1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Kerry'ye mektup
Kerry'ye mektup

Kerry'ye mektup

Türkiye-ABD Dostluk Grubu, ABD Temsilciler Meclisi üyelerinin ABD Dışişleri Bakanı Kerry'den Türkiye'deki davalara müdahale edilmesini isteyen mektubuna karşılık mektup yazdı.

A+A-

Türkiye-ABD Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Şaban Dişli, ABD Temsilciler Meclisi'nden 88 üyesinin "Türkiye'deki bazı davalarla ilgili" mektubuna ilişkin ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'e çok sayıda milletvekilinin de imzaladığı mektup gönderdi.

Mektubunda; Dostluk Grubu üyeleri olarak endişe verici bir gelişme hakkında yazdıklarını belirten Dişli, ABD Temsilciler Meclisi'nin 88 üyesinin Kerry'e, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile temas kurmasını ve Türkiye'de devam eden bazı davalara müdahalede bulunmasını isteyen" bir mektup yazdıklarını basından öğrendiklerini kaydetti.

"Söz konusu mektupta yer alan mesnetsiz hususlardan rahatsızız ve bu mektuba vereceğiniz olası cevabı da düşünerek bazı noktaları sizinle paylaşmak istiyoruz" diyen Dişli, şunları belirtti:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, yürütülen soruşturma kapsamında, bazı kişilerin haksız yere suçlanmasına ve hüküm giymesine yol açan kanıtların sahte olarak üretilmesinde, bazı basın mensupları ile güvenlik görevlilerinin işbirliği yaptığı tespitinde bulunmuştur. Süreç kapsamında, yargı makamları iddianame hazırlayacak ve yeterli delil bulunması halinde dava açacaktır. Suçlamalar; sahtecilik ve iftiradan terör örgütü kurma, yönetme ve üyesi olmaya kadar çeşitlilik göstermekte ve bu nitelikleriyle ciddiyet arz etmektedir. Söz konusu suçlamaların gazetecilik faaliyetleriyle ilgili olmadığı son derece açıktır. Her örnekte olduğu gibi bu davalarda da masumiyet karinesinin uygulandığı ve adli sürecin adil ve hızlı bir şekilde tamamlanacağı aşikardır. Takdir edersiniz ki en liberal demokrasilerde bile gazeteciler veya basın temsilcileri hukukun üstünde değillerdir ve cezai kovuşturmadan muaf tutulmazlar.

Maalesef Türkiye'deki bu tür davalar, ABD Kongre üyeleri tarafından derhal özgür basının susturulması olarak yorumlanmakta ve peşin hüküm verilmektedir. Biz, Türk Parlamentosu'nda Türkiye ile ABD arasında daha etkili işbirliği ve dayanışmayı korumaya ve teşvik etmeye çaba gösterirken, ABD Kongresi'ndeki meslektaşlarımızın Türkiye'deki gelişmeleri yanlış aksettirmeyi ve çok olumsuz bir çerçevede resmetmeyi uygun görmelerini üzücü ve cesaret kırıcı buluyoruz. Türkiye'nin hukukun üstünlüğü ile yönetilen, demokratik nitelikleri defalarca kanıtlanmış bir devlet olduğuna hiç şüphe bulunmamaktadır. Türk yargısı bağımsız ve tarafsızdır ve aksine herhangi bir itham, yapıcı eleştiri olarak kabul edilemez. Türkiye'deki basını takip herkes medyanın güçlü, canlı ve her tür aykırı görüşü kapsadığını görebilir. Birçok Amerikalının, basının Türkiye'deki her şeyi ve herkesi eleştirmek konusunda çok serbest olduğundan bazen şikayet ettiğini çok iyi biliyoruz ve Türk parlamenterler olarak biz de basından payımıza düşen suçlamaları bol bol aldığımızdan bunu anlıyoruz."

Şaban Dişli, karşı karşıya kalınan sorunun merkezinde yer alan ve giderek büyüyen bir meseleden bahsedilmezse mevcut durumun tam olarak yansıtılmayacağını ifade ederek, "İyi bildiğiniz gibi ABD'de şüpheli saikleri ve bağlantıları olan bazı Türk örgütleri mevcuttur. Bu örgütler ABD'deki karmaşık ve karanlık ağlarını kullanarak, Hükümetimize karşı sistematik bir karalama kampanyası başlatmışlardır. Bunlar özellikle geçmişte ilişki geliştirdikleri ABD Kongre üyelerini hedef almaktadırlar. Söz konusu mektubun kanıtladığı gibi bu yanlış bilgilendirme ve karalama taarruzunun meyvelerini verdiği de açıktır" dedi. 

ABD ile uzun soluklu stratejik ilişkimizi destekleme hedefine bağlıyız 

Dişli, mektubunda şunları kaydetti:

"Aksine, onlar mümkün olabilen her vasıtayla iktidarı ele geçirmek için, yersiz ve gayri kanuni bir çaba içindedirler. İlgili Amerikalı makamların, bu örgütlerin ABD Kongre üyelerini nasıl etkilemeye çalıştıkları hususu da dahil olmak üzere, faaliyetleri hakkında gerekli incelemeleri yaptıklarına eminiz. Türkiye-ABD ittifakı ve ortaklığının dostları olarak, ortak değerlere ve paylaşılan hedeflere dayanan, uzun soluklu stratejik ilişkimizi destekleme hedefine bağlıyız. Biz kendi bakımımızdan elimizden gelen her yolla bu ilişkiyi desteklemeye devam edeceğiz.

Türkiye, münferiden bizi hedefine alan tehditlere karşı her zaman ABD ile omuz omuza durmuştur. Demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi aziz tuttuğumuz her değeri korumak ve ilerletmek için iki büyük millet olarak birlikte çalıştığımızda daha güçlü olduğumuza inanarak, hemen hemen her can alıcı konuda ve her sorunlu bölgede, bugün de bu şekilde davranmaya devam etmekteyiz. Şahsınıza, 2 Şubat 2015 tarihinde gönderilen mektuba nasıl cevap vereceğinizi değerlendirirken, burada dile getirdiğimiz hususlara gereken özeni göstereceğinizi umuyoruz."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.