Olay Gazetesi Bursa

Biyolojik saatinize göre meslek seçin!

Sınav dönemlerinde, iş yükü biriktiğinde veya bir diziye daldığınızda gece geç saatlerde uyumak ve hatta sabahlamak hepimizin başına gelmiştir. Bunu arada sıra değil, sürekli yapmayı alışkanlık haline getiren gece baykuşlarından biri misiniz?

Öyleyse, kalp hastalıklarından, diyabete, depresyondan, kansere kadar birçok hastalık için riskinizin arttığını da bilmelisiniz. Prof. Dr. Derya Uludüz yazdı…

Vücudumuz, beynimizdeki biyolojik saat tarafından düzenlenen 24 saatlik bir döngü ile çalışır. Bu biyolojik saat, ne zaman yemek yiyeceğimizi, uyuyacağımızı ve benzer daha birçok fiziksel işlevi düzenler.

Vücut saatimiz, beynin hipotalamus bölgesi tarafından yönetilir, hep düzenli çalışmak ister ancak zaman zaman yaptığımız hatalar yüzünden çalışma ritmi bozulabilir.

Bu hataların başında, modern hayatın getirdiği yaşam tarzı değişiklikleri geliyor. Anneanne ve dedelerimizden farklı olarak artık hiç hareket etmiyor, daha yağlı, tuzlu ve şekerli besleniyoruz.

Vücudumuzun karanlık çökünce salgıladığı uyku hormonu melatonini aksatacak milyonlarca yapay ışıkla şehirlerimizi renklendiriyoruz. İşi eve taşıyor, saatlerce uykusuz kalarak sürekli stres hormonu kortizolle vücudumuzu yüklüyoruz. Vücudumuzun sağlıklı kalmak için alışageldiği düzeni değiştirdiğimizde ise ciddi hastalıklarla karşı karşıya kalabiliyoruz.

Aslında gece baykuşu kişiliğinin oluşmasında, genlerimizin de rolü var. İç saatimiz çeşitli genlerin salgıladığı proteinler tarafından çalıştırılıyor. Bazı genlerde etkilenme, vücudun iç biyolojik saatini yavaşlatır ve insanların gece geç saatlere kadar uyanık kalmasına neden olur. Örneğin, bilim insanları uyku bozukluğu olan kişilerde, biyolojik saatte rol oynayan CRY1 geninin etkilendiğini keşfetti. Ancak yapılacak yaşam tarzı değişiklikleriyle, bu genetik eğilimler pekala kontrol altına alınabiliyor.

100’DEN FAZLA PROTEİN ETKİLENİYOR

Aslında genetik biyolojik saatimize göre meslek edinmek en ideal yoldur. Ama mecburen zaman zaman çoğumuz gece vardiyası yapıyoruz. Colorado Boulder Üniversitesi’ndeki bilim insanları, protein seviyelerinin, kişinin ne zaman uyuduğu ve ne zaman yediğine bağlı olarak 24 saatlik bir süre içinde nasıl değiştiğini araştırdı.

Görülen o ki, bütün gece ayakta kalmak kanınızdaki 100’den fazla proteini etkileyebiliyor! Bu proteinlerden sadece birinin değişimi bile, metabolizmayı, bağışıklık sistemini, kan şekerini ve kanser riskini etkilediği bilinen protein düzeylerini bozabilir. Glukagon adlı protein, uykusuzluk yaşayanlarda veya gece boyunca uyumayanlarda yüksek seviyelerdedir. Glukagon, şekerin karaciğer yoluyla kana salınmasını tetikleyen bir proteindir. Bu proteinin artması diyabet riskini artırır. Uykusuzluk fibroblast büyüme faktörü 2 dediğimiz bir proteinde yüzde 20 azalmaya neden oluyor, bu protein enerji harcanmasını ve kalori yakımını kontrol ediyor. Bu protein düzeylerindeki azalma, sirkadiyen ritmi bozulan kişilerin toplam kalori yakma kabiliyetlerini yaklaşık yüzde 10 azaltıyor ve kilo alımı başlıyor.

Hangi hastalıklara davetiye?

Diyabet

Uyku saatlerinizi geçirdiğinizde geç saatlerde yemek yemek, tip 2 diyabet riskini artırır çünkü sirkadiyen ritim glikozun vücutta metabolize edilme şeklini etkiler. Glikoz seviyeleri gün boyunca doğal olarak düşmeli ve gece en düşük noktaya ulaşmalıdır. Bununla birlikte, gece baykuşları genellikle yatmadan kısa bir süre önce yemek yediklerinden, glikoz seviyeleri artar. Bu, vücutları normal biyolojik süreci takip etmediği için metabolizmayı olumsuz yönde etkiliyor. Öyle ki, akşamları aktif olan kişilerin sabahları aktif olmayı tercih edenlere göre iki buçuk kat daha fazla diyabet riski olduğu bulunmuştur.

Kötü Beslenme Alışkanlıkları

Geçtiğimiz ay yayımlanan çok yeni bir çalışma, sabah erken kalkanlarla, gece geç yatan kişilerin verilerinin değerlendirildiği uluslararası bir araştırma yaptı. Araştırmacılar, geceleri uyanık olan insanların daha sağlıksız besinler tükettiğini ve pek çok hastalık için sağlık riskini artırdığını buldu. Geç saatlere kadar uyanık kalmak, size daha çok ve daha sık yemek yedirir. Biyolojik yatma vaktimizi geçirdiğimizde daha yağlı ve şekerli yiyecekler istemeye başlıyoruz. Daha az tahıl, çavdar ve sebze içeren ve besleyici içeriği zengin olmayan öğünler yiyoruz. Bu da potansiyel olarak gece baykuşlarının neden kronik hastalık riskinin yüksek olduğunu açıklıyor.

Obezite

Bütün gece uyanık kalmak, vücudunuzun doğal hormonlarını etkiler. Biyolojik ritmi bozulmuş insanlarda, tokluk hissini sağlayan leptin hormonu azalır, açlığı teşvik eden ghrelin hormon seviyeleri artar. Dolayısıyla hormonların dengesizliği kilo alımına neden olabilir. Uykusuz geceler ayrıca sindirim sistemine de zarar verebilir, çünkü gece boyunca vücudun glikozu temizleme şekli değişir. Bu, uzun vadede diyabet veya böbrek yetmezliği gibi sağlık sorunlarına neden olur. Ayrıca yapılan başka bir araştırmada, günde 7 saatten daha az uyuyan insanların daha fazla kilo alma eğiliminde oldukları ve obez olma risklerinin arttığı gösterilmiştir.

Zayıf Bağışıklık Sistemi

Uyku bağışıklık sisteminizi etkiler. Eğer hastalanmaya başlıyorsanız ve iyi bir gece uykusu çekmiyorsanız, hastalığa veya enfeksiyonlara karşı savaşmak için yeterli savunmayı gösteremezsiniz. Özellikle grip salgınları ve soğuk algınlıklarının yaygın olduğu kış mevsiminde, geceleri uyumaya dikkat edin.

Depresyon

Gece baykuşu olan kişilerde depresyon belirtileri daha fazladır. Depresyonlu kişilerin beyin aktivitesi uyku ve uyanıklıkta sağlıklı kişilere göre farklı görünür. Gündüzleri iç biyolojik saatimiz uykuya direnç gösterir ve daha heyecanlıdır; geceleri ise bu dalgalanmalar yok olur ve uyku teşvik edilir. Ancak, depresyonu olan kişilerde, bu ritimler bozulmuştur. Akşamları yükselen melatonin işe yaramaz ve kortizol seviyeleri geceleri düşmek yerine sürekli yüksek kalır. Öyle ki, şimdilerde birçok ülkede antidepresanlar yerine sirkadiyen ritme odaklanmış depresyon tedavileri uygulanıyor. Depresyonlu kişiler, bir hafta parlak ışığa maruz kalıyor ve bir tam gün boyunca da uyanık bırakılıyor. Bu yöntemlerle iç saatin yeniden düzenlenmesi sağlanmaya çalışılıyor. Amerikan Psikiyatri Birliği, ışık tedavisinin, mevsimsel olmayan depresyonu tedavi etmede antidepresanlar kadar etkili olduğunu söylüyor.

Beyinsel İşlevlerin Bozulması

Gece baykuşu olan kişilerin beyni farklı bir fizyolojik yapıya sahiptir. Almanyalı araştırmacılar bunu bir çalışmayla ortaya koydu. Erken saatte uyananların, gece geç yatanların ve dengesiz bir uyku düzenine sahip olanların beyin görüntülemeleri incelendi. Tüm gruplar arasında gece uykusuz kalanlarda, beyinde sinir hücreleri arasındaki iletişimi kolaylaştıran ak madde miktarının azaldığı görüldü. Ak madde azlığı, depresyon ve normal bilişsel işlevlerin bozulmasıyla ilişkilidir. Sınavlar için sabahlarken ya da fazla mesai yaparken başarılı sonuçlar alacağınızı düşünebilirsiniz. Ama gece uykusuzluğu, veriminizi oldukça düşürür, öğrenme ve hafıza işlevlerinizi azaltır.