Olay Gazetesi Bursa

Derecelendirme kuruluşlarının reytingi azalıyor

Dünya ekonomisini krize sürükleyen hataları Oscarlı filmlere konu olan kredi derecelendirme kuruluşlarının hiçbir hesap verme yükümlülüğünün olmaması, yatırımcıların bu kuruluşlara güvenini giderek azaltıyor.

Derecelendirme sektörünün ‘Büyük Üçlü’sü olarak bilinen Standard and Poor’s, Moody’s ve Fitch Ratings, piyasalar üzerinde sahip oldukları etkinin yanı sıra aldıkları manipülatif ve yanlı kararlar nedeniyle tartışma konusu olmaya devam ediyor. Verdikleri kredi notlarıyla milyonlarca şirket ve yüzlerce ülkenin borçlanma maliyetlerini ve yatırım pozisyonlarını etkileyen ‘Büyük Üçlü’nün yeterli denetime tabi tutulmaması ciddi sorunlara yol açabiliyor. ABD Kongresi, Borsa ve Menkul Kıymetler Komisyonu (SEC) ve Adalet Bakanlığı gibi birçok kurumun açtığı soruşturmalar, S&P ve Moody’s’in karlarını artırmak için batık mortgage kredilerinden oluşan türev ürünlere hak etmediği halde en yüksek notları vererek yatırımcıları yıllarca yanılttığını ortaya koyuyor.

S&P 1,5 MİLYAR EURO ÖDEDİ

 

S&P, bu nedenle geçen yıl ABD hükümetine 1,5 milyar dolar uzlaşma bedeli ödemek zorunda kalmıştı. Öte yandan, S&P ile aynı hataları işleyen Moody’s henüz herhangi bir ceza ya da uzlaşma bedeli ödemek zorunda kalmadı. ABD Adalet Bakanlığının şirkete yönelik soruşturması 2014’ten bu yana devam ediyor. Kredi derecelendirme kuruluşlarına yönelik eleştiriler sadece ABD’deki faaliyetleriyle sınırlı değil. Avrupa Birliği (AB) bu kuruluşları, 2008’de Yunanistan’dan başlayarak İspanya, İrlanda, Portekiz ve İtalya’ya yayılan ‘Euro Krizi’nden ötürü suçluyor. Sektörün yüzde 95’ini kontrol eden ‘Büyük Üçlü’nün Avro Bölgesi üyelerinin kredi notlarını düşürmekte aşırı agresif davranmasının krizi derinleştirdiğini öne süren yetkililer arasında Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi gibi tanıdık isimler de var.

‘KÖRÜ KÖRÜNE GÜVENMEYİN’

ABD’nin önemli düşünce kuruluşlarından Dış İlişkiler Konseyi’nin Kıdemli Uzmanı Sebastian Mallaby, kredi derecelendirme kuruluşlarının neden olduğu sorunları çözmekte en etkili yolun yatırımcıların körü körüne kredi kuruluşlarının notlarına güvenmek yerine kendi araştırmalarını yapmaları olacağını belirtti. Mott Capital Management’ın Portföy Müdürü Michael Kramer da, ”Yatırımcılar artık kredi derecelendirme kuruluşlarının notlarına bakmak yerine ilgilendikleri şirketin veya ülkenin mali göstergelerine bakmayı tercih ediyor” değerlendirmesini yaptı.