1. YAZARLAR

  2. Ahmet Emin Yılmaz

  3. Kritik özeleştiri: Kavgalı yapıya halk oy vermiyor!
Ahmet Emin Yılmaz

Ahmet Emin Yılmaz

Yazarın Tüm Yazıları >

Kritik özeleştiri: Kavgalı yapıya halk oy vermiyor!

A+A-

Seçimin üstünden tam bir hafta geçti. 1 Kasım’da sandıkta yarışan siyasi partilerden kazanan da kaybeden de sonuçlara yönelik değerlendirme yapıyor.

Örneğin…

AK Parti cuma akşamı seçim kozu olarak sahaya sürdüğü Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve İçişleri eski Bakanı Efkan Ala’nın da katıldıkları İl Danışma toplantdısı yaptı, sıcağı sıcağına sonuçları değerlendirdi.

Başta CHP ve MHP olmak üzere, muhalefet partilerindeyse daha çok kurultay istekleri gündemde öne çıkmaya başladı.

Bu süreçte…

CHP Parti Meclisi Üyesi Sena Kaleli’ye 1 Kasım sonuçlarını nasıl bulduğunu sorduk. Kişilere hiç yönelmeden, biraz özeleştiri ve biraz da parti içi kriter anlamında çok çarpıcı değerlendirme yaptı.

Üstelik…

Sözleri, gözleme dayalı olarak CHP’nin durması gereken yer anlamında uyarı özelliği de taşıyor.

Dedi ki:

Biz modernizmi bir kez daha gözden geçirmek ve bugünü okumak zorundayız. Bugünün gerçeklerini görerek yaşamak zorundayız.”

Şunu vurguladı:

Bugünün gerçekleri neyse, siyasi partilerin ona göre konumlanması, biçimlenmesi, şekillenmesi gerekir.”

Ardından…

Halkla siyaset yapan biri olarak, halkı iyi tanıyan biri olarak şunu söylemek istiyorum” dedi ve önemli bir uyarı yaptı:

Halkın değerleriyle barışıp bütünleşerek, bir tarafta ideoloji ve diğer tarafta halkın değerlerini iyi anlayarak hareket etmemiz gerektiğine inanıyorum.”

Şunu ekledi:

Bunlar yapılırsa CHP kadroları, politikaları, örgütsel yapısıyla kendini değiştirebilir. Halka nasıl yaklaşacağı konusunda doğru kararlar alabilir.”

Önemli bir tespit daha yaptı:

Bizim halkımız, içinde daha fazla bütünleşmiş siyasi yapıları örgütsel olarak bütün görmeyi seviyor.”

Gördüğü şu:

Halk dağınık gördüğü, içinde kavga algıladığı yapılara prim de oy da vermiyor.”

Sonra da…

Partinin karar organında görev almanın sorumluluğuyla özeleştiri özelliği taşıyan şu değerlendirmeyi de yaptı:

Biz 7 Haziran seçimlerinde partinin iyi olan seçim bildirgesini tavanda iyi değerlendirdik. İyi olan bu bildirgeyle tekrar yola çıktık, ama iyi ve ılımlı yaklaşmış olsak da, uzlaşmacı görünsek de topluma tam anlatamadık.”

Şunun altını çizdi:

Demek ki tam inandırıcı olamadık.”

 

Türkiye’nin eksiği: Halk ve devlet

 

CHP Parti Meclisi Üyesi Sena Kaleli, seçim değerlendirmelerinin yanında bir de siyasal sosyoloji özelliği taşıyan tespit paylaştı:

Türkiye’de en büyük eksiğimiz halk ve devlet. İkisi de kutsal ve elbette çok doğru. Ama birey anlayışı hiç yok. Ya çok bireyciyiz, ya da çok toplumsal düşünüyoruz.”

Şunu da ekledi:

İkisi arasına sıkışıp kaldığımız için, birey sorumluluğunu yerine getiremiyoruz.”

 

4 ay sonra kurultay zaten olacak!”

 

Seçim sonuçlarının ortaya çıkmasıyla CHP’de sorgulama başladı ve kurultay istekleri öne çıktı. Hatta adaylık ilan edenler var.

CHP Parti Meclisi Üyesi Sena Kaleli gelişmelere şöyle bakıyor:

Partimizin önünde olağan kongre süreci var. Bunun sonucunda, 4 ay sonra normal kurultay zaten olacak.”

Önerisi şu:

Örgüt içinde farklı istekler olabilir, ama bunlar ileride gündeme gelmeli. O zaman delegenin iradesiyle ortaya bir sonuç çıkar.”

Kaygısı şu:

Umarım bu seçimin sonuçları sıkıştırılmış bir anlayışla değerlendirilmez.”

 

Sena Kaleli: İstikrarsızlık korkusu seçmeni etkiledi!

 

Kuşku yok ki… 1 Kasım’da sandıktan çıkan ve kamuoyu araştırmalarını yanıltan sonucu değerlendirirken toplumun karar verme sürecini öncelikli olarak göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Bu analizi…

CHP Parti Meclisi Üyesi Sena Kaleli şöyle yaptı:

Toplum daha çok korkularla hareket biçimi geliştiriyor ve buna göre hareket ediyor. 1 Kasım’da da istikrarsızlıktan korktu ve kendi içinde anlaşanı, uzlaşanı tercih etti.”

Sonuçtan çıkardığı mesaj şu:

Biz artık; sınıfsal sorun olsa da, sınıf bilinci yerleşmemiş olsa da toplumun gerçek talepleri neyse ona cevap vermek zorundayız.”

Gözlemini paylaştı:

Toplumun gerçek talebi işi ve aşı. Bunun dışında uzlaşmayan talebe prim vermiyor.”

Yine uzlaşma noktasından yola çıkıp, olması gerekenleri şöyle tarif etti:

Uzlaşan yapıya ihtiyaç var. Farklılıklara saygıyı, eşitlikçi ve özgürlükçü yaklaşımlar göstermeye ihtiyaç var.”

Beklentisi şu:

Herkesin çıkarına ve ranta yönelik fırsatçı davranmak yerine birey olarak sorumluluk alması gerekiyor. Hem devlete, hem topluma sorumluluğunu yerine getirmesi gerekiyor.”

Şunu da ekledi:

Devletin de eşit davranarak sorumluluğunu göstermesi gerekiyor.”

 

Keskinler'den sorumluluk projesi: Yaşlı Konukevi

 

Hiç kuşku yok ki, Bursa’nın son 25 yılında Özgen Keskin’in izi var. İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılığı, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcılığı ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü yaptıktan sonra 2004 ve 2009 yerel seçimlerinde AK Parti Adayı olarak 2 dönem Yıldırım Belediye Başkanı seçildi.

Yıldırım’da iz bırakan çalışmaları sırasında en büyük yardımcısı eşi Melahat Keskin’di.

Geçen yıl görevi İsmail Hakkı Edebali’ye devrettikten sonra edebiyata ve yazarlığa dönmüştü.

Fakat…

Şimdi eşi Melahat Keskin’in geliştirdiği bir sosyal sorumluluk projesi ile toplumun karşısına çıkıyor.

Keskin çifti, Bademli’de bir villayı yaşlılar için konukevi olarak düzenlediler. Dileyenler havuzlu villadaki tek ya da iki kişilik odalarda doktor denetiminde bakılabilecekler.

Öz-El Yaşlı Konukevi’nin açılışı 11.11.2015 Çarşamba günü saat 11.00’de yapılacak.

Projeyi hem üreten, hem de yaşama geçmesini sağlayan Melahat Keskin’i son derece heyecanlı gördük. “Bizim konseptimiz, alışılmış özel huzurevlerinden çok farklı” dedi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.