Olay Gazetesi Bursa

Adil Öksüz kemeriyle saatinin peşine düşmüş

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan FETÖ'nün darbe girişiminin kilit ismi firari Adil Öksüz'ün serbest bırakılmasına ilişkin iddianamede, Öksüz'ün hakimlik sorgusu ve ardından yaşananlara yer verildi.

Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminin kilit ismi firari Adil Öksüz’ün, Sulh Ceza Hakimliğinden serbest bırakıldıktan sonra nezarethanede kalan saati ve kemeri için telefonunu aldığı bir görevliyi aradığı, eşyaları bulunduktan sonra ise Sakarya’da olduğunu belirterek, bunları almaya gelmeyeceğini söylediği tespit edildi.

 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan Öksüz’ün serbest bırakılmasına ilişkin iddianamede, Öksüz’ün hakimlik sorgusu ve ardından yaşananlara yer verildi.

 

Buna göre, 17 Temmuz’u 18 Temmuz’a bağlayan gece merkez karakol komutanı şüpheli Erol Özdemir, şüpheli Başçavuş Zeki Çınkır’ı, nezarethanede bir hemşehrilerinin olduğunu söyleyerek, Adil Öksüz’ün yanına götürdü.

 

Çınkır’ın, nereli olduğunu, ne iş yaptığını, rütbesinin ne olduğunu sorması üzerine Öksüz, öğretim üyesi olduğunu belirtti. Daha sonra Çınkır, şüpheli Hüsrev Arslan’a, Öksüz’ün sivil olduğunu anlattı. Bunun üzerine Arslan, Öksüz’ü bir daha çağırdı ve böyle bir ortamda ne gezdiğini sordu. Öksüz ise tarla bakmaya geldiğini kaydetti.

 

Öksüz, 18 Temmuz sabah saatlerinde Sulh Ceza Hakimliği kararıyla serbest bırakıldıktan sonra eşyalarını teslim aldı.

 

Öksüz’ün elindeki yüksekliği 50-60 santimetre olan valiz ve içindeki eşyalar ile telefonları, Kazan İlçe Jandarma Komutanlığında görevli Başçavuş Zeki Çınkır tarafından tutanakla teslim edildi.

 

Teslim edilenler arasında Öksüz’e ait özel eşyaların yanı sıra kendisi tarafından jandarma karakoluna konulan GPS olduğu belirlenen cihaz da yer aldı.

 

Avukatı da şaşırmış

 

Bu arada şüpheli Çınkır, Adil Öksüz’e nasıl serbest bırakıldığını sordu. Öksüz, bu soruya cevap vermezken, Öksüz’ün avukatının buna şaşırdığını söylediği ifade edildi.

 

Ayrıca, Öksüz ile Çınkır hemşehri olmaları nedeniyle birbirlerinin cep telefonu numaralarını aldı. Daha sonra Öksüz, avukatıyla adliyeden ayrıldı.

 

Öksüz, adliyeden ayrıldıktan 1-2 saat sonra Zeki Çınkır’ı cep telefonundan arayarak, nezarethanede kalan kemer ve saatini istedi.

 

Çınkır, nezarethanenin kalabalık olması nedeniyle Öksüz’ü geri arayıp “Herkesin eşyaları teslim edildikten sonra seninkiler kalırsa teslim ederiz, gelip alırsın.” dedi.

 

Tüm şüphelilere ait eşyalar adliye nezarethanesinin koridorundan alındıktan sonra içinde kol saati ve kemer bulunan bir poşetin burada kalması üzerine Zeki Çınkır, Adil Öksüz’ü telefonla aradı. Telefonun kapalı olması nedeniyle görüşme gerçekleşmedi.

 

Aramadan yarım saat sonra bu kez Öksüz, Çınkır’ı aradı. Çınkır, Öksüz’e saatini ve kemerini adliyeden alabileceğini söyledi. Öksüz ise Sakarya’ya gittiğini, eşyalarını almaya gelmeyeceğini ancak birisini gönderip aldırabileceğini kaydetti. Buna karşın, Öksüz’ün eşyalarını almaya kimse gelmedi. Saat ve kemer, basında çıkan haberlerin ardından Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildi.

 

Saatin üzerinde Türk Hava Kuvvetleri logosunun bulunduğu, bunların dışında Öksüz’ün üzerinden ZTE 4G LTE marka GPS yer koordinat belirleme cihazı, 51 adet 200 lira, 36 adet 100 dolar, 11 adet 100 lira, 3 adet 50 lira, 1 Samsung Note 5 cep telefonu, bir Iphone 6 cep telefonu, 3 flaş bellek bulunduğu bildirildi.

 

Bunlara ilişkin tutanakların da Cumhuriyet Başsavcılığına basın yayın organlarında çıkan haberlerden önce verilmediği, bu eşyaların ve cihazların soruşturmada delil elde edilme imkanını ve delilleri ortadan kaldıracak şekilde Adil Öksüz’e Zeki Çınkır tarafından teslim edildiği belirtildi.