Özdal, yazısında şu ifadeleri kullandı:
Konut fiyatları malum.
4 yıl önceki bir konutun fiyatı 7, 8 kat arttı.
Yani ne altın, ne döviz, ne borsa ne de toprak konut kadar kazanç sağladı.
Aslında buna kazanç demek doğru mu emin değilim.
Çünkü değeri artan konutunuzu sattığınızda yenisini de aynı şartlarda satın alıyorsunuz.
Tek kazancınız, yüksek enflasyona karşı birikiminizi korumak oldu galiba.
Tabii bu arada dar gelirlilerin, hatta orta sınıfın ev sahibi olma hayali de yok edildi.
Maliye Bakanlığı işte bu artan konut fiyatlarının daha da artmaması için sıkı bir şekilde denetimlere başladı.
Konut ilanlarını mercek altına alıp, takip etmek.
Uygulama şöyle:
Diyelim ki vatandaş evini 2 milyon liradan ilana koydu.
Maliye Bakanlığı personeli ilanın ekran görüntüsünü alıp kaydediyor.
Söz konusu ev ilandan kalktıktan sonra tapu dairelerinden takibi yapılıyor.
Tapu değerindeki fiyat ile ilandaki fiyat arasında fark varsa, takip derinleşiyor.
Ardından satış işlemiyle ilgili inceleme başlatılıyor.
Ve evin gerçek değeri üzerinden satılmadığı ortaya çıkarılırsa yasal işlem başlatılıyor.
Yani satıcı vergi yükümlülüğüyle karşı karşıya kalıyor.
Duyduğuma göre Bursa’da da çok sıkı denetim başlamış.
Ve çok sayıda ilan mercek altına alınmış, birçok işlem de inceleme safhasındaymış.