Aydın, yazısında şu ifadeleri kullandı:
Büyükşehir Belediye Meclisi’nin gündem ve gündem dışı konular üzerinde zaman zaman koltuklarda oturan üyelerle, kürsüdeki meclis başkanları arasında karşılıklı atışmalar, elektriklenmeler oluyor.
Bunu öteden beri izliyoruz.
Belediye meclislerindeki oturumlarda tabloya baktığınızda, gürültü çıkaran, yaygara koparan, hızını alamayıp ayağa fırlayan, bağırıp çağıran, hareket eden isimler bundan vazgeçmiyor.
Demokrasilerde hakaret etmeden, sözle ve fiilen saldırmadan da, muhatabına söylenecekleri, oturumu yöneten başkandan izin alıp dile getirmek esastır.
Bağırıp çağırıp, meclis üyelerinin üstüne yürümeye kalkmak kabul edilebilir şeyler değildir. Bu tutumlar beraberinde şiddeti tetikler.
Büyükşehir Belediye Meclisi’nin önceki akşamki ocak ayı olağan meclis oturumunda yine benzer tabloları üzülerek izledik.
Konusu ne olursa olsun, üyelerin karşılıklı sataşmadan, birbirlerine değil, kürsüye ve meclisi yöneten başkana dönerek sözlerini ifade etmeleri gerekir. Ne yazık ki, Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bunu her zaman göremiyoruz. Tepki gösteren ve birbirlerine sataşan üyelerin meclis ahengini bozdukları bir gerçek. Nitekim, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de birbirlerine sataşan üyeleri uyarmış ve ‘Burası TBMM değil’ tepkisiyle karşılıklı atışmaları önlemeye çalışmış.
Belediye meclis oturumlarında yaşanan olumsuzlukların, kavgaların görüntüleri zaman zaman ulusal kanallara da düşüyor. Bursa’yı bu şekilde ülke gündemine sokmanın doğru olmadığını düşünenlerdeniz.
Elbette, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi aynı zamanda bir yerel parlamento konumundadır. 17 ilçenin tüm sorunlarının, hizmetlerinin, projelerinin dile getirildiği, önemli kararların çıkarıldığı bir karar organıdır.
Burada, siyasi parti grupları arasında da ahengi bozacak üye davranışlarının önlenmesi için bir konsensüs arayışı şarttır.
Kavgalı, gürültülü, hakaretli, saldırılı görüntülerini kentimizin ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin saygınlığına zarar verdiğini düşünüyoruz.
Olay Gazetesi Yazarı İhsan Aydın’ın yazısının tamamı için tıklayın…