Muhabir: Taha TÜTÜNCÜ
Programın açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın sadece bir şehir değil, bir medeniyetin doğduğu merkez olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, “Bu sempozyumun geçmişten bugüne uzanan köklü bir medeniyetin izini sürmek, onu doğru anlamak ve geleceğe taşıma sorumluluğunu yeniden hatırlamak adına önemli bir vesile olacağına inanıyorum. Bu şehri anlamak, onu var eden ruhu, inancı ve hikâyeyi anlamaktan geçiyor” dedi.
“BURSA BİR MEDENİYETİN İNŞA EDİLDİĞİ MERKEZDİR”
Bursa’nın tarihsel rolüne vurgu yapan Yılmaz, “Bazı şehirler vardır ki medeniyetlerin doğduğu, dünyaya yön verdiği mekânlardır. İşte Bursa tam da böyle bir şehirdir. Osmanlı’nın dibacesi olarak anılan bu müstesna şehir, koca bir medeniyetin inşa edildiği büyük bir merkezdir. Osman Gazi’nin hayalini kurduğu, Orhan Gazi’nin fethetmekle şereflendiği Bursa, 1326 yılında bir zaferle birlikte bir istikamete kavuşmuştur. Ecdadımız Bursa’yı fethederken sadece surları aşmadı, gönülleri de kazandı. Onlar için fetih almak değil ihya etmekti, hükmetmek değil adaletle yaşatmaktı” diye konuştu.
“BURSA’NIN RUHU ADALET VE MERHAMETTİR”
Bursa’nın tarih boyunca ilim, ticaret ve sanatın merkezi olduğuna işaret eden Yılmaz, “Bu şehir ilk Osmanlı parasının basıldığı, ilk hastanenin açıldığı, sanatın ve şehirleşmenin öncüsü olan bir merkezdir. Aynı zamanda altı padişah ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgâhıdır. Bursa bir ruh taşır; o ruh adalettir, merhamettir, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıdır. Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez. Biz de bu mirasa sahip çıkmayı bir görev değil, vefa borcu olarak görüyoruz. İki gün sürecek sempozyumda bilimsel açıdan önemli çıktılar ortaya koyulacaktır” ifadelerini kullandı.
“BURSA BİR MEDENİYETİN FİLİZLENDİĞİ TOPRAK OLDU”
Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise konuşmasında Bursa’nın fethiyle birlikte yeni bir çağın başladığını dile getirdi. Çiftçi, “Bursa, Orhan Gazi tarafından 1326 yılında alındığında sadece bir şehir değil, aynı zamanda bir medeniyetin başkenti olacak şekilde bir ruhun ve idealin filizlendiği topraklar oldu. Bu fetih, adaletin, hoşgörünün ve estetiğin filizlendiği bir çağın başlangıcıdır. Venedik’ten, Cenova’dan, Floransa’dan gelen tüccarlar ile doğudan gelen ticaret erbabı burada buluştu. Bursa hem ticari hem de kültürel anlamda büyük bir zenginliğe ulaştı” diye konuştu.
“BU MİRASI GELECEK KUŞAKLARA AKTARMALIYIZ”
Bursa’nın sahip olduğu tarihsel mirasa dikkat çeken Çiftçi, “Bugün bize düşen görev, bu eserleri korumak, araştırmak ve gelecek kuşaklara aktarmaktır. Bu sempozyum da tam olarak bu amaçla düzenleniyor” ifadelerini kullandı. İki gün sürecek sempozyumda alanında uzman akademisyenler, Bursa’nın fethi ve Osmanlı’nın kuruluş sürecine ilişkin önemli sunumlar gerçekleştirecek. Programın, Bursa’nın tarihine ışık tutacak akademik katkılar sunması bekleniyor.