Olay Gazetesi Bursa

Kamerun’da Müslüman Pigmeler

Kamerun ormanlarında yaşayan ve 5 bin yıllık avcılık kültüründen gelen Pigmeler arasında Müslüman bir topluluk bulunuyor.

Afrika’nın en eski yerlileri arasında gösterilen, Kamerun ormanlarında yaşayan ve 5 bin yıllık avcılık kültüründen gelen Pigmeler arasında Müslüman bir topluluk bulunuyor.

Atlas Okyanusu’nun kıyısındaki Kribi şehrine 30 kilometre uzaklıktaki ormanlık alanda bulunan Makure-1 köyünde yaşayan Pigmeler, 2004-2009’da İslamiyet’i seçerek Müslüman oldu.

Yaklaşık 30 kişinin yaşadığı köy halkı, 2004’de bir grup Katarlı din adamının İslamiyeti anlatması ve 2009’da Türk sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla Müslüman oldu.

Köyde, İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfının (İHH) ve Kamerunlu Müslüman derneklerin yaptırdığı 2 cami bulunuyor.

İHH’nın 2013’te yaptırdığı Darussaadet Fatih Sultan Mehmet Camisi’nde Pigme halkı, aynı zamanda Kur’an-ı Kerim öğreniyor.

“İslamiyet’ten önce başka bir dinimiz yoktu”

Pigmelere öğretmenlik yapan Bantu kabilesinden İsmail Nzie, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küçüklüğünden beri Pigmelerin içinde yaşadığını ve onların dilini iyi bildiğini aktararak, “Ben de sonradan Müslüman olduğum için onları daha iyi anlayabiliyorum. Bu yüzden onların dini bilgileri iyi bir şekilde hazmedebileceği şekilde davranmaya çalışıyorum.” dedi.

Makure-1 köyü Pigmelerinin şefi Haruna Fouer ise Katarlıların köydekilere İslamiyet’i tebliğ etmesi sonucu ilk olarak İbrahim ismini alan birisinin Müslüman olduğunu ve daha sonra onun vesilesiyle de kendisinin Müslüman olduğunu söyledi.

Şef Fouer, daha önce dünya ile alakalarının olmaması nedeniyle hiçbir dinden haberdar olmadıklarını belirterek, “İslamiyet’ten önce başka bir dinimiz yoktu. Bu yüzden İslamiyet’i seçmek bize hiç zor gelmedi.” diye konuştu.

“Müslüman olduktan sonra hayatımda çok şey değişti”

Köy halkından Abdullah Gounde de Müslüman olmadan önce Hristiyanlığın kendisine tebliğ edildiğini ve kendisinin bunu anlamasa da kabul ettiğini ifade etti. Gounde, Müslüman olmadan önce Allah’ın varlığı başta olmak üzere inanç temelli birçok şüphenin devamlı olarak kafasının içinde dolaştığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Hristiyanken din ile ilgim yok denecek kadar azdı, ancak Müslüman olduktan sonra hayatımda çok şey değişti. Artık bir yaratıcı olduğuna inanıyorum ve ona göre davranıyorum. İçki içmiyorum, domuz eti yemiyorum,

temiz giyiniyorum.” diye konuştu.

12 yaşındaki Bilal Fouer ise Müslüman olduktan sonra yaptığı işlerden lezzet almaya başladığını, gittiği her yerde Allah’ın yanında olduğunu düşündüğünü ve bu yüzden Allah’a ibadet etmeyi çok sevdiğini belirtti.