Olay Gazetesi Bursa

Gürer Aykal yönetiminde Prof. Dr. Mesut İktu anısına özel konser

Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, Türk müzik dünyasının duayen isimlerinden Gürer Aykal yönetiminde sanatseverlerle buluşuyor. Konser, bu akşam saat 20.30’da Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, Türk müzik dünyasının duayen isimlerinden Gürer Aykal yönetiminde bu akşam 20.30’da Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Konser Salonu’nda sanatseverlerle buluşuyor.

Gecenin solisti, güçlü yorumu ile tanınan bas sanatçısı Zafer Erdaş olacak. Zengin repertuvarı ile dikkat çeken konser programı, klasik müzik literatürünün seçkin eserlerini bir araya getiriyor.

Konser, Edward Elgar’ın zarif ve lirik anlatımıyla öne çıkan Yaylı Çalgılar Serenadı Op. 20 eseriyle başlayacak. Ardından, Türk Beşleri’nin önemli temsilcilerinden Ulvi Cemal Erkin’in, Türk halk müziğinin renklerini senfonik doku ile buluşturan 7 Halk Türküsü seslendirilecek. Programın ikinci bölümünde ise Dmitri Şostakoviç’in enerjik, ironik ve çarpıcı karakteriyle öne çıkan Senfoni No. 9 eseri dinleyiciyle buluşacak.

Konser aynı zamanda, Türkiye’de klasik müzik repertuvarına yaptığı değerli katkılarla anılan Prof. Mesut İktu’nun anısına ithaf ediliyor. Ulvi Cemal Erkin’in halk türküleri, Prof. Mesut İktu’nun titiz çalışmaları sayesinde yeniden gün yüzüne kazandırılan özel eserler arasında yer alıyor.

Uludağ İçecek Türk A.Ş, Uludağ Premium markasıyla 2010 yılından bu yana Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’nın ana sponsoru olarak sanata ve kültürel yaşama katkısını sürdürmektedir. Uludağ Premium’un destekleriyle gerçekleşen konserler, Bursa’nın kültür-sanat hayatında önemli bir yer tutmaya devam ediyor.

Konserle ilgili detaylı bilgi ve bilet seçenekleri için www.bursasenfoni.com adresi ve orkestra sosyal medya hesapları ziyaret edilebilir.

GÜRER AYKAL’DAN SANATSEVERLERE DAVET

Gürer Aykal, konserle ilgili şunları dile getirdi:

“Bursa Devlet Senfoni Orkestrası’nın siz değerli müziksever dostları 19 Şubat 20.30’da Bursa Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi Konser Salonu’nda vereceğimiz konser Elgar’ın serenadıyla başlıyor. Yaylı çalgılar için olan bu eserde Elgar gerçekten seranat yapmış. Biliyorsunuz Serenat yapmak öyle kolay bir şey değildir. Onu seviyorum onun için şarkı söylemeliyim değil, onun bilgisine varmanız lazım ki serenat çalabilesiniz. Orkestranın yaylıları çok büyük çalışmalarının sonunda, çok yüksek bir seviyeye ulaştılar. Konserde bunu hemen fark edeceksiniz. Ardından Ulvi Cemal Erkin benim öğretmenimdi. Onun yedi tane türküsünü ülkemizin zafer basıyla birlikte söyleyeceğiz. Bu eserler neredeyse unutulmuş durumda. Sevgili Mesut Iktu, bunların hepsini buldu, parça parça birleştirdi ve bu eserleri tekrardan Türkiye’ye kazandırdı. Zaten bu konserimizi de değerli Mesut Iktu anısına yapıyoruz. Dolaysıyla bu dinleyeceğiniz yedi parça Mesut Iktu’nun sayesinde yaşama geçti. Ardından Shostakovich’in Dokuzuncu Senfonisi’ni icra edeceğiz. Bence Shostakovich, Türkiye’yi en çok bilen en çok seven bir Rus bestecidir. Bildiğim kadarıyla üç kez Türkiye’ye geliyor ve jüri üyeliği yapıyor. Aslında, çok önemli bir şey var. 7. senfoni, Lenin senfonisi var. En büyük senfoni olarak bilinir. Bu senfoninin nota kağıtlarını İstanbul’dan satın almış çünkü altında yazıyor. Yüksek Kaldırım, İstanbul adında adresi var. Yani Shostakovich İstanbul’un ve Türkiye’nin bir birlikteliği var. Bunun dışında, Shostakovich halk müziğini seven bir kişidir. Rus halk müziği. Rus halk müziğinden bahsettiğimizde, Tatarları düşünün, Kazakları düşünün. Bütün bunların içinde aslında biz Türkleri de buluyoruz. Türk ilkelerini de buluyoruz. Yani bu senfoni, özellikle ikinci bölümü sanki bir uzun hava gibidir. Üçüncü bölümü, son derece teknik nefessiz sazlıların bütün olanaklarını sergilediği bir bölümdür. Bağlı olarak  dördüncü bölüme geçer ve dördüncü bölümde, Fagot ulu bir solo yapar. Gerçekten ulu bir solo. Buna da hayranlıkla dinleyeceğinize inanıyorum. Yine, büyük bir heyecanla. 4. bölüm 5. Bölüme bağlanır  ve bu şekilde biter. Peki, bu kadar anlattım size. Bunları duyabilmek için birlikte olmalıyız. Konsere gelmeniz lazım. Ben diyebilirim ki Türkiye’nin en yaşlı orkestra şefi olarak, sizleri konsere davet ediyorum. Sevgiyle sizleri bekliyorum.”