Yılmaz, yazısında şu ifadeleri kullandı:
Fotoğraflara bakarken şunu düşündük… Son 45 yıl su seviyesinin düştüğü Uluabat Gölü şiddetli yağışlarla yükselmiş ve göl yıllar öncesine dönmüş.
Önce Uluabat’taki balıkçılık ve su ürünleri için, sonra çevresindeki tarım alanlarının sulanması için bu durum çok önemli.
Ne var ki…
Fotoğraflarda, göl sahilindeki bazı evlerin su altında kalmaları tedirgin edici.
Gerçi…
O tedirginlikle de…
Ekim 2022’de yaşanan ve iptaline katkımızın olduğu projeyi anımsadık.
14 Eylül 2022 günü, Bursa’nın 12 ilçesinde TOKİ’nin toplam 8 bin 650 sosyal konut yapacağını duyurduk.
3 bin 316 konut Karacabey’in Yenikaraağaç bölgesine yapılacaktı.
Ertesi gün bölgeden uyarı geldi:
“Yenikaraağaç’a 3 bin 316 konutun yapılacağı arazi Uluabat Gölü’ne çok yakın ve RAMSAR kapsamında, yani gölün korunma alanında.”
7 Ekim günü de rahmetli Prof. Dr. İsmet Arıcı’nın kaygılarına yer verdik:
“Uluabat Gölü çevresini korumak için RAMSAR alanı ilan edildi. Göl ve çevresi ova koruma kapsamına alındı. Yenikaraağaç’ta yapılmak istenen sanayi RAMSAR nedeniyle durduruldu. Otoyol geçecekti, durduruldu.”
Sonrasında…
AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan devreye girdi, Çevre Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum’u ziyaret etti.
Sonucu da AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen’den aktardık:
“Yenikaraağaç’ta planlanan 3 bin 316 konutun yapılacağı arazi RAMSAR kapsamında kaldığı için vazgeçildi. Alternatif yerler üreteceğiz. Bu bölge de eski haliyle kalacak.”
İşte…
Göl sularının yükseldiği yerler, TOKİ’nin konut planlayıp, uyarıyla vazgeçtiği bölgeye kadar geliyor.
İster istemez kafamıza takıldı:
TOKİ planladığı 3 bin 316 konutu yapsaydı, sular yükseldiğinde neler olurdu?
Doğanın kuralı: Su çekildiği yerlere dönüyor!
O gün…
Uluabat Gölü’nden balık ve kerevit avlayan köylüler şunu söylediler:
“Derelere çevredeki madenler kömür tozu bırakıyor. Göl seviyesi 6 metreye düştü, sular çekildi. Balık ve kerevit azaldı.”
Görüldü ki…
Su çekildiği yerlere bir gün dönüyor. Taşkınla korktuk, ama umarız balık ve kerevit de yeniden bollanır.
Olay Gazetesi Yazarı Ahmet Emin Yılmaz’ın yazısının tamamı için tıklayın…