Olay Gazetesi Bursa

Bursa Uludağ Üniversitesi’nde bir ilk; 12 saatte 3 böbrek nakli

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde gerçekleştirilen operasyonlarla 12 saat içinde 3 hastaya böbrek nakli yapıldı. 1988’den bu yana yaklaşık 1300 naklin gerçekleştirildiği merkezde uzmanlar, kadavra bağışlarının artırılması gerektiğine dikkat çekti.

Taha TÜTÜNCÜ

Kamera: Bircan ÖRSEL / Kurgu: Dilek ÖZYER

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde organ nakli alanında dikkat çeken bir operasyon gerçekleştirildi. Üroloji ve Nefroloji ekiplerinin ortak çalışmasıyla yalnızca 12 saat içerisinde 3 hastaya böbrek nakli yapıldı. Operasyonların ikisi kadavradan, biri ise canlı vericiden gerçekleştirildi.

38 YILDA 1300 NAKİL

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Kılıçarslan

 

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Kılıçarslan, 1988 yılından bu yana klinikte yaklaşık 1300 böbrek nakli gerçekleştirildiğini belirterek, son operasyonların kısa süre içinde başarıyla tamamlandığını söyledi. Kılıçarslan, “Son yaptığımız 3 nakil ameliyatını yaklaşık 12 saat içerisinde gerçekleştirdik. Bugüne kadar yaptığımız nakillerin yaklaşık yarısı canlı vericiden, yarısı ise kadavradan yapılan nakillerden oluşuyor” dedi.

Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Kadir Ömür Günseren

“BİR GECEDE 30 LİTRE İDRAR ÇIKTI”

Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Kadir Ömür Günseren de yapılan son operasyonların detaylarını paylaştı. Günseren, beyin ölümü gerçekleşen 47 yaşındaki bir hastanın ailesinin organ bağışı kararı sayesinde iki böbreğin nakledildiğini belirterek şunları söyledi: “Gece kadavradan gelen iki böbreği naklettik. Ertesi sabah da planlı canlı vericili naklimiz vardı. Böylece 12 saat içerisinde 3 hastaya böbrek nakli gerçekleştirdik. Nakil sonrası bir hastamızın yaklaşık 30 litre idrar çıkarması bizi çok mutlu etti. Bu, böbreğin hemen çalıştığını gösteren en önemli bulgulardan biridir.”

Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Çağatay Çiçek

PANDEMİ SONRASI KADAVRA BAĞIŞINDA DÜŞÜŞ YAŞANDI

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Çağatay Çiçek ise özellikle pandemi sonrasında kadavra bağış oranlarının düştüğüne dikkat çekerek, “2000’li yıllara kadar Bursa bölgesinde kadavradan yapılan nakiller ağırlıktaydı. Pandemi sonrasında kadavra bağış oranlarında düşüş yaşandı ve bu nedenle canlı vericiden yapılan nakillere daha fazla yöneldik. Oysa Avrupa’da kadavra nakil oranı yüzde 70-80 civarında. Canlı vericiden organ alınmadığı için kadavra nakilleri daha optimal bir yöntem. Toplumda organ bağışı konusunda bazı dini çekinceler bulunuyor. Diyanet İşleri Başkanlığı organ bağışının caiz olduğuna dair fetvaları var. Bu sebeple farkındalığın artması gerekiyor” diye konuştu.

Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdülmecit Yıldız

“650 HASTA SIRA BEKLİYOR”

Uludağ Üniversitesi Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdülmecit Yıldız, böbrek naklinin son dönem böbrek yetmezliği hastaları için en etkili tedavi yöntemi olduğunu söyleyerek, “Son dönem böbrek yetmezliğinde üç tedavi yöntemi vardır: Hemodiyaliz, periton diyalizi ve böbrek nakli. Bunların içinde hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini en fazla artıran tedavi böbrek naklidir. Üniversite bünyesinde yaklaşık 650 hasta böbrek nakli bekliyor. Türkiye genelinde ise kadavra bekleme listesinde 20 bin hasta bulunuyor” dedi.

“TOPLUMDA FARKINDALIĞIN ARTTIRILMASI GEREKİYOR”

Organ bağışının önemine dikkat çeken Yıldız, şu ifadeleri kullandı: “Beyin ölümü gerçekleşen bir donörden iki böbrek, karaciğer, kalp, akciğer ve kornea gibi organlarla birçok insanın hayatı kurtulabilir. Ancak ülkemizde uygun donörlerin yalnızca yaklaşık yüzde 20’sinden organ alınabiliyor. Bu nedenle toplumda farkındalığın mutlaka artırılması gerekiyor.”

“HERKESİN OGAN BAĞIŞINA DESTEK VERMESİNİ İSTİYORUZ”

Nakil olan hastalardan Fevziye Yıldırım, uzun süre diyaliz tedavisi gördüğünü belirterek herkesin organ bağışına destek vermesi gerektiğini dile getirerek, “Diyaliz çok zor bir süreçti. Sürekli baş ağrısı, tansiyon ve yorgunluk yaşıyorduk. Şimdi kendimi çok daha iyi hissediyorum. Herkesin organ bağışına destek vermesini istiyoruz” dedi.

“21 YIL DİYALİZ GÖRDÜM, HAYATIM YENİDEN BAŞLADI”

21 yıl diyaliz tedavisi gördükten sonra nakil olan Kıymet Kayıksız ise yaşadığı duyguyu şöyle anlattı: “21 yıl boyunca bekledim. Artık umudumu kaybetmeye başlamıştım. Nakil olacağımı öğrenince çok heyecanlandım. Şimdi hayatım yeniden başladı gibi hissediyorum.”

“PSİKOLOJİK OLARAK DA ÇOK AĞIR”

Annesinden böbrek nakli olan Esra Demir de organ bağışının önemine vurgu yaparak, “Diyalize bağlı bir hayat yaşamak çok zor. İki çocuk annesiyim ve bu süreç psikolojik olarak da çok ağır. Nakil sayesinde yeniden hayata bağlandım” ifadelerini kullandı.