Olay Gazetesi Bursa

‘2015 kolay bir yıl olmayacak’

Türkiye ekonomisinin önündeki en temel sorunun, potansiyelin altında bir büyüme trendi olduğunu açıklayan BUSİAD YDK, 2015'in kolay bir yıl olmayacağının altını çizdi.

Bursa Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin(BUSİAD) Oya Yöney Başkanlığındaki Yüksek Danışma Kurulu, 2014 değerlendirmesi ve önümüzdeki yılla ilgili beklentilerin yer aldığı bir bildiri yayınladı.


Türkiye ekonomisi için 2014’ün, iç talebin zayıflığı karşısında büyümenin ihracatın desteğiyle gerçekleştiği bir yıl olarak sonlanacağı dile getirilen açıklamada, ”Dünya ekonomisinin düzenli durgunluk sürecine girdiği bir konjonktürde, Türkiye ekonomisinin önündeki en temel sorun, potansiyelin altında bir büyüme trendi ile karşı karşıya bulunulması olarak görülmektedir” denildi. 

ARAŞTIRMACI EĞİTİM

 

2014 yılsonu büyümesinin yüzde 3 düzeyini aşmayacağına ifade edilen bildiride, işsizliğe de dikkat çekildi. ”Yükseköğretim mezunu gençlerin işsizlik oranı yüzde 29.3, lise ve dengi okul mezunu gençlerin işsizlik oranı ise yüzde 20,2 olarak gerçekleşti” denilen açıklamada, bunun, eğitim sistemiyle ilgili reformlara ihtiyaç olduğunu ortaya koyduğu vurgulandı. Bildiride, ”Teknik, çağdaş ve araştırmacı eğitimin yolu açılmalı. Toplumsal refahı artırmanın ilk koşulu ise işsizliği düşürmekten geçiyor” ifadesi kullanıldı.

 

FAİZ SİYASETE ALET EDİLMEMELİ

Bildiride, yıl sonunda enflasyonun yüzde 5 olan hedefin oldukça üzerinde yüzde 9 civarında gerçekleşmesi beklendiği dile getirilerek, ”Bu alanda hedefe bir türlü yakınlaşılamaması, sorunun yapısal bir niteliğe büründüğünü, ekonominin rekabetçiliği ve verimlilik düzeyi ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır” denildi. Faize de yer verilen açıklamada, konuyla ilgili şu ifadeler kullanıldı: 

”Merkez Bankası’nın 2015 yılı için faiz indirimine yönelik manevra imkânı olduğu görülmektedir. Fakat piyasa koşullarında belirlenmesi gereken faizin, hiçbir zaman siyasete alet edilmemesi gerekiyor.”

İHRACATI ETKİLEYECEK FAKTÖRLER

-Kurdaki değer kaybının doğurduğu fiyat rekabeti avantajının 2014 yılının ikinci yarısından itibaren azalması.

-Euro alanındaki deflasyonist eğilimlerin güçlenmesi ve Rusya’da yılın sonuna doğru meydana gelen türbülans.

-Ortadoğu pazarında varlığını sürdüren jeopolitik risklerin, dış satım performansını olumsuz etkilemesi.

YAPISAL REFORM VE TASARRUF ÖNERİSİ

 

Türkiye ekonomisinin 2014 yılı makroekonomik performansının, sermaye girişleri aracılığıyla sıcak paraya dayalı büyüme modelinin sınıra dayandığını gösterdiğini dile getirilen BUSİAD YDK bildirisinde, ”Burada asıl sorunun, sanayinin üretim yapısı ve mevcut tasarruf düzeylerinin düşüklüğü olduğunu belirtmek gerekir. Bu nedenle, dünya ekonomisinin düşük büyüyeceği ve FED’in faiz artırımlarının global likiditeyi daraltacağı bir konjonktürde, Türkiye ekonomisi için 10. Kalkınma Planı’nda yer alan yapısal önlemlerin uygulamaya konulması ve ülke içi tasarruf düzeyinin artırılmasına yönelik politikaların önem kazandığı görüşündeyiz” denildi.

 

KUR DEĞİŞİMLERİNE DİKKAT

Türkiye ekonomisinin makroekonomik performansı açısından 2015’in kolay bir yıl olmayacağının görüldüğü ifade edilen bildiride, şu görüşlere yer verildi: 

”Başlıca ihracat pazarlarındaki gelişmelerin ihracat performansını olumsuz etkilemesi karşısında petrol fiyatlarındaki gerilemenin cari açığı ve enflasyonu olumlu etkileyeceğini söylemek mümkündür. Bununla birlikte, FED faiz artırımını 2015 ortasından itibaren düşük dozda ve zamana yayarak gerçekleştireceğini belirtse de faiz artırımına bağlı olarak dış finansman koşullarında daralma ve kur değişmelerini dikkate almak gerekmektedir.”

İŞTE 2015 TAHMİNLERİ

Büyüme    : Yüzde 2,5- 3

Enflasyon : Yüzde 7,5- 8

İşsizlik  : Yüzde 10,5

Cari denge: Yüzde -4.5- 5 

 

SEKTÖRLERLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN İFADELER

-2015 yılı için AB pazarındaki daralma, otomotivde mevcut ihracat görünümünü olumsuz etkileyebilir. 

-Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü için son dönemde ciddi bir işsizlikten bahsedebiliriz.

-Tekstilde moda ve markaya yönelerek, katma değerli üretim yapılmasını önemli bir adım olur.

-İnşaat sektöründeki büyüme beklentisi, inşaat firmaları için Bursa’yı hedef pazar haline getirdi.

-Makine yatırımlarının bölge farkı gözetmeksizin yatırım teşvik programına alınması önemlidir.

-Rublenin önemli ölçüde değer kaybetmesi tarım ürünü ihracatımız üzerinde ciddi etkileri olacak.

-2015 yılı için Ortadoğu’dan Bursa’ya gelen turist sayısında bir artış olacağını öngörüyoruz.