Olay Gazetesi Bursa

Bursa sudan Mustafakemalpaşa şelaleden ibaret

Doğanın gizemine saklanan bir cennet, yer kabuğunun üstünde başka bir dünyaya açılan bir kapı Mustafakemalpaşa şelaleleri...

AYKUT GÜNGÖR

Mevsimlerin en huzurlusu bahar aylarında artan coşkusuyla selamlar misafirlerini Mustafakemalpaşa şelaleleri…

Yeşil örtü, en renkli giysilerini giyer. Her yıl ilk baharın gelişini dört gözle bekler Mustafakemalpaşa şelaleleri. Mustafakemalpaşa, irili ufaklı onlarca şelaleye ev sahipliği yapıyor.

En bilineni olan Suuçtu şelalesi 35 metre yüksekten dökülürken, su zerrecikleri vadinin içerisine girdiğiniz anda yüzünüzde hissedebilirsiniz. Doğrudan içilebilir temizlikte akan Karadere, şelale olup dökülmeden önce su firması tarafından büyük bir kısmı şişeleniyor.

Hızla akmaya devam eden Karadere’nin kalan suyunun büyük kısmı da HES firması tarafından alıkonuyor. Eski ihtişamlı günlerine ise nispeten bahar aylarında ulaşan Şuuçtu Şelalesi’nin şu an en coşkulu aktığı zaman… 1-2 hafta içerisinde mutlaka görmeniz gereken şelaler arasında yer alan Suuçtu’yu gezi rotanıza eklemelisiniz.

Bursa’ya 86, Mustafakemalpaşa’ya 20 kilometre uzaklıkta bulunan Suuçtu Şelalesi’nin yatağı boyunca yürüyüş yapabilir, doğanın en canlı halini doyasıya yaşayabilirsiniz. Fay hattı çökmesi nedeni ile oluşan şelale çevresinde belediye tarafından düzenlenen piknik alanında tüm günü değerlendirmeniz mümkün.

DOĞAYA SAYGI DURUŞU

Ulaşımının Suuçtu kadar kolay olmaması nedeni ile pek fazla bilinmeyen Kabataş Şelaleleri hala Suuçtu’ya göre doğal ve temiz kalmış. Karadere üzerinde bulunan Kabataş Şelaleri’ne ulaşmak için bir süre patikadan yürümeyi göze almak zorundasınız.

Kabataş Şelaleleri’nin birincisi çok kademeli bir şelale olarak sizleri karşılar. Yaklaşık 100 metre yukarıdaki ikinci şelale ise fay hattının çökmesi ile oluşmuştur. Her iki büyük şelale arasında ise onlarca irili ufaklı, isimsiz şelaleler bulunur. Çatal Tepe’den doğan ve bir çok kaynakla beslenerek büyüyen Karadere, Kabataş Şelaleleri, doğa ile en kıvrak dansını sergiler. Şelalenin en üst noktası zorlu bir yürüyüşü gerektirirken, doğaya saygısı olmayan piknikçilerin geride bıraktığı malzemeleri en sarp alanlarda görmek hayal kırıklığı yaratıyor. Suuçtu ve Kabataş Şelaleleri olarak görsel şölen sunan Karadere, Susurluk Çayı’nın suları ile buluştuktan sonra macerası sonlanıyor.

KÖSEHOROZ SİZİ BEKLİYOR

Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Kösehoroz Köyü’nün güneyinde bulunan Kösehoroz Şelalesi ise, bölgenin en güzel şelaleleri arasında yer alıyor. Değirmendere’nin 18 metreden düşerek oluşturduğu Kösehoroz Şelalesi’ne ulaşmak için 2 kilometreye yakın bir mesafeyi yürümeniz gerekiyor. Köylüler tarafından açılmış patika ve toprak yol nedeniyle şelaleye ulaşmak ise oldukça rahat. Şelalenin düştüğü noktada kayaları oyarak oluşturduğu doğal havuz yüzmek ve serinlemek için oldukça ideal. Yüzme bilmeyenler biraz dikkatli olmalı, havuzun bazı bölgelerinin derinliği 3 metreyi aşıyor. Değirmendere irili ufaklı bir çok şelaleden döküldükten sonra Emet çayı ile buluşuyor.