İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera’ya verdiği röportajda savaşın ardından Hürmüz Boğazı ’na ilişkin yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.
Arakçi, boğazda güvenli geçişi sağlamak amacıyla belirli koşullar altında ve bölge ülkelerinin çıkarlarını gözeten yeni bir protokolün kıyıdaş devletler tarafından hazırlanması gerektiğini ifade etti.
“İRAN’IN SİSTEMİ KİŞİLERE BAĞLI DEĞİL”
Arakçi, üst düzey isimlerin hedef alınmasına rağmen İran’daki siyasi yapının güçlü ve kurumsallaşmış olduğunu vurguladı.
“İslam Cumhuriyeti güçlü bir siyasi yapıya ve yerleşik kurumlara sahip. Tek bir kişinin varlığı ya da yokluğu bu yapıyı etkilemez.” diyen Arakçi, liderlerin önemli olduğunu ancak sistemin bireylere bağlı olmadığını söyledi.
HAMANEY SUİKASTINA RAĞMEN “SİSTEM DEVAM ETTİ”
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in savaşın ilk gününde öldürülmesine de değinen Arakçi, buna rağmen devlet mekanizmasının işleyişini sürdürdüğünü belirtti.
“Lider gibi önemli bir isim kaybedildi ama sistem çalışmaya devam etti ve hemen yerine yenisi getirildi.” diyen Arakçi, benzer durumların diğer üst düzey isimler için de geçerli olacağını ifade etti.
“BU SAVAŞ BİZİM DEĞİL”
İranlı bakan, bölgedeki çatışmanın Tahran’ın tercihi olmadığını yineleyerek sorumluluğun ABD’ye ait olduğunu savundu.
Washington’un hesap vermesi gerektiğini söyleyen Arakçi, “Bu savaş bizim savaşımız değil. Biz başlatmadık. ABD başlattı ve tüm insani ve mali sonuçlardan sorumludur” ifadelerini kullandı.
BÖLGESEL GERİLİMDE YENİ AŞAMA
Arakçi’nin açıklamaları, hem Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin yeni bir jeopolitik tartışmanın işareti hem de İran’ın savaş sonrası stratejik pozisyonunu ortaya koyması açısından önem taşıyor.
Uzmanlara göre, Hürmüz’de yeni bir güvenlik mimarisi önerisi, küresel enerji arzı ve bölgesel dengeler üzerinde doğrudan etkili olabilir.