Olay Gazetesi Bursa

‘İnsanları zalim PKK zulmünden kesinlikle kurtaracağız’

Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, "Terör sona erinceye kadar oradaki mücadelemiz devam edecektir. Biz oradaki insanları zalim PKK zulmünden kesinlikle kurtaracağız" dedi.

Anadolu Ajansı Editör Masası’na konuk olan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak, soruları yanıtladı. 

Veysel Eroğlu, terör sona erinceye kadar oradaki mücadelenin devam edeceğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Hükümetimiz kesin kararlıdır. Biz oradaki insanları zalim PKK’nın zulmünden kesinlikle kurtaracağız. Hükümetimizin bir ifadesi var, ‘son terörist etkisiz hale gelinceye kadar bu mücadele devam edecek’. Biz esasen çoktan bitiririz. Çok kolay biterdi. Ama orada vatandaşlarımızı esir almışlar, evlerini işgal etmişler. Dolayısıyla, bir hassasiyetimiz var. Biz asla oradaki vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin zarar görmesini istemiyoruz. Bu büyük hassasiyetten dolayı biraz sürüyor. Yoksa ordumuzun, silahlı kuvvetlerin, emniyet teşkilatımızın büyük gücü var. Aslanlar gibi orada gözü pek insanlar. Dolayısıyla çok kısa zamanda bitirebilirler ama biz orada kimsenin burnu kanamasın istiyoruz. Masum sivillerin burnunun dahi kanamasını istemiyoruz.”

“Bugün baraj yapmasaydık İstanbul’a su veremezdik”

“Bugün baraj yapmasaydık İstanbul’a su veremezdik” diyen Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, şunları söyledi:

“İzmir’de bizim yaptığımız barajlar olamasa, İzmir susuzdu. Bunların yüzde 90’ını baraj ve göletlerden biriktirerek temin ettik. Barajların maksadı budur. Askeri maksatlı baraj diye bir şey literatürde yoktur. Bunlar orada geçiş yollarını tamamen engelliyor, halk memnun oluyor.”

“Ilısu gibi dünyanın sayılı büyük projelerinden biri”

Bölgedeki projelerin terör saldırılarından nasıl etkilendiği sorusu üzerine Eroğlu, bazı projelerin bundan etkilendiğini, terör örgütünün ilk olarak bölgenin en büyük projelerinden Ilısu Barajı’nı hedef aldığını hatırlattı.

Bakan Eroğlu, Ilısu Projesi kapsamında Cizre’de de bir baraj yapılacağını belirterek, “Bu tamamen bölgenin bütün arazisini sulayacak bu kapalı sistemle, modern sistemle sulayacak bir sistem. Bunun yapılmasını katiyen istemiyorlar. Dolayısıyla önce buna hücum ettiler. Her türlü yol kestiler, iş makinelerini imha etmek istediler, oraya malzeme getiren tırları yakmak istediler. Ama biz kararlıyız, bitiriyoruz inşallah. Ilısu gibi dünyanın sayılı büyük projelerinden biri” ifadesini kullandı.

“Bunların imanla, Kur’an-ı Kerim ile ezanla alakası yok”

Bakan Eroğlu, örgütün, 1970’li yıllardan bu yana hep o bölgedeki insanlara zulmettiğini, çocukları katlettiğini, hatta terörist başının “çocuk katili” olarak anıldığını anımsatarak, şöyle konuştu: 

“Bunların maksadı zaten oradaki insanları özellikle göçe zorlamak, öldürmek suretiyle bu bölge için başka ülkelerin maşası durumunda, başka ülkelere bu bölgeyi sunmak için böyle bir plan var. Bu planı uyguluyor PKK. Bu kadar silah, para yardımını, desteği nereden alıyor. Bunu destekleyen maalesef ülkeler var. Bunlar Türkiye’yi bölmek istiyorlar. Zaten oradaki vatandaşlarımız, Kürt kardeşlerimiz de bunların niyetini biliyor. Bunların imanla, Kur’an-ı Kerim ile ezanla alakası yok. Dolayısıyla, o bölgedeki insanların hassasiyetiyle alakası yok. Polis de bunları öldürüyor. Zaten vatandaş da bunu bildiği için asla destek vermiyor. Bu süreçte oradaki vatandaşlar, ‘devlet nerede, bizi bu zalimlerden kurtarın’ diye bağırdı. Bütün bölgelerde destek vermeleri mümkün değil.” 

“PKK vesaire yolumuzu kesemez”

“Biz barajları yapmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz, hiçbir güç bizi bunları yapmaktan men edemez” yorumunda bulunan Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu sözlerinin devamında şöyle konuştu:

“Yolumuza devam ediyoruz, hatta daha hızlı devam ediyoruz. PKK vesaire yolumuzu kesemez, biz yolumuza bu millet için ve o bölgenin kalkınması için devam ediyoruz”

1. GAP Eylem Planı

Eroğlu, bakanlık olarak aslında büyükşehirlere su getirdiklerini ancak Silopi, Cizre gibi o bölgedeki bütün ilçelere de “su getirelim” diye karar aldıklarını vurgulayarak, “Şu anda bu çalışmalar yüzde 86 seviyesinde. Biz orada büyük baraj, isale hattı, içme suyu tesisleri yapıyoruz ama şebekeyi yapma belediyenin mesuliyeti. Ama belediyeler hizmet etmiyor, dolayısıyla şebekeyi de İller Bankası marifetiyle çözüyorlar. Ama ana dağıtım hatlarını yapacağız. Silopi’de bir problem kalmayacak” ifadesini kullandı. 

GAP’taki son durumla ilgili bir soru üzerine de Eroğlu, projenin çok önceden başladığını anımsattı.

2008’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat Diyarbakır’a giderek 1. GAP Eylem Planı adıyla büyük bir planı açıkladığını belirten Bakan Eroğlu, kendilerinin de “2015’in sonuna kadar 500 bin hektar sulayacağız, barajların, göletlerin büyük bir kısmını bitireceğiz, içme suyu problemini tamamen çözeceğiz” diye söz verdiklerini aktardı.

“HES’ler olmasa termik santral kuracağız”

Veysel Eroğlu, ormanlardan HES için verilen alanın da şu ana kadar binde 2 olduğunu belirterek, “HES’lerin yapımı için 40 bin hektarlık alan vermişiz. Ama biz yılda 400 bin hektar alanda bozuk orman alanlarını ıslah ediyoruz, yeni orman alanları açıyoruz. Sadece Sayın Cumhurbaşkanımızın açtığı 99 tane baraj ve santral, 7 ilin elektrik ihtiyacını karşılıyor. Artvin, Rize, Trabzon, Giresin, Ordu, Samsun ve Sinop… HES’ler olmasa termik santral kuracağız ya da başka bir yerden doğalgaz ile karşılayacağız. 11 milyar dolar da para vereceğiz, üstelik de havamızı kirleteceğiz. Doğalgazdan 11 milyar dolar karımız var” ifadesini kullandı.

“Türkiye’deki akademisyenlerin yüzde 99’u böyle bir bildiriye imza atmaz”

“Zaman zaman birileri tarafından çeşitli bildiriler hazırlandığını” ve “bazı kişilerin ise metni görmeden imza attığını” ifade eden Eroğlu, bildiriye imza atan akademisyenlerin sayısının ciddiye alınacak kadar olmadığını söyledi. Türkiye’deki akademisyenlerin sayısı dikkate alındığında bildiriye imza atanların sayısının binde bir bile olmadığını dile getiren Bakan Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’deki bu şekildeki toplam akademisyen sayısına baktığımız zaman binde bir bile değildir, bunu dikkate almak lazım. Vatandaşlar, akademisyen deyince bütün akademisyenler gibi düşünüyor. Türkiye’deki akademisyenlerin yüzde 99,9’u böyle bir bildiriye imza atmaz. Ben okuduğum zaman hayret ettim. PKK’ya ‘böyle bir bildiri yaz’ desen bu kadar kendilerine uygun bir bildiri yazamazlar. O derece devletimizi karşısına alacak bir bildiri. Orada sanki masum bir PKK varmış, elinde silah yok, elinde çiçek var, biz onlara silahla ateş ediyoruz.”

Yeni anayasa ve başkanlık sistemi

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “yeni anayasa” ve “başkanlık” sistemine ilişkin bir soru üzerine de Türkiye’de “darbe anayasası” olarak kabul edilen anayasanın değişmesi konusunda herkesin hemfikir olduğunu, ancak bir adım atanın bulunmadığını söyledi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde, Meclis’teki partilerin eşit katılımıyla anayasa hazırlamak için bir komisyon kurulduğunu, bazı maddelerde mutabık kalınmasına rağmen sonuç alınamadığını, seçimlerde ise bütün partilerin yine anayasanın değişmesini gündeme taşıdığını anlatan Eroğlu, “Bizim arzumuz şu; darbe anayasasından kurtulup, katılımcı, herkesin onurunu koruyan, hak ve hürriyetlerini en iyi şekilde, inançlarını, ibadetlerini, düşüncelerini söyleyebileceği özgürlükçü bir anayasa yapılsın. Bu konuda çalışmalar yapıldı, Sayın Başbakan’ımız parti liderlerini ziyaret etti, inşallah bu komisyonlar kurulacak, çalışmalar başlayacak diye düşünüyorum” dedi. 

Başkanlık sistemi

Bakan Eroğlu, Türkiye’ye has bir başkanlık sistemi olması gerektiğini vurgulayarak da “Bu konuda çalışmalar yapılıyor, ben kanaatimi söylüyorum; Osmanlı’daki sistem incelenebilir, kendimize has bir başkanlık sisteminden yanayım. Ama anayasayla birlikte mi olur, bu görüşülebilir. Bu gidişle millete sorulacak gibi, referanduma gidilecek gibi. Herhalde millet de en doğru kararı verir” diye konuştu.