Olay Gazetesi Bursa

İftar vakti çamurdan yapılmış köftelere kaşık sallayanlar gözlerine inanamadı

Abdal Mehmet, Emir Sultan ile aynı devirde yaşamış bir Bursa evliyasıydı. Abdal Mehmet adını taşıyan camii onun sayesinde kazanı ve kepçesi altınla dolan Başçı İbrahim tarafından yaptırıldı.

Osmanlı Beyliği’nin kuruluş döneminde, Gâziyân-ı Rûm, Abdalân-ı Rûm ve Bâciyân-ı Rûm dediğimiz manevi şahsiyetlerin önemli rolleri olduğu bilinmektedir. Abdal Musa, Abdal Murat, Doğlu Baba ve Geyikli Baba gibi Abdal Mehmet bunların en meşhurlarıdır.

İznikli Eşrefoğlu Rumi, Bursa Sultanisi diye meşhur olan, Yeşil Medrese’de öğrenciyken aynı zamanda Abdal Mehmet’in müritlerindendi. Bir ramazan günü medreseden arkadaşları ile birlikte Mehmet Efendi’nin huzurunda otururken efendi ona döner ve “Medreseden danişmendler var, hadi bize köfteli çorba getir, iftarı onunla yapalım” der. Eşrefzade hemen çarşıya gider, her yere sorduğu halde bir türlü köfteyi bulamayıp sadece çorbayı alıp döner.

Geri dönen talebesinin çorbada köfte olmadığını söylemesi üzerine Abdal Mehmet hemen yan taraftaki arsadan bir parça toprak alır, balçık haline getirir ve ondan küçük parçalar halinde köfteler yaparak çorbanın içine atar.

İftar vakti geldiğinde müritleri Abdal Mehmet’i kırmamak için çamurdan köftelerle dolu çorbaya kaşık sallarlar. Ama bir de bakarlar ki çamur topakları nefis gerçek köftelere dönüşmüş.

Başçı İbrahim’in kazanı ve kepçesi ağzına kadar altınla doluydu

Emir Sultan’la aynı çağda yaşayan Abdal Mehmet’in tekkesine bir gün bütün Anadolu’dan gelen müritleri toplanır. Abdal Mehmet hazırlıksız yakalandığı bu ani ziyaret karşısında misafirlerini layığıyla nasıl ağırlayacağını düşünürken kapı çalınır. Gelen Başçı İbrahim’in çırağıdır. Çırak içi haşlanmış baş dolu büyük bir tepsiyi Abdal Mehmet’e uzatır.

Başçı İbrahim ertesi sabah uyandığında büyük kazanının ve kepçesinin altınla dolu olduğunu görür. Bundan sonra zengin olan Başçı İbrahim Abdal Mehmet Camii’ni yaptırır.

ABDAL MEHMET CAMİİ

Sultan II. Murat devrinde, Başçı İbrahim tarafından 854/1450 yılında yaptırılmıştır. 1,19×15,34 metre ölçülerinde, dikdörtgen boyutlu caminin üzeri iki kubbe ile örtülüdür. Kubbeleri ovaldir. Mahalle mescitleri içinde en büyüklerinden biridir. 

Mihraba yeni çiniler konulmuştur. Son cemaat yerinin üzeri de, üç küçük kubbe ile örtülmüştür. Yazıtı bulunmayan cami, 1954 yılında Eski Eserleri Sevenler Kurumu aracılığıyla onarılmıştır. Cami halen sağlam ve ibadete açıktır. 
Cami, eski kervan yolu üzerinde bulunması nedeniyle çok işlek bir yerdedir. Son cemaat yeri, diğer camilerden çok geniş ve farklıdır. Asıl ibadet alanına iki orjinal girip olup hem ahşap kapısı, hem de kapının konsolları son derece ilginçtir. Bu, Bursa camilerinde olmayan bir özelliktir. 

Mihrapta güzel istalaftit süslemeler vardır. Güneybatıda minaresi vardır. Caminin önünde bir dibek taşı bulunmaktadır. 

Yapı, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir.