Parion’un bin 850 yıllık sahnesinde ‘bulmaca’ çözüldü

Çanakkale’nin Biga ilçesi Kemer köyü yakınlarında yer alan önemli antik liman kentlerinden Parion’daki kazılarda, sahne binasının mimarisine ilişkin önemli verilere ulaşıldı.

Parion’un bin 850 yıllık sahnesinde ‘bulmaca’ çözüldü

Kültür ve Turizm Bakanlığınca 12 ay çalışılacak 20 arkeolojik kazı alanından biri seçilen, geçmişi 2 bin 700 yıl öncesine dayanan Parion Antik Kenti’nde çalışmalar hızla sürdürülüyor.

Parion’un odeon bölümünde (Antik Yunan’da konserler verilen, şiirler okunan, oyunlar oynanan, genellikle dikdörtgen biçiminde üzeri kapalı yapı) devam eden çalışmalarda, sahne binasının mimarisi ortaya çıkarıldı.

Odeonda 2010’da başlayan kazıların çalışma koordinatörlüğünü yürüten Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hasan Kasapoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, alanda 2010-2014 döneminde oturma sıralarının yer aldığı “kavea” bölümünü tamamen ortaya çıkardıklarını söyledi.

Daha sonra mimari parçaların, yapının ön kısmında tamamen tahrip olan sahne binasının belirlenebilmesi, üstyapısıyla ilgili daha net bilgi alınabilmesi için bütün taş eserlerin bilimsel anlamda değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Kasapoğlu, “Bunun için Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş’in de önerisiyle bu alanda geniş bir taş platform oluşturduk.” dedi.

Kasapoğlu, yüzlerce mimari parçayı, bu taş platformda gruplandırmaya başladıklarını dile getirdi.

Bu gruplandırmanın, çok ciddi bir “bulmaca”nın da başlangıcı olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, “Çünkü elimizde çok mükemmel bir yapı var ve buranın sahne binası hiç yoktu. Bu sahne binasını kafada tasvir edebilmenin tek yolunu bu bulmacayı çözmekte bulduk.” ifadelerini kullandı.

Hedefleri “3D gözlüklerle dijital gezi projesi”

Kasapoğlu, son 5 yılda parçaları nizami şekilde bütünleştirmeye çalıştıklarını belirtti.

Sonuçta önemli bilgilere ulaştıklarını kaydeden Kasapoğlu, şöyle devam etti:

“Sahne binasının en önemli ögelerinden alınlığı (giriş kısmı ya da kapı ve pencerelerin üstünde bulunan üçgen veya yarı değirmi süsleme), yaklaşık 40 parçayı birleştirerek tamamen ortaya çıkardık. Bunun neticesinde yaklaşık 3 metre genişliğinde, ortalama her biri 1,5 metre genişliğe sahip bir alınlık ortaya çıkarmış olduk. Bununla birlikte sütun tamburu, korint sütun başlıkları, onların üzerindeki ‘baş taban’ dediğimiz mimari parçalar, filiz ve en üst kısımda yer alan korniş, ardından da alınlık olmak üzere üstyapıya ait çok ciddi veriler elde ettik. Bu bulmaca, bizi sahne binasının çözülmesi anlamında çok ciddi bir sonuca götürmüş oldu.”

Sahne binasında en alttan en üste kadar iç cephede nelerin olduğunu tamamen çözdüklerine dikkati çeken Kasapoğlu, “Günümüzden bin 850 yıl öncesine ait bir yapının sahne binası ve tamamına dair net veriler elde etmiş olduk. Yani bin 850 yıl öncesinde var olan bir görseli, yaklaşık 10 yılık kazı çalışması ve 5 yıllık bulmaca üzerinde çalışmayla çözmüş olduk.” dedi.

Bundan sonraki hedeflerine değinen Kasapoğlu, şunları kaydetti:

“Bütünleştirilen parçaların her birini dijital ortamda, animasyon ve 3D çalışmalarla ayağa kaldırmayı istiyoruz. Dijital sistemlerin yardımıyla, 3D gözlüklerle, alanda insanları bin 850 yıl önceye götürebilecek bir dijital gezi ortamında, yapıyı tamamen kurgulayabileceğimiz bir ortam hazırlamayı planlıyoruz.”

HABERİ PAYLAŞ
ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X