Yılmaz, yazısında şu ifadeleri kullandı:
Gerçi… Bursa onu 2004-2009 döneminde Gürsu Belediye Başkanı olarak tanıdı, ama Orhan Özcü’nün öncesinde ve sonrasında önemli görevleri var.
Örneğin…
Ailesinin yaşadığı Gürsu’daki görevinden önce 1997-2003 yılları arası Başbakanlık Müşaviri ve Milletvekili Danışmanı görevleriyle Ankara’daydı.
Sonrasında…
Üniversitede işletme eğitimi aldı, ama güneş enerjisine özel ilgisi var.
O ilgiyle…
Türkiye’nin belediyeler eliyle ilk Güneş Enerjisi Santralı’nı yaptı, Gürsu’ya 3 GES tesisi kazandırdı. Gürsu Meydanı’ndaki Güneş Evi’yle de güneş enerjiksi kullanımını herkese tanıttı.
Oğlu…
Burak Nazım Özcü ile ziyarete gelen Orhan Özcü’ye, sohbet sırasında “Güneş enerjisine bu ilgi neden?” diye sorduk.
Güneş enerjisinin diğer enerjilerinden farkını anlatarak başladı:
“Hammadde maliyeti sıfır olan bir başka enerji üretimi yok. Yalnızca ilk yatırımı yapılıp, bir daha kıyamete kadar hammaddeye bedel ödenmiyor. Tükenmez kaynağıyla dünyanın en ucuz enerjisi. Gaz salınımı olmadığı için de dünyanın en temiz enerji kaynağı.”
İçine sinmeyen şu:
“Enerjiye çok büyük bedel ödüyoruz. Çünkü maliyeti yüksek. Türkiye’nin potansiyelinin çok yüksek olduğu güneş enerjisinden yararlanamaması ise anlaşılır değil.”
Çağrısı herkese:
“Enerji kaynaklarının kıt, maliyetinin yüksek olduğu bir gerçek. Oysa en temiz ve en ucuz enerji güneşte. Gelin görün ki, sanayi tesislerimizin çatıları boş duruyor. Verimsiz tarım arazileri boş duruyor. Hatta şehir içinde apartmanların çatıları boş duruyor. Bunları değerlendirmeliyiz.”
Şunu da ekledi:
“Sitelerin ortak alan aydınlatmaları ve bahçe sulamaları, bağımsız evlerin sulama ve aydınlatması en temiz ve en ucuz enerjiyle sağlanabilir”
Baba-oğul birlikte yüksek lisans yaptılar
Gürsu Belediye Başkanlığı ve kamu görevleri nedeniyle tamamlayamadığı yüksek lisans eğitimine 2023’te afla döndü.
Oğlu…
Burak Nazım Özcü ise Başkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği mezunu.
İşletmeci babayla mühendis oğul, BUÜ İşletme’de 2 yıl önce birlikte yüksek lisans yaptılar.
Olay Gazetesi Yazarı Ahmet Emin Yılmaz’ın yazısının tamamı için tıklayın…