Yılmaz, yazısında şu ifadeleri kullandı:
Gündem yoğun… Başka konular öne çıkınca, bir süreliğine deprem gerçeğini unutuveriyoruz, ama o kendini anımsatıyor.
Sındırgı’da…
Uzun süredir devam eden depremlerin korkusu tam geçmişti ki, bu kez savaşın gölgesinde Denizli depremi hafif de olsa Bursa’da hissedildi.
Öyle olunca…
Gerçi…
Kentsel dönüşümde beklentiler belediyelerin üzerinde odaklandı, ama sistemin uygulama modeli de çok önemli.
Geçmişte…
Vatandaş yaşadığı evi kentsel dönüşüme verirken, bire bir karşılığını alıyordu. Hatta üste kazanç sağladığı bile oluyordu. Artık öyle değil. Kazanç bittiği gibi, üste ödeme yapılsa da oturulan evin aynı metrekaresini alabilmek çok zor.
Tamam…
Başka yolu yok, ama her kentsel dönüşümün zaten ekonomik sıkıntıda olan vatandaşın sırtına büyük bir maliyet eklediği de ortada.
Faturayı tek ödeyen vatanda olmamalı.
Nitekim…
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı İnşaat Yüksek Mühendisi M. Tözün Bingöl sosyal medya paylaşımında, hükümetin İstanbul’da uyguladığı yarısı bizden modelinin Bursa için de geçerli olmasını istiyor.
Haksız da değil.
Dahası…
İstanbul’da kentsel dönüşüm maliyetinin yarısını hükümet karşılarken, yanı başında olan ve deprem riski en az İstanbul kadar yüksek Bursa’nın mahrum bırakılmasının anlaşılabilir tarafı yok.
Eğer…
Bursa da bu model kapsamına alınırsa, hem vatandaş kentsel dönüşüm için daha cesaretlenir, hem yerel yönetimlerin proje üretme konusunda elleri güçlenir.
Kaldı ki…
1999 depreminde büyük yıkıma uğrayan Yalova Belediyesi’nin de bu haktan yararlanmak için imza kampanyası başlattığı biliniyor.
Açıkçası…
İstanbul’da uygulanan, maliyet güncellemesiyle ödeme limitleri de arttırılan yarısı bizden kapsamına Bursa’nın da alınmasını bekliyoruz.
Olay Gazetesi Yazarı Ahmet Emin Yılmaz’ın yazısının tamamı için tıklayın…