1. YAZARLAR

  2. Ahmet Emin Yılmaz

  3. Vardar kıyısındaki Makedon Sarayı’nda Bursalı Büyükelçi
Ahmet Emin Yılmaz

Ahmet Emin Yılmaz

Yazarın Tüm Yazıları >

Vardar kıyısındaki Makedon Sarayı’nda Bursalı Büyükelçi

A+A-

Tülin Erkal Kara çocukluğunu ve gençliğini Belçika’da geçirip Orhangazi’ye geldi. AK Parti kurulurken de Orhangazi Kadın Kolu Kurucu Başkanı oldu.

Sonra…

Canan Candemir Çelik’in milletvekili seçilmesinin ardından AK Parti İl Kadın Kolları Başkanlığı görevini üstlendi. 2011 seçiminde de AK Parti Bursa Milletvekili oldu.

Döneminde…

Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’yi temsil etti. İleri derecedeki Fransızcası sayesinde pek çok konuya anında müdahale etme şansı yakaladı, oturumlarda akıcı Fransızcası ile dikkati çekti.

Bu noktada…

Türkiye aleyhine olabilecek pek çok konu için de Dışişleri Bakanlığı’na erken uyarı yaparak diplomasi geliştirilmesini sağladı.

7 Haziran seçimlerine girilirken, Ahmet Davutoğlu liderliğindeki AK Parti onu yeniden milletvekili adayı göstermedi, fakat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan unutmadı. Yaz aylarında yayınlanan kararnameyle de Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi olarak atandı.

En önemlisi…

Tülin Erkal Kara atanan ilk kadın büyükelçi değil, ama milletvekilliğinden gelen ilk kadın büyükelçi olarak Dışişleri Bakanlığı tarihine geçti, hatta yeni bir yol açtı.

Bildiğimiz kadarıyla, atamanın ardından çeşitli kurumlardan Ankara’da brifingler alıp göreve hazırlanan Tülin Erkal Kara hafta başında Makedonya’nın başkenti Üsküp’e gitti ve Cumhurbaşkanı Corge İvanov’a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güven mektubunu sundu.

Gidenler biliyor…

Üsküp’ün içinden geçen Vardar Nehri kıyısında 600 yıllık Osmanlı egemenliği izlerini bugüne taşıyan anıt eserler çok fazla. Başta Büyükşehir olmak üzere Bursa’daki belediyeler Üsküp’te pek çok restorasyon ve düzenleme yapıyorlar.

Nitekim…

Büyükşehir’in yaptığı hizmetlerin açılışı için gittiğimizde Üsküp’ün Türk havasını solurken göğsümüz kabardı.

Orada…

Tarihi kentin içinden geçen Vardar Nehri kıyısındaki Makedon Sarayı’na daha önce giren Bursalı siyasetçiler elbette oldu.

Ama…

Tarihi yapıya ilk kez Bursalı bir Türk Büyükelçi girdi.


 

Orta refüjü düzenlerken, aynı anda asfaltı parçalıyorlar

 

Önce… Ankara Yolu’nun Kestel’den sonraki bölümünde yolu kazıp ana kolektör döşediler. Bu çalışma bittikten sonra bu kez orta refüjü düzenleme çalışmaları başladı.

Aslında…

Ankara Yolu orta refüjünün düzenlenip yeşillendirilmesi hiç de kötü bir şey değil, kent girişi olduğu için çok da güzel olacağı belli.

Ne var ki…

Buradaki çalışmada gözle görünen bir tuhaflık söz konusu.

Çünkü…

Orta refüjü düzenleyip çimlendirmeye hazır olacak şekilde kazı yapan iş makinesi, asfalt üzerinde çalışıyor. Öyle olduğu için de, kepçesi orta refüjü düzenlerken paletleri Ankara Yolu asfaltını parçalıyor ve zararı daha büyük hale getiriyor.

Yani…

Aynı anda bir yandan yeni iş yapılırken, diğer yandan mevcut asfalt bozuluyor.

Çünkü…

Üzerinde iş makinesi paletleri çalışan asfalt hırpalanıp delik deşik olduğu için, ilk yağmurda su alacak ve sonra da patlayan asfaltı yenileme yoluna gidilecek.

Oysa…

Bu tür çalışmaların nasıl yapıldığını bilenler, “İş makinesi altına plastik örtü yayarak ya da tahta zemin oluşturarak çalıştırılmalı. Başka illerde böyle yapılıyor, asfaltta paletli makine dolaşmasına asla izin verilmiyor” diyorlar.

Öyle olunca da…

İnsan Bursa’daki duyarsızlığa ve özensizliğe üzülüyor.

Müteahhit firma işi ucuza getirmek isteyebilir, ama denetim de çok önemli. Görünen o ki, özensiz çalışma kadar denetim noktasında da sıkıntımız var.


 

İzmir Yolu’nda Gül Kavşağı çilesi

 

​Bursa’da trafiğin tıkandığı yerlerle ilgili vatandaştan da bazı uyarı ve öneriler geliyor. Örneğin, geçmişte çok sık dillendirilen bir konu, yeniden anımsatılıyor.

Konu şu…

Sabah saatlerinde kent merkezinden üniversiteye gidişte, akşam saatlerinde merkeze gelişte trafik Gül Kavşağı’nda takılıp kalıyor. Kavşağın sonrasında engel olmamasına karşın, yarım saatte güçlükle aşılabiliyor.

Çünkü…

Gül Kavşağı’nın yapımında şerit sayısının aniden azalması nedeniyle gözle görünen mühendislik hatası var. Sorunu anımsatanlar, çözüm arayışları içinde buraya da el atılmasını bekliyorlar.


 

Silahlı, diplomatik, siber… Savaşın arka planında ne var?

 

Tarih boyunca hep savaşlarla uğraştığı için yaşayanların pek huzur bulamadığı Ortadoğu’daki kargaşanın iki ayağı var.

Biri bölge devletleri ya da halkları birbirlerine düşmeye hazır bir heyecana sahipler. O nedenle, tarih boyunca çok devlet kurmuşlar, fakat geliştirdikleri medeniyetleri sürdüremedikleri için hep geri kalmışlar.

İkincisi…

Buradaki kutsal mekanlar tüm dinler için ilgisini hep bölgeye çekmiş, hatta Haçlı Seferleri düzenlenmiş.

Aslında…

Günümüzdeki enerji hedefli savaşlar da bir çeşit Haçlı Savaşı gibi, ama sınırlarımız dışındaki bu savaşlar içeride teröre dönüşüp canımızı yakıyor.

İşte…

Silahlı, diplomatik, ya da siber saldırı olarak gerçekleşen günümüz savaşları iki gün sürecek 8. Uludağ Uluslararası İlişkiler Kongresi’nde masaya yatırılıyor.

Küresel ve Bölgesel Sistemde Devlet ve Devletdışı Aktörler konulu kongrenin pazartesi başlayıp salı günü sona erecek programı tam 37 panelden oluşuyor.

Yani…

Bugünün Ortadoğu Savaşları hem legal devlet yapıları, hem gizli yapılarıyla enine boyuna ele alınacak.

Bu çarpıcı kongrenin pazartesi günü saat 10.00’da başlayacak ve Doç. Dr. Ferhat Pirinççi’nin yöneteceği açılış oturumunda Başbakanlık Başdanışmanı ve Dış İlişkiler Başkanı Dr. Gürsel Dönmez, Diplomasi Akademisi Başkanı Doç. Dr. Mesut Özcan, İran Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal ve Orsam Başkanı Doç. Dr. Şaban Kardeş konuşmacı olarak yer alacaklar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.