Olay Gazetesi Bursa

Güney Marmara’nın kırtasiye deposu: OFİS 2000 Kırtasiye

OFİS 2000 Kırtasiye, kuruluşunun yirmi birinci yılında ulaştığı 2.500 metrekarelik dev depoda 100'e varan farklı markadan, 35.000 parçanın üzerinde ürün çeşidini kırtasiye bayileri ve kitapçılar ile buluşturuyor.

Röportaj ve Fotoğraflar: Murat Günay

OFİS 2000 Kırtasiye Güney Marmara’da çok önemli bir ihtiyacı layıkıyla karşılamayı başardı. Şirket, kuruluşunun yirmi birinci yılında ulaştığı 2.500 metrekarelik dev depoda 100’e varan farklı markadan, 35.000 parçanın üzerinde ürün çeşidini kırtasiye bayileri ve kitapçılar ile buluşturuyor.

Güven tabanında kurulan uzun soluklu ticari ilişkiler sayesinde Bursa, Balıkesir, Yalova, Bandırma, Eskişehir illerine yayılan müthiş bir ağı kontrol eden OFİS 2000 Kırtasiye’nin kurucusu İbrahim Pal, okullar açılırken sağlıklı kırtasiye ürünleri konusunda velileri ve okul yöneticilerini uyarıyor.
 


Sayın İbrahim Pal, Ofis2000 şirketi Bursa’nın kırtasiye ihtiyacını büyük oranda karşılıyor. Ne kadar büyük bir hacimden söz ediyoruz?

Kentimiz 3 milyonun üzerinde bir nüfusa sahip. Dolayısıyla kırtasiye ihtiyacı da büyüktür. Hem okullar hem de işyerlerinde sarf malzemesi olarak kırtasiye malzemeleri bolca kullanılmaktadır. Ofis2000 Kırtasiye, sadece Bursa’da değil aynı zamanda Bandırma, Balıkesir, Yalova, Eskişehir gibi illerde bulunan kırtasiye ve kitabevlerine de kırtasiye malzemeleri dağıtımı yapmaktadır. 20 yıldan beri yaptığımız işimizi “dağıtıcılık” olarak tanımlayabiliriz. 2500 metrekarelik bir alanda 20 personel ile 50 farklı kırtasiye markasının ürünlerini müşterilerimize dağıtmaktayız. Toplamda 35.000 parça üründen söz edebiliriz.
 

Kırtasiyecilik işinde tüketiciler öncelikle ne arıyorlar?

Tüketiciler belli bir bilince ulaşıyor artık. Bu yüzden öncelikle kalite arıyorlar. Kalitesiz ancak ucuz ürünleri tüketenler günden güne azalıyor. Çünkü kalitesiz ürünler hem insan sağlığına zararlıdır hem de kısa ömürlü olurlar. Kimse, kötü mal satın alacak kadar zengin değil. Faber Castell, Play Doh, Alpino, Esterthe gibi köklü firmaların markalarını satarak zaten kendi alanımızı belirledik. Bu markalar oldukça kaliteli ve uzun ömürlü ürünler üretirler. Güney Marmara’daki kırtasiyeciler ve kitapçılar da bizi çok iyi tanıyorlar. Öncelikle bizleri arayarak istedikleri ürünü tedarik edebiliyorlar. Kısacası kalite olmazsa olmazımızdır. Harcı alem dediğimiz ürünleri satmıyoruz.
 

İnsan sağlığı konusunda önemli bir hassasiyet oluşmaya başladı diyebilir miyiz? Önceki yıllrda kırtasiye ürünlerindeki zararlı maddeler hakkında ciddi bir kamuoyu refleksi çıkmıştı ortaya.

İnsan sağlığına zararı olan hammaddelerden imal edilmiş kırtasiye ve oyuncak ürünleri konusunda bakalıklarımız çok iyi çalışıyor bence. Biz de geçtiğimiz hafta denetlemeler için bakalık görevlilerini davet ettik ve ürünlerimizde bu zararlı maddelere rastlanmadı. Özellikle çocukların kullandığı kırtasiye ürünleri kanserojen etkiye sahip ürünler ihtiva edebiliyor. İşte bu noktada kalite giriyor devreye. Bizler aldığımız markalı ürünlerin test raporlarını da alıyoruz. Daha ucuz ve atık plastik ile imal edilen ürünler doğrudan hastalık yapabilecek maddelerdir. Bir de taklit ürünler bulunmaktadır. Bu taklit ürünler ile mücadele etmek çok zordur. Bazıları öyle profesyonelce yapılıyor ki gerçeğinden ayırt etmek neredeyse imkansızdır. Kitapçılarda önemli duyuru afişleri asılıyor şimdi. Örneğin, “ürünlerimizde x ya da z maddelerini içeren malzemeler kullanılmamaktadır” gibi tüketici dostu uyarıları artık neredeyse her kitapçı ve kırtasiyecide görebilirsiniz.

Tüketiciler taklit ürünlerden uzak durabilmek için ne yapmalılar?

Lisanslı ürünlerin satıldığı mağazalardan alışveriş yapmalılar. Yani uzun süredir tanıdıkları, mahallelerindeki kitapçılar ve kırtasiyecileri tercih etmeliler. Elbette marketlerde de kırtasiye ürünü satılıyor ama oradan alınan ürünlerde bir sorun çıktığında tüketicileri uzun bir prosedür beklemektedir. Halbuki mahallemizdeki kitapçı ve kırtasiyeciyi tanırız. Derhal ürün değişimi yaparak hem sağlıklı işletişimi sürdürebilir hem de zaman kayıplarından kaçınılabilir böylece.
 

Ofis2000 Kırtasiye’nin perakende mağazaları var mı?

Esas çalışma alanımız toptan ürün dağıtımı yapmaktır demiştik ama birçok dostumuz, doğrudan bizden alışveriş yapmak istiyor. Bu yüzden Özlüce’de Ahmet Taner Kışlalı Bulvarı üzerinde bir perakende mağazası açtık. Fiyatlarda gayet mantıklı kampanyalar yaparak bireysel tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Ancak açık söylemek gerekirse bireysel müşteri ile değil de kurumsal firmalar ile iş yapmak bizim ilk tercihimizdir.
 

Kurumsal mağazalar, yerel kitapçılar ve kırtasiyecileri nasıl seçiyorsunuz? Bu şirketler için iskonto çalışmaları yapıyor musunuz?

Kurumsal firmaları, tanıdığımız kitapçıları ve iyi kırtasiyecileri tercih ediyoruz. Yerelde uzun süredir aynı şirketler ile çalıştığımız için birbirimizi tanıyoruz. Bu noktada müşterilerimize birçok kolaylık sağlıyor ve böylece onlara destek oluyoruz. Örneğin yıllık 1 milyon liralık ciro seviyesine ulaşan bir kırtasiyeci arkadaşımızın alacağı iskontonun oranı ile yıllık 300.000 TL cirosu olan arkadaşımızın aldığı iskonto aynı olamayacaktır.
 

Ofis2000, toptancı kimliğine sahip bir firma olarak müşteri ilişkilerinde nasıl yönetemler uyguluyor?

Şirketimiz kurulduğu günden beri, “güven, şeffaflık, kalite” ekseninde kurumsallaşma düşüncesini şekillendirdi. Müşteri ilişkilerindeki felsefemiz, “uzun vadeli” bakış açısına dayanır. Yani kuracağımız ilişkilerde güven tabanlı ve uzun ömürlü çalışma anlayışı ararız. Kırtasiye ürünleri çeşitlendirmesinde, ekonomik krizlere rağmen hız kesmeden çalışarak müşterilerimize en iyi ürün ve hizmeti sunmayı kurumsal felsefe olarak benimsemiş bir kuruluşuz.
 

Güney Marmara’nın kırtasiye deposu olarak adlandırabileceğimiz bir yapıya doğru evriliyorsunuz? Bayi ağınıza hizmet ederken amacınız nedir?

Öncelikli amacımız bayilerin de kazanmasıdır. Ofis 2000’den 100 farklı markanın 35.000’e yakın ürününden bir grubu alıp, üzerine karınızı ekleyip, raflarınızda sergileyip para kazanabilirsiniz. Bu noktada bayilerimiz ile kurduğumuz ilişkide amacımız işlerin sürekliliğidir. İşte bu noktada dabayilerimizin gelişmesini ve ileri gitmesini sağlamak isteriz. Kendi çalışma anlayışımızda özel bilgisayar yazılımları kullanarak ortamımızı dijitalize ediyoruz. Artık müşteri kırtasiyeciye gidip almak istediği ürünü görüyor. Bundan sonra evindeki bilgisayardan ya da akıllı telefonundan internete girerek o ürünü aratıyor. Hem kalite hem de fiyat kıyaslaması yapıyor. İşte bu dijital çalışma usullerini bayilerimize de telkin ediyoruz. Örneğin bayilerimiz bizim web sitemize girerek istedikleri miktarda ürünün siparişini online olarak verebiliyorlar.
 

Sayın İbrahim Pal, siparişi verilen ürünü müşterilerinize nasıl ulaştırıyorsunuz?

Ofis 2000 Kırtasiye’nin İstanbul Yolu Panayır mevkiinde bulunan büyük deposundan her gün kamyonlarımız ve küçük araçlarımız yola çıkar. Teslimatlarımızı durmaksızın gerçekleştiriyoruz. Bir top fotokopi kağıdı isteseler bile mutlaka gidip ürünü müşterimize teslim ederiz. Böylelikle müşterilerimiz ile aramızdaki güven bağını tesis etmiş oluyoruz. Şimdi okullar açılıyor ve aileler kırtasiye ihtiyaçları için kitapçılara ve kırtasiyecilere gidecekler. Bu noktada kendi tanıdıkları kırtasiyecilere güvensinler ve alışverişlerini gönül rahatlığıyla yapsınlar.
 

“İsrafı ortadan kaldırmak için bilinçlenmemiz gerekiyor”

Bizler mürekkebi biten tükenmez kalemi çöpe atıyoruz, halbu ki o mürekkebi yenileyebilirsiniz. Tükenmez kalem içi ayrıca satılmaktadır ve kaleme göre daha ekonomiktir. Ayrıca bir A4 kağıdının ön tarafını yazıcıdan çıktı aldıktan sonra okuruz ve çöpe atarız. Ama o kağıdın arkası da kullanılabilir. İşte israf budur. Vatandaşlarımızın kaynakları daha yararlı kullanmalarını çok istiyoruz. Bugün birçok büyük kuruluş artık sadece e-posta kullanarak iletişim kuruyor ve kağıt tüketimini minimize etmeye çalışıyor. Kırtasiye ürünü tüketiminde daha bilinçli olmamız gerekiyor”