Gelir vergisinde son üç güne girilirken Maliye, eksik yapılan beyanları yakın takibe aldı.
Hazine ve Maliye Bakanlığından edinilen bilgilere göre; 2025 yılında elde edilen gelirlere yönelik yıllık gelir vergisi beyannamelerinin verilmesi için tanınan süre 31 Mart’ta dolacak.
KİRA GELİRLERİ, FAİZ GİBİ DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARI…
Beyan için son üç günlük döneme girilirken mükelleflerin, tüm gelir unsurlarını eksiksiz, doğru ve zamanında bildirmesi gerekiyor. Bu kapsamda, özellikle gayrimenkul sermaye iradı (kira gelirleri), beyan gereken ücret gelirleri, menkul sermaye iratları (faiz, temettü gibi) ile değer artış kazançları elde eden mükelleflerin, yasal süre içinde beyannamelerini vermesi önem taşıyor.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ SİSTEMLE TAKİP EDİLİYOR
GİB’in geliştirdiği yapay zeka destekli sistemler ile tüm mükellefler artık kapsamlı ve kesintisiz şekilde izleniyor. Bankalar, finans kuruluşları ile kamu ve özel sektörden temin edilen veriler tek merkezde toplanıyor. Bu veriler idarenin beyan ve bildirim sistemleriyle entegre ediliyor. Bu sayede mükelleflerin beyanları ile fiili ekonomik faaliyetleri karşılaştırılıyor, para akışları, tahsilat süreçleri ve işlem hacimleri üzerinden yapılan analizlerle uyumsuzluklar tespit ediliyor. Böylece, beyan dışı bırakılan kazançların ortaya çıkarılması kolaylaşıyor.
SÜREKLİ ZARAR BEYAN EDENLER YAKIN İZLEMEDE
Sistem, gelir ile beyan edilen kazanç arasındaki uyumsuzlukları, olağan dışı ciro dalgalanmalarını ve sektörel gerçekliklerle örtüşmeyen finansal davranışları inceleyerek dikkat çekici sapmaları belirliyor.
Bu çerçevede, sürekli zarar beyan eden işletmeler, matrahsız veya düşük matrahlı beyannameler sunan mükellefler, sektör ortalamalarından belirgin şekilde ayrışanlar ile banka ve POS verileriyle beyanları arasında uyumsuzluk bulunanlar, öncelikli ele alınıyor.
Yapılan sektörel analiz ve karşılaştırmalar sonucunda, uzun süre zarar eden veya düşük kar bildiren işletmelerin, ticari bir sonuçtan ziyade detaylı incelenmesi gereken önemli bir risk göstergesi olduğu değerlendiriliyor.
GAYRİMENKUL PİYASASI MERCEK ALTINDA
Ayrıca, Mekansal Veri Analizi (MEVA) Projesi’yle gayrimenkul sektörüne yönelik alım-satım işlemleri detaylı incelenerek kapsamlı fiyat analizleri gerçekleştiriliyor.
Taşınmazların konumu, imar durumu, metrekare birim değerleri, bölgesel arz-talep dengesi, ulaşım olanakları ve sosyoekonomik göstergeler birlikte değerlendiriliyor.
Uydu görüntüleri, tapu kayıtları ve coğrafi bilgi sistemleri verileri entegre edilerek, piyasa değerinden sapmalar tespit ediliyor. Böylece, satış bedeli ile beyan edilen değerler karşılaştırılıyor, benzer nitelikteki taşınmazlara ilişkin emsal analizleriyle fiyat tutarlılığı sorgulanıyor ve anomali gösteren işlemler riskli olarak belirleniyor.
KİRA GELİRLERİ ANALİZ EDİLİYOR
Gelir İdaresi, kira gelirlerine ilişkin de saha çalışmalarıyla desteklenen denetimler yürütüyor. Kiracı ve ev sahipleriyle gerçekleştirilen doğrudan görüşmelerden elde edilen bulgular, elektrik, su ve doğal gaz abonelik verileri, kullanım sürekliliği, tüketim yoğunluğu ve abonelik sahipliği gibi göstergelerle birlikte çapraz kontrole tabi tutuluyor. Bu kapsamda, taşınmazların fiili kullanım durumu yüksek doğrulukla tespit edilerek, dönemsel tüketim verileri üzerinden kira ilişkisinin varlığı ve sürekliliği analiz ediliyor.
Bu verilerle, beyan edilen kira gelirleri ile fiili kullanım ve piyasa koşullarına dayalı kira değerleri karşılaştırmalı değerlendiriliyor.
Düşük beyan, hiç beyan etmeme veya muvazaalı (danışıklı) kullanım gibi riskli durumlar ortaya çıkarılıyor.
TEMETTÜ VE KAR PAYI GELİRLERİ
Öte yandan, menkul sermaye iradı gelirlerine yönelik denetimler de genişletildi.
Merkezi Kayıt Kuruluşundan (MKK) temin edilen veriler, hisse senedi işlemleri, temettü ve kar payı dağıtımları, portföy büyüklükleri ve işlem hacimleri üzerinden analizler yapılarak, mükellef bazında gelir akışları detaylı biçimde izleniyor. Bu veriler, beyan edilen gelirlerle karşılaştırılarak, uyumsuzluklar eksik beyanlar ve riskli işlemler tespit ediliyor.
Özellikle yüksek gelir grubunda yer alan mükellefler bakımından yoğunlaştırılan bu çalışmalar kapsamında, gelirlerin sürekliliği, dağıtım dönemleri ve yatırım davranışları da dikkate alınarak, kapsamlı risk profilleri oluşturuluyor.
“VERGİYE GÖNÜLLÜ UYUMUN ARTIRILMASI TEMEL ÖNCELİK”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eksik yapılan veya hiç yapılmayan beyanlar nedeniyle mükelleflerin ilerleyen süreçte cezalı tarhiyat, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi gibi mali yaptırımlarla karşılaşabileceğine dikkati çekerek, “Gelişmiş analiz ve karşılaştırma sistemleri sayesinde beyanlar ile gelir arasındaki uyumsuzluklar hızlı ve etkin şekilde tespit edilebiliyor. Mükelleflerimizin, herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için son gün yoğunluğunu beklemeden beyannamelerini gözden geçirmesi ve eksikliklerini tamamlaması önem taşıyor.” dedi.
Vergiye gönüllü uyumun artırılmasının, hem kamu maliyesinin sürdürülebilirliği, hem de vergi adaletinin sağlanması açısından temel öncelik olduğunu belirten Şimşek, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Şimşek, dijitalleşme ve yapay zeka destekli denetim altyapısı sayesinde, daha şeffaf, adil ve etkin bir vergi sisteminin güçlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.