Dünyanın en büyük lüks moda markalarından birini yaratan, kraliyet ailelerinden Hollywood yıldızlarına kadar uzanan seçkin bir müşteri kitlesini giydiren efsanevi tasarımcı Valentino Garavani, 93 yaşında Roma’daki evinde yaşamını yitirdi. Ölümü, vakfı tarafından yapılan yazılı açıklamayla duyuruldu.
1959’da kurduğu markasıyla yarım yüzyıl boyunca yüksek modanın simge isimlerinden biri olan Garavani, disiplinli ama hayatın zevklerini seven yaklaşımıyla, 20. yüzyılın “son büyük modacıları”ndan biri olarak anıldı.
“CUMHURİYET ÇAĞININ KRALİYET TASARIMCISI”
2008’de çekilen The Last Emperor belgeseliyle “son imparator” olarak anılan Garavani, modayı trendlerin değil güzelliğin yönlendirmesi gerektiğine inanıyordu.
“Kızlarımı sadece harika göstermek isterim” diyen tasarımcı, kırmızı tonlarıyla özdeşleşen koleksiyonları ve gösterişli gece elbiseleriyle İtalyan stilinin küresel ölçekte tanınmasına katkı sağladı.
TARİHE GEÇEN TASARIMLARA İMZA ATTI
Garavani, Jacqueline Kennedy’nin 1968’deki gelinliğinden, Elizabeth Taylor’ın Spartacus galasına giydiği elbiseye, Julia Roberts’ın 2001 Oscar törenindeki siyah-beyaz elbisesinden Cate Blanchett’ın ödül gecesi tercihine kadar pek çok ikonik görünüme imza attı.
Bu tasarımlar, Valentino adını moda tarihine kalıcı biçimde yazdırdı.
Valentino’nun kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri, 1960’ta tanıştığı iş ortağı Giancarlo Giammetti oldu.
Giammetti, markanın finansal ve kurumsal yapısını yönetirken Garavani yaratıcılığa odaklandı. İkili, İtalyan modasının Paris merkezli haute couture dünyasında söz sahibi olmasının yolunu açtı.
KIRMIZININ DOĞUŞU
Valentino kırmızısı, tasarımcının imzası haline geldi. Barselona’da izlediği bir opera gecesinde kırmızının sahnedeki etkisinden ilham alan Garavani, bu rengi markanın vazgeçilmez sembolü yaptı. “Kırmızı, markanın logosu kadar güçlü bir değer” diyordu.
1998’de şirketini satmasının ardından birkaç kez el değiştiren Valentino, 2008’de düzenlenen görkemli bir defileyle podyuma veda etti.
“Artık tasarımdan çok şirket yönetiminin konuşulduğu bir sistemin parçası olmak istemedim.” sözleriyle kararını açıkladı.
GÖSTERİŞLİ BİR HAYAT
Garavani, emeklilik yıllarında da lüks ve estetikten vazgeçmedi. Roma, Paris, Londra, New York ve Gstaad’daki evleri sanata ve misafir ağırlamaya verdiği önemle biliniyordu. Hayatını belgesel ve kitaplarla da kayıt altına alan tasarımcı, modada bir dönemin sembolü olarak kabul edildi.
Valentino Garavani, yalnızca elbiseleriyle değil, lüksü bir yaşam biçimi olarak sunan yaklaşımıyla da hatırlanacak.
Ölümünden önce de kendi sözleriyle, “Güzelliği nerede bulursam peşinden giden bir insan” olarak moda tarihindeki yerini aldı.