Olay Gazetesi Bursa

Kanserin en sinsi belirtileri!

Kanser tedavisinin başarısı, erken teşhisle yakından ilişkili. Erken teşhis için de kanser belirtisi olabilecek şikayetleri ciddiye almak ve kanser taramalarını aksatmamak önem taşıyor.

Kanser hastalığı genetik geçişli olabildiği gibi düzensiz yaşam tarzı, beslenme hataları, zararlı madde kullanımı, stres ve obezite ile bağlantılı. Kanserle mücadelede erken tanının ve kanserin ön habercisi olabilecek belirtilerin önemine işaret eden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Rafet Yiğitbaşı, 1 – 7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle Türkiye’de en sık görülen kanser türleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. 

KANSER BAZI DURUMLARDA SESSİZ İLERLEYEBİLİR

Kanser hücrelerinin, tipine bağlı olarak kısa veya uzun bir zaman diliminde hücre sayısını 2 katına çıkararak (doubling time) büyümeye devam ettiğini söyleyen Prof. Yiğitbaşı, “Belli bir boyuta ulaşıncaya kadar veya kritik bir yapıyı rahatsız etmediği sürece kanser tümörü belirti ve bulgu vermeden tamamen sessiz ilerleyebilir. Kanser semptomları tümörün lokal veya sistemik etkilerine bağlı olarak çok geniş bir spektrumda karşımıza çıkar. Özellikle vurgulamak gerekir ki, semptom ve bulgular iyi huylu birçok hastalıkta da görülebilen ortak rahatsızlıklardır. Bir uzman hekim tanısı ile kesinlik kazanmadan bir semptom veya bulgunun kansere atfedilmesi gereksiz endişe ve korkulara yol açabilir” dedi.

Kanser dokusu kaynak aldığı organa göre spesifik belirtiler verebilse de, aynı organ kanserleri arasında bile bulunduğu anatomik lokalizasyona bağlı olarak farklı semptom ve bulgular ortaya çıkabiliyor. Örneğin; midenin girişine yakın bir tümör yutma zorluğu, çıkışına yakın olan inatçı bir kusma nedeni olurken, orta bölge tümörleri hiçbir belirti vermeden sadece anemi ile kendisini belli edebiliyor. 

KANSERE EŞLİK EDEN ORTAK SEMPTOMLAR OLABİLİR

Kanser hastalığına eşlik edebilen bulgulara dikkat çeken Genel Cerrah, bunlardan başlıcalarını şöyle aktardı: 

“İzah edilemeyen halsizlik, bitkinlik, anemiye işaret eden solukluk, kilo kaybı, ateş ve terleme, cilt ve göz aklarında renk değişimleri, karın veya uzuvların genişlemesi gibi vücut ölçülerinde izah edilemeyen değişikliklerdir. Ayrıca vücudun herhangi bir yerinde el veya gözle fark edilebilen yumru ve kitleler, iştah, yeme, küçük veya büyük abdest gibi doğal fonksiyonlarda fark edilen her türlü anormallikler bir kanser habercisi olabilir. Bu nedenle uzman bir hekim tarafından değerlendirildikten sonra kanser teşhisi yapılabilir. Bunlara ek olarak kanserin yerleştiği organlara özgü bazı belirtiler de kaydedilebilir. Örneğin; kuru ve uzun süren öksürük, kanlı balgam ve solunum hareketlerinde ağrı, bir akciğer tümörü habercisi olabiliyorken; baş ağrısı, dengesizlik ve görme bozukluğu bir kafa içi tümörüne, idrarda kan görülmesi ise bir üriner sistem tümörüne işaret edebilir. 

“BAZEN KANSER HERHANGİ BULGU VERMEZ”

Kan kanseri ve endokrin sistem kanserleri son derece atipik (düzensiz) seyirli olabilir. Bu belirti ve bulguların birçok iyi huylu hastalığa da eşlik edebileceğini bir kez daha hatırlatmakta yarar vardır. Değerlendirme mutlaka bir uzman hekim tarafından yapılmalıdır.

Bazen primer (birincil) kanser herhangi bir semptom veya bulgu vermediği halde, ilk belirti metastazlara (sıçrama) bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bunlar bazı lenf bezlerinin büyümesi, karaciğer büyüklüğü, beyin metastazlarına bağlı nörolojik belirtiler, kemik ağrıları veya kırıkları, karında sıvı toplanması gibi çok farklı bulgular olabilir.”

SİGARA İLE MÜCADELE, KANSERDEN KORUNMADA ÇOK ÖNEMLİ

Kanserle mücadelede alınabilecek önlemlerin 2 gruba ayrıldığını ancak kanserden korunabilmenin ilk adımının hastalık hakkında yeterli bilgiye sahip olmaktan geçtiğini belirten Dr. Yiğitbaşı, şunları söyledi: 

“Bu nedenle özellikle önlenebilir çevresel faktörler konusunda toplumun eğitilmesi, bilinçlendirilmesi ve devletin koruyucu düzenlemeler getirmesi şarttır. Ayrıca aşılama ile bazı enfeksiyonların önüne geçilerek kanser oluşmadan önlem alınabilmesi de mümkündür. Bu yüzden toplumun kansere karşı aşılama konusunda da bilgi sahibi olması gerekir. 

Sigara ile mücadele bu konuda birincil öneme sahiptir. Tüm kanserler arasında sıklık yönünden birinci sırada gelen akciğer kanseri ile sigara ilişkisi doğru orantılıdır. 

OBEZİTE KANSERİ TETİKLEYEBİLİR!

Bunun dışında gırtlak (larinx), baş-boyun, mesane, mide ve pankreas kanserleri ile tütün arasında kuvvetli bir ilişki söz konusudur. Obezite ile başta meme ve pankreas kanserleri olmak üzere birçok kanser türü arasında pozitif ilişki olduğu bilinmektedir. Bu yüzden beslenme ve egzersiz düzenlemeleriyle obezite ile mücadele kanserden korunma adına oldukça önemlidir. Temiz hava ve içme sularının korunması adına yapılacak çalışmalar haricinde radyasyondan uzak kalınması da halk sağlığı adına gereklidir. Çalışma ortamlarına ait riskler de kanserden korunmada rol oynar. İşçi güvenliği adına alınabilecek tedbirlerle birçok insan kanserden korunabilir. Tüm bu tedbirler kanserle mücadelede primer (birincil) korunma olarak adlandırılır.”