü trafikte yaşandı.

Bir kez daha gördük ki...

İzmir Yolu, uzun bayram tatillerinde bu yükü taşıyamıyor.

Dura-kalka ilerlerken İzmir Yolu'nun bir şerit gidiş ve bir şerit geliş olduğu yılları anımsayıp, "Bu yol ya duble olmasaydı?" diye düşündük. Açıkça söylemek gerekirse, düşüncesi bile ürkütüyor.

Bizim cumartesi gecesi yaşadığımız trafik dün daha da yoğun yaşandı.

Gerçi...

Otoyol bittiğinde bir rahatlama gelecek, ama o da çok yakın vadede olacak gibi gözükmüyor ne yazık ki.

 

Bursa için dertlenen adam... Semih Pala'yı kaybettik

 

 

 

Galiba... En güzel tanımlamayı CHP Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil yaptı: Bursa için dertlenen bir adamdı.

Evet...

Bursa için dertlenen, kendini bildiğinden beri Bursa için düşünce ve çözüm üreten, çalışmaktan hiç yılmayan, ilkeleri ve sevdikleri için elini taşın altına sokmaktan hiç çekinmeyen, düşündüğünü de dobra dobra söyleyen biriydi Semih Pala.

70'li yıllarda Bursa'nın trafik ve ulaşım sorunları için yerel gazetelerde yazılar yazar, çözümler üretirdi. Adalet Partisi Gençlik Kolları'nda başlayan siyasi yaşamında oluşturduğu kadro hala Bursa'ya hizmet ediyor.

1989 yerel seçimlerinde DYP Büyükşehir Adaylığı için rahmetli Teoman Özalp'la önseçim yarışına girmişti. Yıldırım Adayı olmayı kabul etmeyince Refah'a geçmiş ve Büyükşehir Adayı olmuştu, belediye meclisi üyeliği yapmıştı. Kuruluşundan beri de AK Parti'deydi ve Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin en yakın çalışma arkadaşlarındandı.

Mücadele adamı olması kadar gönül adamıydı. Çocukluğumuzdan beri tanıdığımız ağabeyimiz olarak Semih Pala'yı hep yanımızda gördük.

Son dönem kendini Merinos'a adamıştı. "Neredeyse burada geceleyeceksin" der, eşi Hilal Öğretmen'i kast ederek "Hocam bir gün eve almayacak" diye takılırdık.

Geçen bayram "Sen de herkes gibi al çoluğu-çocuğu da hiç olmazsa bayramda tatil yap" dediğimizde "Bayramda Merinos çok hareketli oluyor, nasıl bırakayım?" demişti.

İlk kez bayram tatiline gitti ve kaldığı otelin bahçesinden çiçek fotoğrafları gönderdi. Ladere bakın ki o ilk bayram tatilinden dönerken trafik kazasında eşi Hilal Palaile birlikte kaybettiğimiz haberi gelince içimiz kavruldu.

Başımız sağolsun, Bursa'nın başı sağolsun. Allah rahmet eylesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.