Olay Gazetesi Bursa

Barter modeliyle ihracat

Hedef pazar olarak belirlediği Afrika coğrafyası için çok önemli bir modeli hayata geçireceklerini belirten Adnan Yıldırım, söz konusu ülkelere barter olarak da bilinen 'emtia bazlı finansman modeliyle' destek olacaklarını kaydetti.

Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım, Afrika ülkelerinde başlatacakları ihracatta barter sistemi olarak bilinen ’emtia bazlı finasman’ modeliyle, parayla ticaret yapılamayan pazarlarda dış satımın artmasını beklediklerini söyledi.

Yıldırım, yaptığı açıklamada, Türk Eximbank olarak dünyada ihracatçısına en fazla destek veren kuruluş olma hedefi kapsamında son dönemde döviz getirici faaliyette bulunan sektörlere kredi verme ve sigortalama konusunda hızlı bir ivmelenme yaşadıklarını belirtti. Temmuz rakamlarına göre toplam 22 milyar dolarlık destekle ihracatın yüzde 24,4’ünü finanse eder hale geldiklerini anlatan Yıldırım, bankanın, kredi vermek ve sigorta yapmak dışında bugüne kadar kullanmadığı garanti enstrümanını bu yıl ilk kez uygulayacağına işaret etti.

GARANTİ MEKANİZMASI

İhracatçıya, yurt dışında proje yapan müteahhitlere ve benzeri döviz kazandırıcı faaliyette bulunanlara garanti mekanizmasını bu yıl devreye alacaklarını anlatan Yıldırım, şöyle konuştu: ”Böylelikle bu firmaların hem yurt içi hem yurt dışından daha uygun koşullarla finansman bulmalarını sağlayacağız. İhracata verdiğimiz desteği birkaç puan daha artıracağız. Bizim firmalara garanti vermemiz demek, pratikte kaynağın bulunduğu anlamına gelir. Hem yurt içi hem yurt dışında bu garantiyi finansmana çevirebilecekler. Öte yandan proje üstlenen şirketlerimizin faaliyette bulundukları ülkelere teminat mektubu verme konusundaki ihtiyaçlarını da bu model içinde karşılamış olacağız.”

PARAYLA DEĞİL MALLA TİCARET

İhracatta uzun bir süredir tartışılan barter modeli üzerindeki çalışmaların da son aşamaya geldiğine dikkat çeken Yıldırım, Türkiye’nin hedef pazar olarak belirlediği Afrika coğrafyası için çok önemli bir modeli hayata geçireceklerini kaydetti. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin talimatlarıyla bu konudaki çalışmaları hızlandırdıklarını anlatan Yıldırım, 2017 içinde pilot olarak belirledikleri birkaç Afrika ülkesine iş yapan şirketlere barter olarak da bilinen ’emtia bazlı finansman modeliyle’ destek olacaklarını aktardı. Yıldırım şu bilgileri verdi: ”Afrika ülkelerinde başlatacağımız ihracatta barter sistemi olarak bilinen ’emtia bazlı finasman’ modeliyle, parayla ticaret yapılamayan pazarlarda dış satımın artmasını bekliyoruz. Afrika’daki 8 ülke için alıcılar, satıcılar, üretim potansiyeli, tüketim bilgileri ve bu ülkelerde yapılabilecek projeler gibi başlıkları içeren çok boyutlu bir çalışmayı tamamladık. Yıl sonu gelmeden bu 8 ülkeden bir veya bir kaçında barter olarak da bilinen emtia bazlı finansman modelini deneyeceğiz.”

DAHA BAŞARILI OLABİLİRİZ

Söz konusu uygulamayla doğrudan parayla ticaret yapılamayacak ülkelere daha fazla ihracat yapılabileceğini dile getiren Adnan Yıldırım, ”Bu ülkelerin, aldığı mal ve hizmetler karşılığında ödeme yapabilecekleri emtiaları, belli kaynakları var. Bunu zaten bazı ülkelere gittiğimizde biz sormadan onlar söylüyorlar. Çin, Afrika coğrafyasında böyle çalışıyor. Biz çok daha iyi projelerle bu modeli çalıştırabiliriz, diğer ülkelerden daha başarılı olabiliriz” ifadelerini kullandı.

TRANSİT TİCARET DE OLABİLİR

THY’nin Afrika’da 52 destinasyona uçuşunun bulunduğunu, bu ülkelerdeki büyükelçilik ve ticaret müşavirlikleri sayısının önemli ölçüde arttığını, Türk şirketlerinin de Afrika’da iş yapmaya çok istekli olduğunu anlatan Yıldırım, emtia bazlı modelin bu halkayı tamamlayacağını dile getirdi. Barter modelinin Türk şirketlerinden gelen taleplere hızlı yanıt vermek üzere gündeme geldiğine dikkat çeken Yıldırım, bu sistemin içine sigorta enstrümanlarını da ekleyebileceklerini hatırlattı. Sigorta yapılamayan ülkeler için Ekonomi Bakanlığının farklı destek programlarından da yararlanabileceğini anlatan Yıldırım, ”Afrika bizden inanılmaz talep görüyor. Bu ülkelerin borçlanma kabiliyetleri nedeniyle finansa erişimleri çok zor. Emtia bazlı finansman modelinin çalışmasıyla hem Türk şirketleri projeleri yapabilir hale gelecek hem de o ülkelerin kalkınmasına katkıda bulunmuş olacağız. ‘Kazan kazan’ olarak açıklanan Afrika stratejimiz daha anlamlı hale gelecek” diye konuştu.